⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 401
🕐 Son Güncelleme: 08.09.2026 14:11
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 2 Eylül 2026 tarihinde İstanbul Silivri açıklarında ‘Alsu’ ve ‘Tuğberk İmamoğlu’ isimli iki yük gemisinin çarpışması sonucu ‘Tuğberk İmamoğlu’ battı ve 10 mürettebat kayboldu.
- Sahil Güvenlik, Kıyı Emniyeti ve Deniz Kuvvetleri unsurları tarafından ROV cihazlarıyla yürütülen arama kurtarma çalışmaları aralıksız olarak 7. gününde sürdürülüyor.
- Kayıp personelin yakınları Silivri sahilindeki kriz merkezinde umutla beklerken, yaşam mahallinin bot ve balon sistemiyle çıkarılması için uzman firmalarla görüşülüyor.
İstanbul, Türkiye — Marmara Denizi’nde, Silivri açıklarında meydana gelen deniz kazasında batan yük gemisinin mürettebatına ulaşmak için başlatılan zamana karşı yarış, tüm hızıyla ve acı bir umutla yedinci gününe girdi. Ülke genelinde büyük bir yankı uyandıran bu facia, gündemdeki sıcaklığını korurken, kayıp denizcilerin ailelerinin bekleyişi yürekleri dağlıyor.
Kazanın Detayları ve Arama Çalışmalarında Son Durum
Olay, 2 Eylül tarihinde Silivri açıklarının yaklaşık 18 mil güneyinde yaşandı. Kocaeli’den Aliağa’ya seyir halindeki Türk bayraklı Alsu ticari gemisi ile İskenderun Limanı’ndan Karadeniz Ereğli’ye yük taşıyan Tuğberk İmamoğlu isimli ticari gemi çarpıştı. Çarpışmanın şiddetiyle Tuğberk İmamoğlu sulara gömülürken, gemide bulunan 10 mürettebattan o andan itibaren bir daha haber alınamadı.
İhbar üzerine harekete geçen Sahil Güvenlik Komutanlığı, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü ve Deniz Kuvvetleri Komutanlığı ekipleri, deniz yüzeyinde ve su altında geniş çaplı bir operasyon başlattı. Bölgede ROV (uzaktan kumandalı su altı aracı) cihazları ile aralıksız tarama yapılırken, günlerdir süren belirsizlik arama kurtarma stratejilerini de dönüştürdü.
“Babamın Son Turuydu”
Silivri sahilinde kaymakamlık ve AFAD koordinasyonunda kurulan kriz merkezinde umutlu bekleyişini sürdüren kayıp yakınları, gelecek iyi bir habere odaklandı. Batık gemide güverte lostromosu olarak görev yapan Nidai Duman’ın kızı Süreyya Keleş, basına yaptığı açıklamada yaşadıkları büyük acıyı ve umudu şu sözlerle dile getirdi: “Babamın son turuydu, ‘ben geliyorum, merak etme’ demişti.”
Keleş, yetkililerin kendilerine ilettiği son bilgileri paylaşarak şunları kaydetti: “Biz 3 kişinin güvertede olduğunu duyunca sevinmiştik açıkçası. En azından orada şu anda hala biri var mı yok mu bilinmiyor. ROV cihazı çalışmalarına devam ediyor ama yaşam mahallinin yukarı çıkarılabilmesi için bir bot ve balon sisteminden bahsedildi. Tamamıyla o firmadan gelecek analize bağlı. Bu da bizim için büyük bir umut oldu, beklemeye devam ediyoruz.”
Devlet Kurumları Koordinasyon Halinde
Olay yerindeki çalışmalar sadece deniz altı taramalarıyla sınırlı kalmayıp, batığın teknolojik imkanlarla yüzeye çıkarılması projelerini de kapsıyor. Silivri Kaymakamlığı ve ilgili kriz masası, uzman kurtarma firmalarıyla temasa geçerek geminin yaşam mahalli bölümünün çıkarılması yönünde alternatifli planlar üzerinde çalışıyor. Gelişmeler anbean ailelerle paylaşılırken, siyasi ve yerel aktörler de süreci yakından takip ediyor. Arama operasyonlarının önümüzdeki saatlerde daha da yoğunlaştırılması bekleniyor.



