⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 430
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 20:32
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İnsan hakları kuruluşu Adalah, 7 Ekim sonrası İsrail’deki 40’a yakın üniversitenin Filistinli öğrencilere karşı sistematik bir disiplin baskısı uyguladığını raporladı.
- 100’den fazla öğrenci, sosyal medya paylaşımları, Gazze yanlısı ifadeler veya Filistin sembolleri nedeniyle soruşturmaya uğradı, 20 öğrenci okuldan atıldı.
- Rapor, İsrail akademik kurumlarının Filistinli ve Yahudi öğrenciler arasında “apartheid” benzeri ikili bir disiplin sistemi kurduğunu ortaya koyuyor.
İsrail’deki akademik kurumların, 7 Ekim 2023 tarihinden bu yana Filistinli öğrencilere yönelik uyguladığı disiplin politikaları, uluslararası hukuk ve insan hakları örgütlerinin merceği altında. İnsan hakları kuruluşu Adalah tarafından yayımlanan kapsamlı bir rapor, İsrail üniversitelerinin Filistinli öğrencilerin ifade özgürlüğünü kısıtlayan bir “disiplin aygıtına” dönüştüğünü gözler önüne serdi.
İki Farklı Disiplin Sistemi: Apartheid Şüphesi
Rapora göre, İsrail üniversiteleri Yahudi ve Filistinli öğrenciler arasında adeta “apartheid” niteliğinde iki farklı disiplin sistemi işletiyor. 40 farklı akademik kurumun incelendiği çalışmada, özellikle Filistinli öğrencilerin Gazze’deki insani krize dair yaptıkları sosyal medya paylaşımları “teröre destek” olarak etiketlenerek ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakıldı. Bu durum, akademinin bilimsel özgürlük alanı olmaktan çıkıp, siyasi bir denetim mekanizmasına evrildiğini gösteriyor.
Benzeri görülmemiş bir akademik baskı süreciyle karşı karşıya kalan öğrenciler için İsrail’de Akademik Sansür: Gazze Paylaşımı Yapan Öğrencilere İhraç! başlığıyla daha önce de gündeme gelen bu vakalar, sadece akademik değil, hukuki bir krize de işaret ediyor. Öğrencilerin dörtte üçünden fazlasının kadınlardan oluşması, baskının özellikle belirli grupları hedef aldığını düşündürüyor.
Disiplin Cezasına Gerekçe Olan “Suçlar”
Adalah’ın raporuna göre, öğrencilere açılan soruşturmaların gerekçeleri oldukça geniş ve belirsiz. Sadece bir haber paylaşmak, profil fotoğrafında Filistin bayrağı kullanmak, Gazze için dua etmek veya “Filistin” kelimesini zikretmek, disiplin işlemlerinin başlatılması için yeterli görülüyor. Bazı vakalarda ise üniversite yönetimleri, öğrencileri doğrudan polise ihbar ederek tutuklanmalarına yol açtı.
Teknoloji dünyasında yaşanan değişimler ve Yapay Zeka Devriminde Yeni Dönem: GPT-6 Astra ve Sektörel Değişimler gibi küresel gelişmeler tartışılırken, İsrail’deki bu akademik kapalılık, bilgiye erişim ve ifade özgürlüğü konusunda ciddi bir gerilemeyi temsil ediyor. Akademik kurumların, öğrencilerin özel hayatlarını ve sosyal medya paylaşımlarını denetleyerek “neyin meşru olduğuna” karar vermesi, üniversitelerin temel varoluş gayesiyle çelişiyor.
Eğitim Hakkı Engelleniyor
Raporda yer alan verilere göre, 132 öğrenci hukuki destek için başvuru yaparken, 100 öğrenciye doğrudan Adalah tarafından danışmanlık hizmeti sunuldu. 80’den fazla vakada öğrenciler herhangi bir ön soruşturma dahi yapılmadan geçici uzaklaştırma cezası aldı. Daha vahim olanı ise 20 öğrencinin eğitim hayatının kalıcı olarak sonlandırılması veya 1 ila 5 yıl arasında uzaklaştırma cezasıyla karşı karşıya kalmasıdır.
İsrail nüfusunun %20’sini oluşturan Filistinli vatandaşlar, Yahudi toplumundaki radikalleşmenin akademik hayata da yansıdığını ve bu durumun toplumsal barışı daha da zedelediğini savunuyor. Akademik özgürlüğün kısıtlanması, sadece bireysel bir mağduriyet değil, aynı zamanda İsrail toplumundaki demokratik değerlerin aşınmasının bir göstergesi olarak değerlendiriliyor.



