Dünya

Suriye’de Yıkıntıların Arasında Yeşeren Umut: Zeydan’ın Bahçesi

Suriye'deki savaşta ailesini kaybeden Muhammed Zeydan, Şam'da yıkılan evinin avlusunu bitkilerle yeşerterek acısını dindirmeye ve hatıraları yaşatmaya çalışıyor.

OKUMA AYARLARI
Suriye’de Yıkıntıların Arasında Yeşeren Umut: Zeydan’ın Bahçesi
Suriye’de Yıkıntıların Arasında Yeşeren Umut: Zeydan’ın Bahçesi
📍 Konum: Şam, Suriye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 10.09.2026 10:19

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Suriye’nin başkenti Şam’daki Cobar mahallesinde yaşayan Muhammed Zeydan, savaşta evini ve ailesini kaybetmenin derin acısıyla mücadele ediyor.
  • 2012 yılında oğlu alıkonulan ve eşini kalp krizinden kaybeden Zeydan, yıkılan evinin avlusunu nane, biber ve incir gibi bitkilerle donatarak hayata tutunuyor.
  • Zeydan, kurduğu küçük bahçeyi savaşın yıkıcı etkilerini hafifletmek, oğlu ve eşinin anısını yaşatmak için bir terapi yöntemi olarak görüyor.

Suriye’deki iç savaşın en ağır bedellerinden birini ödeyen Şam’ın Cobar mahallesi, bugün hala yıkımın ve hüznün izlerini taşıyor. Bir zamanlar protestoların merkezi olan bu bölge, devrik rejim döneminde yerle bir edilen yerleşim yerlerinden biri oldu. Bu yıkıntıların arasında, hayatını kaybeden ailesinin anısını yaşatmaya çalışan Muhammed Zeydan, savaşın soğuk yüzüne karşı yeşili ve yaşamı savunuyor.

Savaşın Gölgesinde Kaybolan Hayatlar

Muhammed Zeydan’ın dramı, 2012 yılında oğlunun devrik rejim güçleri tarafından alıkonulmasıyla başladı. Dört çocuk babası olan oğlu Semir Zeydan’dan bir daha haber alamayan aile, yıllarca Sednaya Hapishanesi dahil birçok merkezde evlatlarının izini sürdü. Ancak rejim devrildikten sonra gelen haber, ailenin umutlarını yıktı. Oğlunun hayatını kaybettiğini öğrenen Zeydan’ın eşi, bu büyük acıya dayanamayarak kalp krizi sonucu yaşamını yitirdi.

Zeydan, evinin üzerlerine çöktüğü o karanlık günleri hatırlarken, bugün hala enkazın arasında bulduğu bazı ev eşyalarını hatıra olarak sakladığını belirtiyor. Tıpkı tıpkı İstanbul metrosunda rekor yolcu sayısına ulaşılması gibi, hayatın da kendi içinde bir ritmi ve direnci olduğunu vurgulayan Zeydan, acılarını dindirmek için farklı bir yol seçti.

Yıkıntılar Arasında Bir Yaşam Alanı

Eşinden yadigâr kalan ve şarapnelle delinmiş bir tencereyi saksı olarak kullanan Zeydan, evinin avlusunu; nane, patlıcan, biber, soğan, kişniş, incir ve zeytin ağaçlarıyla donattı. Bu küçük bahçe, onun için sadece bir gıda kaynağı değil, aynı zamanda hayata tutunma biçimi.

Zeydan, bahçesindeki değişimi şöyle özetliyor: “Bu ekim, yıkıntı görüntüsünü biraz olsun değiştiriyor. Bu yeşilliklerle insanın içi açılıyor. Yolların yeniden işler hale geldiğini, insanların çalıştığını görmek bana psikolojik olarak iyi geliyor.” Tıpkı iş dünyasındaki dijital dönüşümün toplumsal gelişimi tetiklemesi gibi, Zeydan da kendi küçük dünyasında yeşil bir dönüşüm yaratarak umudu yeniden yeşertiyor.

Hatıraları Yaşatmanın Bir Yolu

Zeydan, yetiştirdiği bitkilerin eşinin ve oğlunun çok sevdiği türler olduğunu belirtiyor. “Onlar için ekmeye devam ediyoruz” diyen Zeydan, savaşın getirdiği yıkıma rağmen toprağa duyduğu bağlılığı şu sözlerle ifade ediyor: “Sadece görüntüyü değiştirmek için uğraşıyoruz. Bazen ürünlerinden yiyoruz, bazen sadece suluyoruz; bu döngü bana huzur veriyor.”

Bugün Cobar mahallesindeki evinde tek başına yaşayan Zeydan, geleceğe dair umudunu yitirmediğini, savaşın bıraktığı derin yaraları ancak sevgi ve toprağa olan bağlılık ile sarabileceğine inanıyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Yapımcı: eritir.com.tr