⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 434
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 09:22
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İsrail’e yönelik yeni yaptırım kararını açıklamadan önce ABD Başkanı Donald Trump ile görüşerek onay aldı.
- Beyaz Saray, büyükelçi Mike Huckabee’nin yaptırımları eleştiren açıklamalarından resmi olarak mesafe koyarak, Netanyahu hükümetinin politikalarına dair endişelerini koruduğunu belirtti.
- Batılı ülkeler, İsrail’in tartışmalı E1 projesine ve Batı Şeria’daki yasa dışı yerleşim faaliyetlerine karşı yaptırım paketini devreye soktu.
İsrail ve Batılı müttefikler arasındaki gerilim, İngiltere öncülüğünde alınan yeni yaptırım kararlarıyla zirve noktasına ulaştı. İsrail merkezli Kanal 12’nin ulaştığı bilgilere göre, İngiltere Başbakanı Andy Burnham, yaptırım paketini kamuoyuna duyurmadan önce ABD Başkanı Donald Trump ile kritik bir görüşme gerçekleştirdi. İddiaya göre, Trump bu süreçte herhangi bir itirazda bulunmayarak İngiltere’nin hamlesine karşı sessiz kalmayı tercih etti.
Beyaz Saray’da Çatlak: Büyükelçi ile Resmi Politika Farklı mı?
Diplomatik arenada sular durulmazken, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İngiltere’ye yönelik “mantık dışı ve ayrımcı” çıkışı büyük yankı uyandırdı. Ancak Beyaz Saray’dan gelen yanıt, Washington’ın resmi tutumunu netleştirdi. Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Huckabee’nin ifadelerinin ne Beyaz Saray ne de Dışişleri Bakanlığı ile koordine edilmediğini vurgulayarak, büyükelçinin açıklamalarını kişisel bir görüş olarak nitelendirdi. Bu durum, Hizbullah’ın 8 milyonluk ismi gibi bölgesel krizlerin gölgesinde, ABD’nin Netanyahu hükümetine karşı yürüttüğü dengeli ve temkinli politikanın bir yansıması olarak görülüyor.
E1 Projesi: Filistin’in Toprak Bütünlüğüne Vurulan Darbe
Uluslararası toplumun tepkisini çeken bu yaptırım dalgasının temelinde, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’da uygulamaya koyduğu yasa dışı E1 projesi yer alıyor. Kudüs ile Batı Şeria arasındaki coğrafi bağı kopararak gelecekteki bir Filistin devletinin kurulmasını imkansız kılan bu proje, hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimler tarafından uzun süredir “kırmızı çizgi” olarak görülüyordu. Netanyahu’nun 2025 yılında onayladığı bu proje, sadece Almanya’da AfD şoku gibi siyasi çalkantılarla meşgul olan Avrupa’yı değil, aynı zamanda Ortadoğu’nun geleceğini de doğrudan tehdit ediyor.
Yaptırım Paketinde Hangi Ülkeler Var?
İngiltere’nin başını çektiği yaptırım girişimi, yasa dışı yerleşimlerden gelen ürünlerin ticaretine kısıtlama getirmeyi hedefliyor. Kanada, Danimarka, Finlandiya, Fransa, İzlanda, İrlanda, Norveç, Polonya, Portekiz, İspanya ve İsveç gibi ülkelerin de dahil olduğu bu geniş blok, İsrail hükümetinin yerleşim politikalarını “uluslararası hukuka aykırı” olarak nitelendiriyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun konuya ilişkin soruları yanıtlarken sergilediği kaçıngan tavır, Washington’ın İsrail’e yönelik geleneksel desteğini, bölgedeki stratejik çıkarlarıyla yeniden harmanladığını gösteriyor.
Önümüzdeki günlerde İsrail’in bu yaptırımlara karşı nasıl bir diplomatik manevra yapacağı ve Beyaz Saray’ın Netanyahu üzerindeki baskısını artırıp artırmayacağı merak konusu. Görünüşe göre, İstanbul’da TOKİ’den 1.071 kiralık sosyal konut gibi yerel meselelerin ötesinde, dünya genelinde jeopolitik dengeler oldukça hassas bir süreçten geçiyor.



