Kültür Sanat

İstanbul Rami’de Kaldırımda Yaşam Mücadelesi: Geçim Derdi Sokakta

İstanbul Rami'de emekliler ve dar gelirliler geçim sıkıntısı nedeniyle kaldırımlarda ikinci el eşya satıyor. Zabıtayla yaşanan köşe kapmaca haberimizde.

OKUMA AYARLARI
İstanbul Rami'de Kaldırımda Yaşam Mücadelesi: Geçim Derdi Sokakta
İstanbul Rami'de Kaldırımda Yaşam Mücadelesi: Geçim Derdi Sokakta
📍 Konum: İstanbul, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 419
🕐 Son Güncelleme: 08.09.2026 01:10

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İstanbul Rami’de tramvay durağı kenarında, her pazartesi günü emekliler ve dar gelirliler tarafından sokak tezgâhları kuruluyor.
  • Yüksek enflasyon ve geçim sıkıntısı çeken vatandaşlar, evlerindeki eşyaları ya da çöpten topladıklarını satarak hayatta kalmaya çalışıyor.
  • Zabıta ekiplerinin müdahaleleriyle karşılaşan vatandaşlar, gün boyunca güvenlik görevlileriyle köşe kapmaca oynuyor.

Türkiye’nin ekonomik tablosu her geçen gün ağırlaşırken, sokaklardan yükselen feryatlar vicdanları sızlatmaya devam ediyor. İstanbul, Türkiye genelinde hissedilen derin ekonomik kriz, vatandaşları en temel insani hakları olan geçim mücadelesi için sokaklara döküyor. Haftanın ilk iş gününde İstanbul’un tarihi ve köklü semtlerinden biri olan Rami’de yaşanan manzaralar, yoksulluğun ulaştığı boyutları gözler önüne seriyor. Pazartesi sabahı kurulan pazarın hareketliliği sadece pazar yerinde kalmıyor; tramvay durağının hemen kenarındaki kaldırımlar da çaresizliğin sahnesine dönüşüyor.

Zabıtayla Köşe Kapmaca Oynayan Hayatlar

Kaldırımlarda kurulan bu seyyar tezgâhların sahipleri profesyonel pazarcılar değil. Kimi yıllarca çalışıp emekli olmuş ancak eline geçen cüzi maaşla kirasını bile ödeyemeyen yaşlılar, kimi dul, kimi ise engelli vatandaşlar. Zabıtanın yaklaşmasıyla birlikte tezgâhlar apar topar toplanıyor, zabıta uzaklaştığında ise kaldırım ekonomisi yeniden canlanıyor. Bu durum, her pazartesi tekrarlanan trajikomik ama bir o kadar da acı bir ‘açlık oyunu’na dönüşmüş durumda. Tıpkı geçmişteki toplumsal dönüşümleri inceleyen Yahya Kemal’in Üsküdar’ı ve Adalet Mücadelesi: Tarih ve Siyaset yazısında ele alındığı gibi, şehrin sokakları bugün de adalet ve geçim mücadelesinin merkez üssü haline gelmiş durumda.

Çöpten Toplanan Eşyalarla Hayatta Kalma Çabası

Tezgâhların üzerinde halıdan cekete, tencere kapağından çocuk oyuncağına, elektronik eşyadan ayağı eskimiş ayakkabılara kadar her türlü ikinci el eşya yer alıyor. Fiyatlar ise birkaç on liradan başlıyor. Engelli emeklisi Doğan Gelin, yaşadığı çaresizliği şu sözlerle özetliyor: “Durumum olmadığı için burada tezgâh açıyorum. 300-400, bazen 500 lira kazanıyorum. Malları eşten dosttan topluyorum, hatta çöpün kenarlarından temiz olanları ayırıp satarak evimi geçindirmeye çalışıyorum.” Benzer şekilde, hayatın pahalılığından dert yanan 57 yaşındaki emekli Recep Alkan ise 23 bin 500 liralık emekli maaşıyla geçinmenin imkansız olduğunu belirterek, “İstanbul’un çöpünü satıyoruz” diyerek isyan ediyor. Ülke genelindeki ekonomik dalgalanmalar sadece bireysel yaşamları değil, tarım ve üretim sektörünü de derinden sarsıyor; nitekim uzmanlar benzer kriz ortamlarında Bitkisel ve Hayvansal Üretim Destekleri Artırıldı! gibi hamlelerin halkın mutfağına yansımasını yakından takip ediyor.

Yüksek Kiralar ve Çaresizlik

10 yıldır ikinci el eşya satarak geçinmeye çalışan emekli olamamış Kadriye Çalışkan ise 29 bin lira kira ödediğini, oğlunun maaşının bile kiraya yetmediğini ifade ediyor. “Zabıtalardan kaça kaça ev geçindirmeye çalışıyoruz” diyen Çalışkan, seslerinin duyulmasını istiyor. Kaldırımda 20 liraya, 50 liraya satabildikleri birkaç parça eşyayla evlerine ekmek götürmeye çalışan bu insanlar, Türkiye’nin sokaklarındaki gerçek yoksulluk tablosunun en net tanıkları olarak dikkat çekiyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir