⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 435
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 09:18
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye’nin en büyük 500 şirketinin 2025 yılı Ar-Ge harcamaları 257,8 milyar TL’ye ulaşırken, bu pastanın %58’ini savunma sanayii devleri oluşturdu.
- TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI’den oluşan beşli grup, toplamda 150 milyar TL’yi aşkın yatırımla listenin zirvesine yerleşti.
- Savunma sanayii, sadece iç yatırımla değil, Ar-Ge odaklı ihracat başarısıyla da Türkiye ekonomisinin yüksek teknoloji vizyonunu temsil ediyor.
Türkiye’nin teknoloji vizyonunda savunma sanayii, ekonomik ve stratejik bir kaldıraç görevi görmeye devam ediyor. Turkishtime tarafından bu yıl 13’üncü kez yayımlanan Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması, 2025 yılı verileriyle savunma ve havacılık sektörünün yerli üretimdeki mutlak hakimiyetini bir kez daha tescilledi. Türkiye’nin teknoloji odaklı büyüme hedefleri kapsamında, sektör devleri devasa bütçeleri Ar-Ge süreçlerine aktararak küresel rekabetteki yerini sağlamlaştırıyor.
Zirvenin Değişmez İsimleri: Savunma Devleri
Araştırma sonuçlarına göre, Türkiye genelinde 500 şirketin toplam Ar-Ge harcaması 257 milyar 875 milyon TL seviyesine ulaştı. Listenin en üst sıralarında ise savunma sanayii şirketleri adeta bir blok oluşturdu. TUSAŞ, 65,2 milyar TL’lik devasa yatırımıyla listenin zirvesindeki yerini korurken, onu 48,2 milyar TL ile ASELSAN, 21,4 milyar TL ile ROKETSAN ve 9,5 milyar TL ile HAVELSAN takip etti. İlk dört sıranın tamamıyla savunma ve havacılık şirketlerinden oluşması, Türkiye’nin savunma odaklı teknoloji dönüşümünün en somut göstergesi olarak kabul ediliyor.
Dünya genelinde küresel piyasaların belirsizliği ve jeopolitik riskler sürerken, Türkiye’nin bu şirketler aracılığıyla kendi teknolojisini üretme kararlılığı, dışa bağımlılığı minimize eden stratejik bir hamle olarak öne çıkıyor.
Yatırımın Yarısından Fazlası Savunmadan
TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN, HAVELSAN ve TEI’nin toplam Ar-Ge harcaması 150 milyar TL barajını aşarak, Türkiye’deki toplam kurumsal Ar-Ge harcamalarının %58’ine denk geldi. Bu durum, radar sistemlerinden insansız hava araçlarına, havacılık motorlarından elektronik harp sistemlerine kadar geniş bir yelpazede yürütülen faaliyetlerin ne denli yüksek bütçeli ve nitelikli olduğunu kanıtlıyor.
Sektördeki bu hareketlilik sadece Ar-Ge ile sınırlı kalmıyor. Finansal okuryazarlık ve kredi kartı limitlerinde yeni dönem gibi ekonomik düzenlemelerin konuşulduğu bu dönemde, savunma sanayii ihracat performansı ile de dikkat çekiyor. “Ar-Ge Ürünleriyle En Fazla İhracat Gerçekleştiren İlk 100” kategorisinde, savunma sanayii 245,1 milyar TL’lik pay ile ihracatın motoru haline geldi.
İhracatta Savunma Sanayii Etkisi
Ar-Ge faaliyetlerinin ticari başarıya dönüşmesi, Türkiye’nin ihracat sepetinin değerini de artırıyor. TUSAŞ’ın faydalı model tescillerindeki liderliği ve ASELSAN’ın patent sayısındaki yükselişi, sadece birer istatistik değil, aynı zamanda küresel pazarlarda Türk mühendisliğinin ulaştığı seviyeyi gösteriyor. Küresel tedarik zincirleri yeniden şekillenirken, Türkiye’nin yüksek teknoloji ürünleriyle bu zincirde kendine daha güçlü bir yer açtığı görülüyor.



