⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 436
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 17:12
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kastamonu’nun Taşköprü ilçesindeki Pompeiopolis Antik Kenti bazilikasında yürütülen kazılarda M.S. 4. yüzyıla ait 105 metrekarelik devasa bir zemin mozaiği gün yüzüne çıkarıldı.
- 2026 yılı kazı çalışmaları kapsamında ayrıca M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlendirilen nadide bir Eros başı heykeli parçası bulundu.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülen belgeleme ve konservasyon çalışmalarıyla Paphlagonia bölgesinin Roma ve Geç Antik Çağ tarihi aydınlatılıyor.
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve antik dönemde Paphlagonia Bölgesi’nin eyalet başkenti olarak tarihi bir merkez konumunda bulunan Pompeiopolis Antik Kenti’nde heyecan verici bir arkeolojik keşfe imza atıldı. Kültür ve Turizm Bakanlığı bünyesinde uzman ekiplerce sürdürülen 2026 yılı kazı çalışmalarında, M.S. 4. yüzyıla tarihlenen, büyüleyici geometrik kompozisyonlardan oluşan ve günümüze kadar son derece iyi korunarak ulaşan yaklaşık 105 metrekarelik zemin mozaiği gün yüzüne çıkarıldı.
Bazilika Kazılarında Geçmişin İzleri Gün Yüzünde
Antik kentin merkezinde yer alan ve 2025 yılında kazılarına başlanan bazilika yapısındaki çalışmalar, 2026 sezonunda da kesintisiz biçimde devam ediyor. Yapının orta nefinde yürütülen titiz kazılarda ulaşılan geometrik mozaik döşeme, Geç Antik Çağ’ın mimari ve sanatsal estetiğini tüm çıplaklığıyla sergiliyor. Mozaik tabakasının henüz tamamının açığa çıkarılmadığını belirten yetkililer, kazıların derinleştikçe yeni sürprizler sunabileceğini ifade ediyor. Tarihi alanların korunması adına dünya genelinde yürütülen arkeolojik çalışmalara benzer bir hassasiyet gösterilirken, tıpkı Avrupa’da gerçekleştirilen Devler Kaldırımı’nda büyük kurtarma operasyonu gibi hassas konservasyon teknikleri bu alanda da uygulanıyor.
M.S. 2. Yüzyıldan Günümüze: Eros Başı Sürprizi
Pompeiopolis kazılarının 2026 yılı etabı yalnızca dev zemin mozaiği ile sınırlı kalmadı. Bazilikanın stratigrafik verilerini ve mimari evrelerini inceleyen arkeologlar, M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına (yaklaşık M.S. 150–160 yıllarına) tarihlendirilen önemli bir Eros başı buluntusuna ulaştı. Yapılan incelemeler, bazilikanın ilk inşa evresinin de tam olarak bu döneme denk geldiğini kanıtlıyor. Yapının yüzyıllar içerisinde geçirdiği mimari ve işlevsel dönüşüm, Roma İmparatorluk Dönemi’nden Hristiyanlık dönemine geçişin kentteki en belirgin kanıtı olarak kabul ediliyor.
Saha Şartları ve Arkeolojik Çalışmalar
Bölgedeki zorlu arazi ve iklim koşullarına rağmen arkeoloji ekipleri belgeleme, kazı ve koruma işlemlerini büyük bir özveriyle sürdürüyor. Akdeniz ve Avrupa genelinde bu yıl aşırı hava olayları gözlemlenirken, örneğin İtalya’da tarihi yaz mevsimi ve rekor sıcaklıklar saha kazılarını zorlaştırsa da Türkiye’deki arkeologlar planlanan takvime sadık kalıyor. Öte yandan yaz aylarında Doğu Anadolu’da yaşanan Erzurum’daki sel felaketi ve olumsuz hava koşulları gibi ani iklim olaylarına karşı Pompeiopolis’teki açık hava mozaiklerinin korunması için de özel geçici koruma çatıları devreye sokuluyor.
Gelecek Dönem Hedefleri
Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile uzman bilim heyetinin koordinasyonunda yürütülen projede, bazilika orta nefindeki mozaik alanın tamamının 2026-2027 çalışma takvimi dahilinde tamamen temizlenerek turizme kazandırılması planlanıyor. Pompeiopolis,




