⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 395
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 09:43
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İngiltere Başbakanı Andy Burnham, İsrail’in yasa dışı yerleşimlerine yönelik yaptırım kararı öncesinde ABD Başkanı Trump ile görüşerek onay aldı.
- Beyaz Saray, büyükelçi Mike Huckabee’nin aksine yaptırımlara karşı çıkmayarak Netanyahu hükümetinin E1 projesine yönelik tepkisini ortaya koydu.
- ABD yönetimi, İsrail’in Batı Şeria’yı ikiye bölen yerleşim planlarından duyduğu rahatsızlığı diplomatik yollarla ifade etmeye devam ediyor.
Dünya siyasetinde dengeler yeniden kurulurken, ABD ve İsrail ilişkilerinde beklenmedik bir kırılma yaşanıyor. İsrail merkezli Kanal 12 televizyonunun ulaştığı bilgilere göre, İngiltere Başbakanı Andy Burnham’ın işgal altındaki Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşimlere yönelik yaptırım kararı, ABD Başkanı Donald Trump tarafından engellenmedi. Kararın açıklanmasından önce Trump ile görüşen Burnham, Washington’dan herhangi bir itirazla karşılaşmadı.
Beyaz Saray’dan Netanyahu’ya “Sessiz” Mesaj
Diplomatik kaynaklar, ABD yönetiminin bu tutumunu, Binyamin Netanyahu hükümetinin işgal altındaki Batı Şeria politikalarına karşı duyulan ciddi rahatsızlığın bir göstergesi olarak yorumluyor. Özellikle Trump’ın Almanya’ya mesaj göndererek Avrupa siyasetindeki etkisini artırdığı bir dönemde, İngiltere’nin bu hamlesine “yeşil ışık” yakması, Netanyahu üzerindeki baskının arttığını kanıtlıyor. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun konuya ilişkin soruları yanıtlarken kararı kınamaktan kaçınması da Beyaz Saray’ın yeni stratejisinin bir parçası olarak değerlendiriliyor.
Büyükelçi Huckabee ile Beyaz Saray Arasında Çatlak
Öte yandan, ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee’nin İngiltere’nin kararını “Yahudi halkına karşı ayrımcılık” olarak nitelendirmesi, Beyaz Saray’da rahatsızlık yarattı. Üst düzey bir Beyaz Saray yetkilisi, Huckabee’nin açıklamalarının resmi Washington politikasıyla koordine edilmediğini belirterek, büyükelçiyle aralarına mesafe koydu. Bu durum, Trump’tan 11 Eylül çıkışı sonrası artan siyasi gerilimin dış politikaya yansıması olarak görülüyor.
E1 Projesi ve Diplomatik Misilleme
İngiltere öncülüğünde Kanada, Danimarka, İspanya ve İsveç gibi ülkelerin de dahil olduğu geniş bir koalisyonun yaptırım kararı, doğrudan Netanyahu’nun “E1 Projesi”ne odaklanıyor. Filistin Devleti’nin toprak bütünlüğünü imkansız kılacak olan bu yasa dışı yerleşim planı, geçmişten bu yana hem Cumhuriyetçi hem de Demokrat yönetimlerin karşı çıktığı bir konu. Netanyahu’nun Eylül 2025’te Trump görevdeyken onayladığı bu proje, şu anki yaptırım dalgasının ana tetikleyicisi konumunda.
İsrail yönetimi, İngiltere’nin bu kararını sert dille eleştirerek İngiliz konsolosluğunun kapatılmasını dahi gündeme getirdi. Ancak Washington’un sessizliği, İsrail’in yalnızlaşma ihtimalini güçlendiriyor. Rusya ve Çin’den Kuzey Kore’ye 78. yıl mesajı ile küresel bloğun yeniden şekillendiği bu süreçte, ABD’nin İsrail üzerindeki geleneksel korumacı tavrının esnemesi, Orta Doğu jeopolitiğinde yeni bir dönemin habercisi olabilir.



