⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 450
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 14:10
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Haaretz gazetesi, BAE Devlet Başkanı Al Nahyan’ın 7 Ekim saldırıları öncesinde Netanyahu’yu uyardığını ve Başbakan’ın bu bilgiyi gizlediğini iddia etti.
- İsrail Başbakanlık Ofisi, söz konusu dönemde herhangi bir görüşme kaydı bulunmadığını belirterek haberi kesin bir dille yalanladı ve dava sürecini başlattı.
- Gazete haberinin arkasında dururken, Netanyahu yönetimi iddiaları “iftira” olarak nitelendirerek yasal süreci resmen başlattı.
İsrail siyaseti, 7 Ekim 2023 tarihinde gerçekleşen Aksa Tufanı saldırısının yankılarıyla sarsılmaya devam ediyor. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Hamas’ın saldırı planlarına ilişkin önceden uyarıldığına dair iddiaları gündeme taşıyan Haaretz gazetesine karşı hukuki bir savaş başlattı. Gazetenin yayınladığı haber, İsrail güvenlik bürokrasisi ve siyasi liderlik arasındaki çatlağı bir kez daha derinleştirdi.
BAE’den Uyarı Geldi mi? Tartışmanın Odağındaki İddia
Haaretz gazetesinin 8 Eylül tarihli özel haberine göre, BAE Devlet Başkanı Şeyh Muhammed bin Zayed Al Nahyan, Eylül 2023 sonunda Netanyahu ile yaptığı 45 dakikalık bir telefon görüşmesinde, eski Hamas lideri Yahya Sinvar’ın büyük çaplı bir saldırı planladığı yönünde İsrail’i uyardı. Haberde, Netanyahu’nun bu kritik istihbaratı güvenlik birimleriyle paylaşmadığı ve herhangi bir önlem almadığı öne sürüldü. Gazete, o dönemde Netanyahu’nun saldırı beklentisini Gazze yerine Batı Şeria üzerine kurduğunu ve hatta dönemin güvenlik servisi direktörü Ronen Bar’ın uyarılarını dikkate almadığını iddia etti.
Başbakanlık Ofisi’nden Sert Yanıt: “Kayıtlarda Yok”
İddiaların kamuoyuna yansımasının ardından İsrail Başbakanlık Ofisi, vakit kaybetmeden bir açıklama yayınladı. Açıklamada, Netanyahu ile Al Nahyan arasında Eylül 2023’ün başından 7 Ekim saldırısına kadar herhangi bir telefon görüşmesi yapılmadığı vurgulandı. Ulusal Güvenlik Konseyi ve Askeri Müsteşarlık tarafından yapılan incelemelerde, ne resmi bir telefon kaydına ne de BAE temsilcilerinin o dönemdeki ziyaret izinlerine rastlandığı belirtildi.
Bu yalanlama sonrası Netanyahu’nun avukatlarına, Haaretz gazetesi ve haberin yazarı Shlomi Eldar başta olmak üzere ilgili tüm taraflara karşı iftira davası açılması talimatı verildiği duyuruldu. Öte yandan, bölgedeki ABD’li siyasetçilerden İsrail yerleşimlerine ticaret yasağına destek gelmesi gibi uluslararası baskılar sürerken, bu dava İsrail iç siyasetindeki gerilimi de tırmandırıyor.
7 Ekim’in Gölgesinde Yasal Süreç
Söz konusu haber, İsrail’in Gazze’ye yönelik operasyonlarının devam ettiği ve 73 binin üzerinde Filistinlinin hayatını kaybettiği bir dönemde geldi. Haaretz gazetesi, haberinin arkasında durmaya devam ederken, İsrailli i24 News de gelişmeleri yakından takip ediyor. Yaşanan bu gerilim, İsrail’in İngiltere ve İsrail arasında tarihi kriz: Batı Şeria’da ticaret yasağı gibi uluslararası arenadaki zorlu süreçleriyle eş zamanlı ilerliyor. Kamuoyu, bu davanın sadece bir basın davası mı kalacağını, yoksa 7 Ekim’e dair yeni belgelerin ortaya çıkmasına mı vesile olacağını merakla bekliyor.
Ekonomik ve siyasi belirsizliklerin yaşandığı İsrail’de, belirsizlik döneminde yatırım stratejisi: Hülya Türkmen’den uyarılar gibi uzman görüşleri gündemi meşgul ederken, Netanyahu’nun bu hamlesi medyanın üzerindeki baskıyı artırıp artırmayacağı sorusunu da beraberinde getiriyor.



