⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 17:56
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Almanya’nın Bonn’daki Rus Başkonsolosluğunu “temelsiz bahanelerle” kapatma kararını sert bir dille eleştirdi.
- Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü’nde konuşan Lavrov, Batı ile ilişkilere güvenin kalmadığını ve Ukrayna krizinin Nazizm unsurlarından arındırılarak bitirilmesi gerektiğini vurguladı.
- Lavrov, Orta Doğu güvenliğinde İran’ın rolünün önemine değinirken, Kuzey-Güney ulaşım koridoru projesinin devam edeceğini belirtti.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, başkent Moskova’da düzenlenen bir etkinlikte, uluslararası ilişkilerin mevcut durumuna ve Almanya ile yaşanan diplomatik gerilime dair çarpıcı açıklamalarda bulundu. Moskova Devlet Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (MGIMO) öğretim üyeleri ve öğrencileriyle bir araya gelen Lavrov, Berlin yönetiminin aldığı kararın diplomatik nezaketle bağdaşmadığını ifade etti.
Almanya’ya “İğrenç Karar” Çıkışı
Lavrov, Almanya’nın Bonn kentindeki Rus Başkonsolosluğu’nu kapatma kararını değerlendirirken oldukça sert bir dil kullandı. Bakan Lavrov, “Bu, Almanların aldığı iğrenç bir karar. Bonn’daki başkonsolosluğumuzu temelsiz bahaneyle kapattılar” ifadelerini kullanarak, iki ülke arasındaki diplomatik ilişkilerin tarihsel bir dip noktasına ulaştığını işaret etti. Batılı ülkelerle geçmişte kurulan güvene dayalı ilişkinin artık mümkün olmadığını belirten Lavrov, “Geçmişte ve şimdi bizi kandıran Batı’ya hiçbir zaman güven olmayacak” diyerek yeni dönemdeki karamsar bakış açısını gözler önüne serdi.
Ukrayna Krizinde “Nazizm” Vurgusu
Ukrayna meselesine geniş yer ayıran Lavrov, çatışmaların sonlandırılması için net bir şart öne sürdü. Bakan, “Ukrayna’daki çatışmalar, Avrupa’da Nazizme yer bırakmayacak şekilde sonlandırılmalı. Ukrayna’da mevcut rejimin iktidarda kalmasına izin verirsek, 1945’te Nazizmi yenenlere ihanet etmiş oluruz” değerlendirmesinde bulundu. Bu söylemler, Rusya’nın stratejik hedeflerinin sadece askeri değil, ideolojik bir boyuta da sahip olduğunu kanıtlıyor. Savunma sanayindeki gelişmelerin dünya genelinde yarattığı etkiler ise sıkça tartışılıyor; örneğin ASELSAN’ın yeni gözdesi ALP 300-G gibi yerli teknolojiler, küresel savunma dengelerinde dikkat çekici bir yer tutuyor.
Orta Doğu ve Ulaşım Projeleri
Orta Doğu’daki güvenlik mimarisine de değinen Lavrov, bölge istikrarı için yeni bir yol haritasına ihtiyaç duyulduğunu savundu. ABD ve İsrail’in güvenlik istişarelerine dahil edilmesi gerektiğini belirten Bakan, “İran’ın da Basra Körfezi bölgesindeki güvenlik sistemine dahil edilmesi, bölgede istikrarın sağlanması açısından önemli bir adım olacak” dedi. Ayrıca, İran’daki mevcut durum nedeniyle sekteye uğrayan Kuzey-Güney ulaşım koridoru projesine de açıklık getirdi. Lavrov, projenin yavaşladığını kabul etse de “Ancak proje, planlarımız arasında kalıyor ve uygulanacak” diyerek kararlılık mesajı verdi. Dünya gündemindeki bu jeopolitik değişimler, ekonomik dengeleri de doğrudan etkiliyor. Özellikle büyük yatırımcıların 1 milyon TL’nin aylık mevduat faizi kazancı gibi konuları yakından takip ettiği bir dönemde, küresel belirsizlikler piyasaları tedirgin etmeye devam ediyor.
Son olarak, küresel krizlerin çevresel boyutları da göz ardı edilmiyor. Denizlerdeki plastik kirliliğinden sanayi devriminin yarattığı çevresel tahribata kadar pek çok sorun, uluslararası arenada bir saatli bomba gibi büyümeye devam ediyor.



