⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 508
🕐 Son Güncelleme: 07.09.2026 22:48
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İmamoğlu Suç Örgütü davasının 13. duruşmasında etkin pişmanlıktan yararlanan iş insanı Sarp Yalçınkaya, mahkemede karanlık para ağını ve fonlanan yapıları detaylarıyla anlattı.
- Yalçınkaya, Etiler’deki VIP ofiste Fatih Keleş’e sunulan raporlar sonrasında içinden dolarların göründüğü açık çantaların teslim edildiğini ve belediye desteğinin sağlandığını belirtti.
- Firari Murat Gülibrahimoğlu’nun talimatıyla Olay TV binasının alındığını, CHP İstanbul İl Başkanlığı binası ve kurultay sürecinin bu yapıyla finanse edildiğini iddia etti.
İstanbul, Türkiye – Türkiye gündemini sarsan İmamoğlu Çıkar Amaçlı Suç Örgütü davasının 2. celsesinin 13. duruşması, iş insanı Sarp Yalçınkaya’nın sarsıcı beyanlarına sahne oldu. İlk etkin pişmanlık hükümlerinden faydalanan isimler arasında yer alan Yalçınkaya, firari sanık Murat Gülibrahimoğlu ile olan alacak-verecek ilişkisi yüzünden geçirdiği 6 yıllık süreçte tanık olduğu karanlık olayları tüm detaylarıyla mahkeme heyetinin önüne serdi. Verilen ifadeler, siyaset ve iş dünyası arasındaki para trafiğini gözler önüne sermesi açısından büyük yankı uyandırdı.
“Ekrem Başkan’ın Sağ Kolu Fatih Keleş Şirketlere Ortak Edildi”
Duruşma savcısının sorularını yanıtlayan Sarp Yalçınkaya, firari Murat Gülibrahimoğlu’nun kendisine olan borçlarını ödememek için sürekli bahane ürettiğini ifade etti. Gülibrahimoğlu’nun, belediye gücünü arkasına alabilmek adına stratejik hamleler yaptığını belirten Yalçınkaya, şunları kaydetti: “Murat bana borcunu ödemek yerine şirketlerine ortak yapacağını söylüyordu. Ancak 2022 yılında bana açıkça ‘Seni şirketlerime ortak yapmayacağım, Fatih Keleş’i ortak edeceğim. Fatih Keleş, Ekrem Başkan’ın sağ koludur. Bu vesileyle belediye desteğini yanımıza alacağız’ dedi. Konuşmalarında sürekli ‘Ben devletim, devlet benim arkamda’ ifadelerini kullanarak gücünü kanıtlamaya çalışırdı.” Gündemdeki bu sıcak gelişmeler sürerken, Türkiye genelinde farklı alanlarda yaşanan gelişmeler de yakından takip ediliyor; örneğin Başkan Erdoğan’ın İmzasıyla Yeni Atama Kararları Yayımlandı başlığıyla duyurulan kararlar da kamuoyunun yakın markajında yer alıyor.
Etiler’deki VIP Ofiste Dolar Dolu Çanta Trafiği
Savcının, 18 Temmuz 2025 tarihli ifadeyi hatırlatarak yönelttiği sorular üzerine Yalçınkaya, Etiler’deki gizli görüşme noktalarını ifşa etti. Fatih Keleş ile aynı ortamda bulunduğunu aktaran tanık iş insanı, milyonluk para trafiğini şu sözlerle anlattı: “Murat beni Fatih Keleş ile tanıştırdı ve ‘güvenilir biridir, yanında rahat konuşabilirsin’ dedi. O sohbetlerde 1 milyon dolar üzerindeki para alım satımları, imarsız büyük arsalar ve iskanı olmayan AVM’lerden toplanan meblağlar konuşuluyordu. Bir gün yine Etiler’deki ofise gittiğimde Fatih Keleş geldi. Kendisine aylık rapor sunuldu, imzalar atıldı. Ardından kendisine hazırlanan çantayı alıp çıktı. Çantanın ağzı açıktı ve içerisindeki Amerikan Doları banknotları net bir şekilde görünüyordu.” Bu tür mali ve idari skandalların yanı sıra, kamu kurumlarının denetim mekanizmaları da sıkı bir şekilde çalışmaya devam ediyor; benzer şekilde Rekabet Kurumu’ndan Otomotiv Yan Sanayisine Soruşturma! haberi de piyasalardaki hareketliliği gözler önüne seriyor.
“Patron Emir Verdi”: Olay TV ve CHP Kurultayı Finanse Edildi
Sarp Yalçınkaya’nın ifadelerindeki en dikkat çekici bölümlerden biri de medya ve parti içi seçimlerin finansmanına yönelik iddialar oldu. Kağıthane’deki inşaat halindeki Olay TV binasında Gülibrahimoğlu ile buluştuklarını belirten Yalçınkaya, kanalın alınma amacını şöyle özetledi: “Murat bana ‘Çeşitli haber kanalları istediğimiz gibi haber yapmıyor. Alternatif bir kanal oluşturmak için bu kanalı almak istiyoruz. Patron emir verdi, bu kanalı benim almamı söyledi’ dedi. Mesele ruhsatın devredilmesiydi. Murat, CHP İstanbul İl Başkanlığı binasının satın alınmasında finansal yardımda bulunduğunu, kurultay seçimleri öncesinde kendisinden para istendiğini ve gönderdiğini söyledi. Kurultaydan sonra ise ‘Patron başkan olacak, destek olmamız lazım. Fatih abi para toplamamız için bizi çok sıkıştırıyor’ diyerek süreci domine ediyordu.”



