⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 419
🕐 Son Güncelleme: 10.09.2026 12:39
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Antalya’nın Korkuteli ilçesinde 65 yaşındaki Hatice Temel, ziyaret ettiği evde maruz kaldığı saldırı sonucu hayatını kaybetti.
- Adli Tıp Kurumu raporu, sanığın gerçekleştirdiği cinsel saldırı ve darp eyleminin yarattığı stresin, Temel’in kronik kalp rahatsızlığını tetikleyerek ölüme yol açtığını doğruladı.
- Sanık Ş.E. suçlamaları reddetse de dosyaya giren DNA bulguları ve tanık ifadeleri davanın seyrini değiştirirken, savcılık mütalaasını sundu.
Antalya’nın Korkuteli ilçesi Avdan Mahallesi’nde yaşanan ve toplumda infial yaratan olay, yargı sürecinde kritik bir aşamaya geldi. 10 Kasım 2023 tarihinde meydana gelen olayda, 65 yaşındaki Hatice Temel, arkadaşını ziyaret etmek için girdiği evde hunharca bir saldırıya uğradı. Olayın ardından başlatılan soruşturma, Türkiye’nin gündemine oturan bir cinsel saldırı ve ölüm davasına dönüştü.
Olayın Gelişimi: Bir Ziyaret Trajediye Dönüştü
İddianameye göre, hayvanlarını otlattıktan sonra evine dönen Hatice Temel, yol üzerindeki Ş.E.’nin evine, ameliyat olan bir yakınını ziyaret etmek amacıyla girdi. Ancak evde yalnız olan Ş.E.’nin, Temel’e yönelik nitelikli cinsel saldırıda bulunduğu ve direnen kadını acımasızca darp ettiği öne sürüldü. Olayın hemen ardından çevredekiler tarafından fark edilen durum, ağır bir trajediyle sonuçlandı.
Sanık Ş.E.’nin, olay yerinden ayrıldıktan sonra karşılaştığı bir vatandaşa “Vurdum kafasına, öldürdüm” şeklinde beyanda bulunduğu tutanaklara geçti. Bu itiraf niteliğindeki sözler, davanın en önemli delillerinden biri olarak dosyada yer aldı. Gündemdeki bu tür sarsıcı olaylar, kamuoyunda şiddet olaylarına karşı alınan önlemler konusunda ciddi tartışmaları da beraberinde getiriyor.
Adli Tıp Raporu Neden-Sonuç İlişkisini Kanıtladı
Davanın seyrini belirleyen en önemli gelişme, Adli Tıp Kurumu’ndan gelen rapor oldu. Raporda, Hatice Temel’in vücudundaki yaralanmaların doğrudan tek başına öldürücü nitelikte olmadığı, ancak maruz kaldığı cinsel saldırı ve darp esnasındaki aşırı efor ve stresin, Temel’in mevcut kronik kalp-damar hastalığını tetiklediği vurgulandı. Bu durum, ölümün doğrudan saldırı ile bağlantılı olduğunu kanıtladı.
Öte yandan, Türkiye gündeminin yoğunluğu içinde asayiş olayları ve operasyonlar yakından takip edilmeye devam ediyor. Hatice Temel davası, yaşlılara yönelik şiddetin boyutlarını gözler önüne sermesi açısından büyük önem taşıyor.
Sanığın İfadeleri ve Çelişkiler
Yaklaşık bir yıldır tutuklu bulunan 71 yaşındaki sanık Ş.E., mahkemedeki savunmasında suçlamaları reddetti. Temel’i tanımadığını, aralarında hiçbir husumet bulunmadığını iddia eden sanık, sadece yanağına iki kez vurduğunu öne sürdü. Ancak olay mahallinden alınan DNA örneklerinin sanıkla tam uyumlu çıkması, savunmanın inandırıcılığını tamamen ortadan kaldırdı. Savcılık, hazırladığı mütalaada sanığın en ağır şekilde cezalandırılmasını talep etti.
Teknoloji dünyasındaki gelişmelerden, dijital güvenlik önlemleri gibi modern çağın getirdiği yeniliklerin gölgesinde, bu tür vicdan yaralayıcı adli vakalar toplumun adalet beklentisini canlı tutuyor.



