⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 337
🕐 Son Güncelleme: 08.09.2026 09:33
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Güngören’de 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’ın bıçaklanarak öldürülmesiyle ilgili dava süreci, Bakırköy Adalet Sarayı’nda devam ediyor.
- Anne Gülhan Ünlü, sanığın yanı sıra olaya iştirak edenlerin de yargılanmasını ve dosyadaki delil karartma iddialarının aydınlatılmasını talep ediyor.
- Aile, “3-5 yıl yatar çıkarız” düşüncesini besleyen cezasızlık algısının son bulmasını ve suçluların en ağır şekilde cezalandırılmasını bekliyor.
İstanbul’un Güngören ilçesinde henüz 17 yaşındayken vahşi bir cinayete kurban giden Atlas Çağlayan’ın ölümüne ilişkin yargılama süreci, toplumun vicdanını yaralamaya devam ediyor. Sanık E.Ç.’nin (14) yargılandığı dava öncesinde Bakırköy Adalet Sarayı önünde bir araya gelen anne Gülhan Ünlü ve destek veren vatandaşlar, “Adalet istiyoruz” sloganlarıyla seslerini yükseltti.
“Cezasızlık Algısı Çocuklarımızı Tehdit Ediyor”
Acılı anne Gülhan Ünlü, duruşma öncesinde yaptığı açıklamada, verilecek hiçbir cezanın evladının acısını dindiremeyeceğini ancak toplumsal bir yara olan cezasızlık algısının kırılması gerektiğini vurguladı. Ünlü, “‘3 yıl, 5 yıl yatarız, ondan sonra hayatımıza devam ederiz’ düşüncesi artık son bulmalı. Bizler, başka çocuklarımızın da aynı akıbeti yaşamaması için adaletin tecelli etmesini bekliyoruz” ifadelerini kullandı.
Dosyadaki İhmaller ve İştirakçi İddiaları
Dava dosyasında ciddi boşluklar olduğunu belirten anne Ünlü, cinayetle bağlantılı olduğu düşünülen diğer kişilerin sadece tanık olarak dosyada yer almasına tepki gösterdi. Sanığın olay öncesindeki silahlı fotoğrafları, uyuşturucu kullanımı ve başka bir bıçaklama olayına karıştığına dair mesajlaşmaların dosyada mevcut olduğunu belirten Ünlü, iştirakçilerin de sanık olarak yargılanması gerektiğini savundu. Bu süreçte yaşananlar, tıpkı toplumun farklı kesimlerinin yaşadığı adalet arayışı gibi geniş bir yankı uyandırıyor.
Delil Karartma Şüphesi
Anne Gülhan Ünlü, cinayet aletinin ortadan kaldırılması ve delil karartma iddialarının üzerine gidilmediğini iddia ederek, “Hanginiz bir cinayet aletini elinize alırsınız? Bunun bir sebebi olmalı. Biz bu soruların cevabını ve adaletin tam olarak yerine gelmesini istiyoruz” diyerek hukuk sistemine çağrıda bulundu. Yaşanan bu hukuki mücadele, ülkedeki sosyal destek ve hukuk reformları tartışmalarının gölgesinde, kamuoyunun yakından takip ettiği bir konu haline geldi.
Duruşma salonuna umutla giren aile ve destekçileri, verilecek kararın sadece Atlas Çağlayan için değil, gelecekteki olası şiddet olaylarını önlemek adına da emsal teşkil etmesini bekliyor. Mahkemenin, dosyadaki delilleri nasıl değerlendireceği ve iştirakçiler konusundaki tutumu, davanın seyrini doğrudan belirleyecek.



