⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 360
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 17:51
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde bulunan Pompeiopolis Antik Kenti’ndeki bazilika kazılarında, M.S. 4. yüzyıla tarihlenen 105 metrekarelik devasa bir zemin mozaiği ortaya çıkarıldı.
- Kazı çalışmalarında mozaiklerin yanı sıra, M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına ait olduğu belirlenen nadir bir “Eros başı” heykeli de arkeoloji dünyasına kazandırıldı.
- Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülen konservasyon ve kazı çalışmaları, bölgenin Roma ve Geç Antik Çağ’daki dini ve kentsel kimliğini aydınlatmaya devam ediyor.
Kastamonu’nun Taşköprü ilçesinde yer alan ve Paphlagonia Bölgesi’nin en önemli Roma merkezlerinden biri olan Pompeiopolis Antik Kenti, tarih meraklılarını heyecanlandıran yeni bulgularla gündemde. Kültür ve Turizm Bakanlığı koordinasyonunda sürdürülen arkeolojik kazılarda, M.S. 4. yüzyıla tarihlenen ve oldukça iyi korunmuş 105 metrekarelik bir zemin mozaiği gün yüzüne çıkarıldı.
Roma’dan Geç Antik Çağ’a Uzanan Bir Miras
Antik kentin bazilika bölümünde gerçekleştirilen titiz çalışmalar, bölgenin tarihsel katmanlarını birer birer gözler önüne seriyor. Geometrik kompozisyonların hakim olduğu mozaik döşemesi, dönemin sanat anlayışını ve kentin dini önemini kanıtlar nitelikte. Uzmanlar, mozaiklerin sadece estetik bir değer taşımadığını, aynı zamanda kentin sosyal dokusuna dair de önemli veriler sunduğunu belirtiyor.
Tıpkı Çankırı Tuz Mağarası gibi, Kastamonu’nun bu kadim toprakları da yerin altındaki hazineleriyle Türkiye’nin kültürel mirasına katkı sağlıyor. Kazı heyeti, mozaik döşemesinin tamamını ortaya çıkarmak için çalışmalarını büyük bir hassasiyetle sürdürüyor.
Eros Başı Arkeoloji Dünyasını Heyecanlandırdı
2026 yılı kazı sezonunun en çarpıcı parçalarından biri de M.S. 2. yüzyılın ikinci yarısına tarihlenen Eros başı oldu. Bazilikanın ilk inşa evresiyle eş zamanlı olduğu değerlendirilen bu buluntu, antik kentin mimari ve sanatsal bütünlüğünü anlamamızda kilit bir rol oynuyor. Bakanlık yetkilileri, bu tür keşiflerin bölgenin turizm potansiyelini artırırken, aynı zamanda bilimsel literatüre de büyük katkı sağladığını ifade ediyor.
Günümüzde teknolojinin hızla değiştiği ve uçan otomobil devrimi gibi yeniliklerin konuşulduğu bir çağda, geçmişin izlerini sürmek, toplumsal hafızayı diri tutmak adına büyük bir önem taşıyor. Pompeiopolis, Roma İmparatorluk Dönemi’nden Geç Antik Çağ’a uzanan dönüşümüyle, bir kentin nasıl evrildiğini anlamak isteyen araştırmacılar için bir laboratuvar görevi görüyor.
Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, sosyal medya üzerinden yaptığı açıklamada kazı heyetine ve tüm emeği geçenlere teşekkür ederek, konservasyon çalışmalarının kentin dini ve kentsel tarihini bütüncül bir biçimde ortaya koyacağını vurguladı. Kazı alanında, tarihsel dokunun korunması için yürütülen belgeleme ve koruma çalışmaları, bölgenin gelecekte bir açık hava müzesine dönüşmesi hedefini destekliyor.



