⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 415
🕐 Son Güncelleme: 09.09.2026 12:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yemen hükümetine bağlı ordu birlikleri ve yerel aşiretler, ülkenin batısında İran destekli Husilerin işgal ettiği bölgelere karşı kapsamlı bir kara harekatı başlattı.
- Operasyon kapsamında ordu güçlerinin başkent Sana’ya doğru hızla ilerlediği ve Arap Koalisyonu’ndan stratejik destek aldığı bildirildi.
- Yemen hükümeti, bu harekatla İran’ın bölgedeki nüfuzunu kırmayı ve “Şii Hilali” olarak adlandırılan stratejik hattı tamamen dağıtmayı hedefliyor.
Yemen’de uzun süredir devam eden iç savaşta dengeler bir kez daha değişiyor. Yemen ordusu ve orduya destek veren aşiret güçleri, ülkenin batısını işgal altında tutan İran destekli Husilere karşı başlattığı kapsamlı kara harekatıyla sahada kontrolü ele almaya başladı. Operasyonun merkezinde, Husilerin kalesi konumundaki başkent Sana’ya ulaşmak ve bölgedeki İran etkisini tamamen tasfiye etmek yer alıyor.
“Yemen’de Hiçbir İran Uşağı Kalmayacak”
Operasyonun başında ordu mensupları tarafından paylaşılan video görüntülerinde, askerlerin kararlılığı dikkat çekiyor. Bir ordu yetkilisinin “Yemen’de hiçbir İran uşağı kalmayacak” sözleri, hükümetin bu harekatı sadece askeri bir zorunluluk değil, aynı zamanda bir bağımsızlık mücadelesi olarak gördüğünü kanıtlıyor. Bu kritik süreçte, Suudi Arabistan Veliaht Prensi Muhammed bin Selman liderliğindeki Arap Koalisyonu’nun sağladığı lojistik ve hava desteği, Yemen ordusunun ilerleyişini hızlandıran en önemli faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.
Bölgesel Dengeler ve Şii Hilali’nin Sonu
Yemen’deki bu askeri hareketlilik, sadece yerel bir çatışma olmanın ötesinde, Orta Doğu genelindeki jeopolitik dengeleri de kökten sarsıyor. Husilerin sindirilmesi, İran’ın bölgede “Şii Hilali” olarak tanımladığı nüfuz hattının büyük ölçüde dağılması anlamına geliyor. Benzer bir hareketliliğin Lübnan’da Hizbullah milislerine karşı da yaşanması, bölgedeki İran güdümlü grupların eş zamanlı bir baskı altına girdiğini gösteriyor. Diğer yandan, bölgedeki insani krizler ve çatışmalar devam ederken, Gazze’de eğitim yıkıma rağmen başlıyor haberinde olduğu gibi, sivil halkın hayata tutunma çabaları da dikkatlerden kaçmıyor.
Saha kaynaklarından gelen bilgilere göre, çatışmaların şiddeti her saat artarken, harita üzerinde “yeşillenme” olarak tabir edilen hükümet hakimiyetindeki alanlar hızla genişliyor. Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise savaşın ilk dönemlerinde hükümet yanlısı bir tutum sergilemiş olsa da, şu an Yemen’in güneyindeki ayrılıkçı grupları destekleyerek denklemde üçüncü bir taraf olarak kalmayı tercih ediyor.
Savaşın Gölgesinde Bölgesel Gelişmeler
Ortadoğu’nun genelinde yaşanan bu hareketlilik, sadece askeri değil, siyasi ve sosyal anlamda da büyük bir kırılmaya işaret ediyor. Bölgedeki diğer çatışma bölgelerinde de benzer krizler yaşanıyor; örneğin İdlib’de şiddetli patlama: savaş kalıntıları deposunda 4 can kaybı yaşanması, Orta Doğu’nun genelindeki istikrarsızlığın ne denli derin olduğunu gözler önüne seriyor.
Yemen ordusunun stratejik ilerleyişi, önümüzdeki günlerde başkent Sana’nın kaderini belirleyecek. Uluslararası toplum ise bu ani askeri hamlenin, bölgedeki barış sürecine mi yoksa daha geniş kapsamlı bir çatışmaya mı evrileceğini yakından takip ediyor.



