⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 380
🕐 Son Güncelleme: 08.09.2026 10:40
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Almanya’da Saksonya-Anhalt eyalet seçimlerinde büyük bir oy artışı yakalayan AfD, şimdi gözünü Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern seçimlerine çevirdi.
- Anketler, AfD’nin birçok bölgede birinci parti olma potansiyeline sahip olduğunu gösterirken, geleneksel partilerin koalisyon kurma arayışları zorlaşıyor.
- Siyasi uzmanlar, AfD’nin yükselişinin federal düzeyde bir “kordon” (dışlama) stratejisiyle karşı karşıya olduğunu ancak seçmen tabanındaki değişimin kalıcı olabileceğini belirtiyor.
Almanya siyaseti, Saksonya-Anhalt eyaletinde yaşanan çarpıcı seçim sonuçlarının ardından adeta bir dönüm noktasından geçiyor. 83 sandalyeli Saksonya-Anhalt Eyalet Meclisi’nde 39 milletvekili çıkararak mutlak çoğunluğa oldukça yaklaşan AfD, 2021’de yüzde 20,8 olan oy oranını iki katından fazlasına taşıyarak siyasi dengeleri altüst etti. Bu yükseliş, gözleri doğrudan Berlin ve Mecklenburg-Vorpommern eyaletlerine çevirdi.
Berlin Seçimlerinde Kıyasıya Rekabet
Berlin’deki meclis seçimleri, eyalet hükümetinin geleceğini belirlemenin yanı sıra, Saksonya-Anhalt sonucunun federal siyasetteki yansımalarını görmek için bir “turnusol kağıdı” niteliği taşıyor. Mevcut CDU-SPD hükümetinden memnuniyetsizliğin yüzde 77 gibi yüksek bir seviyeye ulaştığı başkentte, konut ve kira krizi kampanyanın ana gündem maddesi haline geldi. Türkiye’nin yapay zeka hamlesi gibi küresel teknolojik gelişmeler dünyanın gündemindeyken, Berlin seçmeni yerel ekonomik sıkıntılara odaklanmış durumda.
Koalisyon Bilmecesi ve Siyasi Kilitlenme
Anket sonuçları, Berlin’de CDU, Sol Parti, AfD ve Yeşillerin birbirine çok yakın oranlara sahip olduğunu ortaya koyuyor. Ancak en büyük sorun, “kimin kiminle hükümet kuracağı” noktasında yaşanıyor. Geleneksel partilerin AfD ile koalisyon yapmayı kesin bir dille reddetmesi, seçimden birinci çıksa dahi AfD’nin iktidar ortağı bulmasını zorlaştırıyor. Benzer bir siyasi karmaşa, Rusya ve Kuzey Kore arasındaki tarihi ittifak süreçlerinde olduğu gibi, dış politikadan ziyade iç dinamiklerin belirleyici olduğu bir süreci işaret ediyor.
Mecklenburg-Vorpommern’de AfD Zirvesi
Mecklenburg-Vorpommern eyaletinde ise durum daha da kritik. Kamu yayıncısı NDR ve Forsa tarafından yapılan araştırmalar, AfD’nin yüzde 35 ile 37 bandında bir destekle birinci parti olduğunu gösteriyor. Eyalet Başbakanı Manuela Schwesig liderliğindeki SPD ise yüzde 28-32 civarında bir oy oranına sahip. Uzmanlar, AfD’nin bu ivmesinin, karşıt görüşlü seçmenleri de mobilize ederek Sol Parti veya Yeşiller etrafında konsolidasyona yol açabileceği görüşünde.
Öte yandan, Türkiye’nin havacılık devrimi gibi büyük yapısal dönüşümlerin aksine, Almanya’daki bu seçimler ideolojik bir kırılmayı temsil ediyor. Mevcut hükümet ortaklarının çoğunluğu kaybetme riski, seçim sonrası Almanya’yı zorlu bir koalisyon pazarlığı döneminin beklediğini kanıtlıyor.



