⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 425
🕐 Son Güncelleme: 06.09.2026 12:54
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yunan siyaset bilimci Theodoros Tsikas, Atina’nın Türkiye’ye yönelik çevreleme ve ittifak politikalarını sert bir dille eleştirdi.
- Tsikas, Türkiye’nin bölgesel gücünün görmezden gelinerek kurulan ittifakların güvenliği artırmak yerine “kısır döngüye” yol açtığını savundu.
- Uzman, Doğu Akdeniz’in yeni askeri kamplara değil, daha fazla siyasi çözüme ve diplomasiye ihtiyacı olduğunu vurguladı.
Yunanistan’ın Türkiye’ye karşı yürüttüğü dış politika, bizzat Yunan akademi çevrelerinden gelen eleştirilerle sarsılıyor. Deneyimli siyaset bilimci Theodoros Tsikas, Atina’nın Ankara’yı çevrelemeye yönelik stratejilerinin bölge barışına katkı sağlamadığını, aksine durumu daha karmaşık hale getirdiğini ifade etti. Tsikas’ın açıklamaları, Yunan basınının gündemine bomba gibi düşerken, bölgedeki jeopolitik dengelerin yeniden sorgulanmasına neden oldu.
“Silahlanma Dış Politika Değildir”
Tsikas, özellikle “Aşil Kalkanı” gibi projelerin bölge güvenliğini militarize ettiğini belirterek, silahlanma yarışının diplomasinin yerini tutamayacağını hatırlattı. Yunan uzman, “Her Türk hamlesine daha güçlü bir ittifak veya daha fazla teçhizatla karşılık verilmesi gerektiği mantığı, karşılıklı güvensizliğin kısır döngüsüne yol açıyor. Silahlanma dış politika değildir; caydırıcılık sadece diplomasi için zaman kazandırabilir” değerlendirmesinde bulundu. Güncel gelişmeleri yakından takip eden okurlarımız, bölgedeki gerilimlerin spor ve ekonomi dünyasındaki yansımalarını Süper Lig’de transfer raporu gibi farklı başlıklarda da gözlemleyebiliyor.
Türkiye’yi İzole Etmek Mümkün Değil
Yunanistan’ın GKRY, İsrail ve Mısır ile kurduğu üçlü mekanizmaların Türkiye’yi izole edeceği fikrine karşı çıkan Tsikas, bu stratejinin ters tepebileceği uyarısında bulundu. “Türkiye; NATO üyesi olan, Rusya ve Arap dünyasıyla derin ilişkileri bulunan büyük bir bölgesel güçtür. Onu kuşattığınızı hissettirdiğinizde, kendi karşı ağırlıklarını oluşturmaya başlar ve bu da kendi kendini besleyen bir rekabete dönüşür” diyen Tsikas, bölgedeki mevcut siyasi gidişatın sürdürülemez olduğunu belirtti. Ekonomik dengelerin de benzer bir hassasiyet taşıdığı günümüzde, Darphane’deki madeni para krizi gibi iç dinamikler de ülkelerin stratejik kararlarını dolaylı yoldan etkileyebiliyor.
İsrail Faktörü ve Bölgesel Riskler
Tsikas, Türkiye ile İsrail arasındaki gerilimin Yunan dış politikasına taşınmaması gerektiğinin altını çizdi. Netanyahu yönetiminin çatışmacı tavrının Yunanistan için bir risk teşkil ettiğini vurgulayan uzman, Kıbrıs sorununun bu gerilimlerin bir parçası haline gelmesinin “stratejik bir felaket” olabileceğini savundu. Doğu Akdeniz’in daha fazla rakip kampa değil, gerçekçi siyasi çözümlere ihtiyaç duyduğunu kaydeden Tsikas, Atina’nın kendi güvenliğini Türkiye’yi dışlayan ittifaklarda aramasının “en büyük stratejik hata” olduğunu ifade etti. Benzer şekilde, toplumsal olayların ve uluslararası krizlerin yarattığı panik havası, yerel yönetimlerin Bingöl’deki fırtına felaketi gibi kriz anlarında nasıl bir sınav verdiğini de kamuoyuna hatırlatıyor.
Sonuç olarak, Yunan siyaset bilimcinin bu çıkışı, Atina içerisindeki “şahin” politikaların sorgulanmaya başlandığının ve gerçekçi bir diplomasiye dönüş arzusu duyanların sesini yükselttiğinin bir göstergesi olarak kabul ediliyor.



