⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 399
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 09:40
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- ABD Başkanı Donald Trump, Kanada menşeli alkollü içeceklerin ithalatını yasaklayarak ve çeşitli ürünlere yüzde 50 ek vergi getirerek ticaret savaşını tırmandırdı.
- Kanada Başbakanı Mark Carney, bu hamlelere rağmen ekonomik bağımsızlık stratejisinden vazgeçmeyeceklerini belirterek karara sert tepki gösterdi.
- Yeni gümrük vergileri ve yasaklar 15 Eylül ile 29 Eylül tarihlerinde kademeli olarak yürürlüğe girecek; ABD ayrıca Kanada şirketlerini devlet ihalelerinden men etmeye hazırlanıyor.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı Donald Trump, Kuzey komşusu Kanada ile olan ekonomik gerilimi yeni bir seviyeye taşıdı. Salı günü yayımlanan başkanlık kararnameleriyle birlikte, Kanada’dan gelen birçok ürüne ağır yaptırımlar getiren Washington, ticaret savaşında geri adım atmayacağının sinyalini verdi. Bu süreç, sadece iki ülkeyi değil, küresel tedarik zincirini de derinden etkileyecek gibi görünüyor.
Ticaret Savaşında Yeni Cephe: Alkol ve Sanayi Ürünleri
Trump yönetimi tarafından alınan kararlar kapsamında, 15 Eylül tarihinden itibaren yataklardan motorlu teknelere ve golf arabalarına kadar uzanan geniş bir yelpazedeki Kanada ürünlerine yüzde 50 oranında ek gümrük vergisi uygulanacak. Ancak yaptırımlar bununla sınırlı kalmadı; 29 Eylül itibarıyla Kanada menşeli alkollü içeceklerin ve peynir altı suyu gibi belirli süt ürünlerinin ABD’ye girişi tamamen yasaklanacak.
Ekonomik piyasalar bu hamlelerle sarsılırken, uzmanlar küresel piyasalardaki belirsizliğin daha da artmasından endişe ediyor. Trump’ın alışılmışın dışındaki ticaret politikaları, daha önce Trump’tan 11 Eylül çıkışı gibi tartışmalarla da gündeme gelmişti.
Kanada’dan “Bedeli Olacak” Yanıtı
Kanada Başbakanı Mark Carney, ABD’nin hamlelerine karşı sessiz kalmadı. Yayınladığı bir video mesajında, ekonomik bağların gevşetilmesinin bir maliyeti olacağını kabul eden Carney, “Bu rota değişikliğinin bir bedeli var. Ancak yerinde saymanın maliyeti çok daha yüksek,” ifadelerini kullandı. Kanada hükümeti, ABD’nin çelik ve alüminyum vergilerine karşı 27,6 milyar Kanada doları değerinde misilleme tarifelerini devreye soktu bile.
Devlet İhaleleri ve Ambargo Tehlikesi
Ticaret savaşının bir diğer boyutu ise kamu alımları oldu. Trump, yetkililere Genel Hizmetler İdaresi (GSA) bünyesindeki 50 milyar dolarlık sözleşme havuzundan Kanada menşeli ürünlerin tamamen çıkarılması talimatını verdi. Bu hamle, sadece mal ticaretini değil, Kanada merkezli şirketlerin ABD federal hükümetiyle olan tüm ticari ilişkilerini askıya almayı hedefliyor. Hatırlatmak gerekirse, günlük hayattaki Trump’ın fast food tutkusu gibi kişisel tercihlerinden ziyade, bu tür radikal ekonomik kararlar uluslararası arenada çok daha büyük yankı uyandırıyor.
Kanada’nın uçak üreticisi Bombardier Aviation’ın da benzer baskılarla karşı karşıya kalması, iki ülke arasındaki “ticaret köprülerinin” ne kadar hızlı yıkılabileceğini gözler önüne seriyor. Taraflar arasındaki anlaşmazlığın yakın zamanda yatışacağına dair bir işaret ise henüz görünmüyor.


