⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 424
🕐 Son Güncelleme: 10.09.2026 17:09
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Belarus vatandaşı iki kişi, Litvanya merkezli bir şirket aracılığıyla Rusya ve Belarus askeri sanayisiyle bağlarını gizleyerek AB’den yüksek hassasiyetli uydu navigasyon fonu almakla suçlandı.
- Avrupa Kamu Savcılığı (EPPO) soruşturmasında sanıklar suçlamaları kabul etti; haksız yere alınan 447 bin 272 euro tutarındaki AB fonu tamamen geri ödendi.
- Litvanya istihbarat raporlarında da adı geçen şirketin, Galileo uydu navigasyon sisteminin hassas tarım uygulamaları için geliştirilen projesinde sahte beyanda bulunduğu kesinleşti.
Avrupa Birliği (AB) genelinde yankı uyandıran büyük bir dolandırıcılık davasında sona gelindi. Belarus vatandaşı iki kişi, Litvanya merkezli bir şirket üzerinden yürüttükleri operasyonlarla, Rusya ve Belarus askeri sanayisiyle olan bağlarını bilinçli bir şekilde gizleyerek Avrupa Birliği’nden yüksek hassasiyetli uydu navigasyon teknolojisi geliştirmek amacıyla yüz binlerce euro fon temin ettikleri gerekçesiyle mahkum edildi. Küresel çapta teknoloji ve savunma sanayisini yakından ilgilendiren bu skandal, uluslararası fon denetim mekanizmalarındaki zaafları bir kez daha gözler önüne serdi.
Avrupa Kamu Savcılığı’ndan Kritik Müdahale
Avrupa Kamu Savcılığı (EPPO) tarafından yürütülen kapsamlı soruşturma, Avrupa Birliği Uzay Programı Ajansı (EUSPA) yönetimindeki projeleri mercek altına aldı. Soruşturma dosyasında yer alan bilgilere göre, söz konusu şirket tarım makinelerinin yönlendirilmesi ve hassas tarım uygulamalarında kullanılmak üzere profesyonel uydu navigasyon alıcıları geliştirme bahanesiyle AB’den hibe desteği talep etti. Benzer şekilde, küresel ölçekte yürütülen teknolojik projelerde veya stratejik alanlardaki hamlelerde yaşanan bu tür güvenlik açıkıkları, dünyada geniş yankı uyandırıyor. Tıpkı Türkiye’den dev yapay zeka ve bulut teknolojileri hamlesi! haberinde olduğu gibi, stratejik teknolojilerin korunması ve güvenliği devletler için artık birinci öncelik haline gelmiş durumda.
Şeref Beyanı Yalanı ve Askeri Bağlantılar
Fonların serbest bırakılması ve şirkete aktarılması için AB yasaları gereği, yaptırım uygulanan kişi veya kuruluşlarla hiçbir bağın bulunmadığına dair resmi bir “şeref beyanı” sunulması zorunluydu. Ancak yürütülen adli soruşturma neticesinde, sanıkların bu belgede tamamen gerçeğe aykırı beyanlarda bulunduğu netlik kazandı. Şirketin resmi ortaklık yapısında kağıt üzerinde bazı değişiklikler yapılsa da, Belaruslu iki şahsın şirketi fiilen kontrol etmeye devam ettiği ve Rusya-Belarus askeri endüstri kompleksleriyle sıkı iş birliklerinin sürdüğü tespit edildi.
Savcılık makamının yürüttüğü süreç sonucunda sanıklar suçlamaları kabul etmek zorunda kaldı. Mahkeme tarafından ilgili şahıslara para cezası verilirken, şirket bünyesine aktarılan 447 bin 272 euro değerindeki AB fonu da eksiksiz bir şekilde kuruma iade edildi. Normal şartlarda projenin tamamlanması halinde şirkete ödenmesi öngörülen toplam desteğin 745 bin 453,67 euroyu bulduğu, ancak bu operasyon sayesinde büyük bir kamu zararının son anda engellendiği bildirildi.
Litvanya İstihbaratının Raporları Doğrulandı
Olayın arka planında Litvanya Devlet Güvenlik Departmanı (VSD) tarafından daha önce kamuoyuyla paylaşılan istihbarat raporlarının büyük payı olduğu ortaya çıktı. Litvanya istihbaratı, söz konusu teknoloji firmasının Rus ve Belarus askeri güçleriyle bağlantılı aktörlerin Avrupa pazarında yasal faaliyet yürütmek amacıyla kurduğu paravan yapılardan biri olduğunu raporlamıştı. Savcılık ve istihbarat birimlerinin ortak çalışması, Avrupa’nın kritik altyapı projelerinin dolaylı yollardan nasıl hedef alınabileceğini gözler önüne sererken, gelecekteki hibeler için denetimlerin katlanarak artacağı sinyalini verdi.



