⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 419
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 17:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- BM Özel Raportörü Francesca Albanese, Gazze’deki enkaz kaldırma faaliyetlerinin İsrail’in işlediği iddia edilen uluslararası suçların kanıtlarını yok edebileceği konusunda uyarıda bulundu.
- Yetkililer, bölgedeki enkaz altında hala 10 binden fazla kişinin bulunduğunu ve bu alanların birer “suç mahalli” niteliği taşıdığını vurguluyor.
- Albanese, enkaz kaldırma süreçlerinin Filistinlilerin güvenini kazanmış aktörlerce denetlenmesi gerektiğini ve kanıt karartmanın uluslararası hukuka aykırı olduğunu belirtti.
Birleşmiş Milletler (BM) Özel Raportörü Francesca Albanese, İsrail’in yoğun saldırıları ve ablukası altındaki Gazze Şeridi’nde yürütülen enkaz kaldırma çalışmalarına ilişkin kritik bir açıklama yaptı. Albanese, bölgedeki fiziksel yıkımın sadece bir inşaat atığı yığını olmadığını, aynı zamanda uluslararası hukuk kapsamında işlenen suçların sessiz tanıkları olan “suç mahalleri” olduğunu ifade etti.
Gazze’nin yaklaşık yüzde 70’inin İsrail ordusunun askeri kontrolü veya erişim kısıtlamaları altında olduğuna dikkat çeken Albanese, devam eden enkaz temizleme faaliyetlerinin vahşet suçlarının izlerini silme riski taşıdığını belirtti. Raportör, “Gazze’deki enkaz, soykırım da dahil olmak üzere iddia edilen uluslararası suçların soruşturulmasıyla ilgili insan kalıntıları ve fiziksel kanıtlar içeriyor” diyerek durumun ciddiyetine vurgu yaptı.
Enkaz Altında 10 Binden Fazla Kişi Var
Filistinli makamların verilerine göre, harabeye dönen Gazze sokaklarında hala 10 binden fazla kişinin enkaz altında olduğu tahmin ediliyor. Albanese, bu durumun sadece bir insani trajedi değil, aynı zamanda adli bir sorun olduğunu belirterek, “Moloz, bir suç mahallinin, bir mezarlığın ve iki yıl süren acımasız bombalama kampanyasının maddi kaydının bir parçasıdır” ifadelerini kullandı.
Gündemdeki bu gelişmeler, bölgede yaşanan trajedilerin boyutlarını bir kez daha gözler önüne seriyor. Benzer şekilde, dünyanın farklı yerlerinde yaşanan çatışmalar ve tarihi yıkımlar, Arap Birliği’nin İsrail’e yönelik tepkileri gibi bölgesel dinamikleri de doğrudan etkiliyor. Tarihi bir mirasın korunması ile suç mahallerinin muhafazası arasındaki bu hassas denge, uluslararası kamuoyunun ana gündem maddelerinden biri haline gelmiş durumda.
Uluslararası Cezai Sorumluluk Uyarısı
Albanese, enkaz kaldırma sürecine dahil olan devlet aktörlerini ve şirketleri, kanıtları yok etmenin uluslararası cezai sorumluluk doğurabileceği konusunda uyardı. Raportör, her türlü çalışmanın Filistin halkının onayını almış ve güvenini kazanmış bağımsız aktörler tarafından planlanması gerektiğini savundu.
Öte yandan, bölgedeki teknolojik ve altyapısal yıkım, dijital dünyada da farklı yansımalar buluyor. Günümüzde teknolojinin hayatımızdaki yeri ve always-on çalışma kültürü gibi kavramlar, kriz anlarında bilgiye erişimin ve iletişimin ne kadar hayati olduğunu kanıtlıyor. Gazze’deki enkaz kaldırma çalışmaları da bu bağlamda, hem adaletin tecellisi hem de toplumsal hafızanın korunması açısından stratejik bir önem taşıyor.
Son olarak Albanese, 4 Ağustos 2026’da gerçekleşen bir örneği hatırlatarak, 17 gün süren çalışmalar sonucunda 112 kişilik bir ailenin kalıntılarına ulaşıldığını, ancak aynı saldırıda hayatını kaybeden 41 kişinin daha hala bulunamadığını kaydetti. Bu durum, enkazın altında yatan gerçeklerin ortaya çıkarılması için zamana karşı bir yarış olduğunu kanıtlıyor.



