⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 373
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 11:00
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, Ankara’da yaptığı açıklamada partisinin cumhurbaşkanlığı seçim stratejisini netleştirdi.
- Kaya, tek başına aday belirlemenin rejimi değiştirmek için yeterli olmadığını savunarak, muhalefetle “ortak aday” vurgusu yaptı.
- Adaylık sürecinin parti içi kurultay iradesiyle şekilleneceği ve demokratik süreçlerin işletileceği belirtildi.
Ankara’da gazetecilerle bir araya gelen CHP Eğitim Politikalarından Sorumlu Genel Başkan Yardımcısı Yıldırım Kaya, yaklaşan cumhurbaşkanlığı seçimleri ve muhalefetin yol haritasına dair önemli değerlendirmelerde bulundu. Kaya, CHP’nin tek başına bir aday belirleyerek seçime gitme stratejisi yerine, “ortak akıl” ve “ortak aday” formülünü benimseyeceğini ifade etti.
Güçlendirilmiş Parlamenter Sistem Hedefi
Kaya, konuşmasında CHP’nin temel iddiasının güçlendirilmiş parlamenter sisteme geri dönmek olduğunu bir kez daha yineledi. Mevcut sistemin yarattığı sorunların ancak toplumsal mutabakatla aşılabileceğini belirten Kaya, “CHP ya da bir başka parti, tek başına kendi adayını belirleyerek bu rejimi değiştiremez. Yüzde 50+1 barajını aşabilmek için rejimin değişmesini isteyen tüm muhalefet cephesiyle ortak hareket etmek zorundayız” dedi.
Ortak Aday ve Kolektif Yönetim Vurgusu
Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde tek başına hareket etmenin, “tek adam” yönetimine karşı verilen mücadeleyle çelişeceğini savunan Kaya, şunları ekledi: “Tek başınıza kazansanız bile tek başınıza yönetmek yerine, birlikte yönetimi esas almalıyız. CHP, sorunları öne çıkararak toplumu ve muhalefeti ortak bir hedefe yönlendirecektir.”
Siyasi gündemdeki yoğun tartışmalar arasında, İmamoğlu’nun yargı süreci gibi toplumsal muhalefeti yakından ilgilendiren konular, CHP’nin stratejisinde belirleyici rol oynuyor. Kaya’nın açıklamaları, partinin sadece seçim gününü değil, seçim sonrası yönetimi de kapsayan bir “uzlaşı” kültürü inşa etmek istediğini gösteriyor.
Kurultay İradesi Belirleyici Olacak
Adaylık tartışmalarının partinin iç işleyişine nasıl yansıyacağı sorusuna yanıt veren Kaya, süreci “kurultay iradesi” ile tanımladı. Hiç kimsenin kurultay delegeleri ve örgüt iradesi oluşmadan “adayım” demesinin doğru olmadığını ifade eden Kaya, “Kurultay delegesi ortaya çıkmadan hiç kimse ‘Ben adayım’ demez. Önce irade ortaya çıkar, sonra adaylar kendisini örgüte anlatır” ifadelerini kullandı.
Öte yandan ülkede piyasa beklentileri ve ekonomik veriler, seçmenlerin oy tercihlerini doğrudan etkiliyor. Kaya, bu ekonomik gerçekliğin muhalefet bloğunu ortak paydada buluşturmak için en büyük motivasyon kaynağı olduğunu vurguladı.
CHP’nin bu stratejisi, önümüzdeki günlerde muhalefet kulislerinde nasıl yankılanacak ve diğer ittifak ortakları bu çağrıya nasıl yanıt verecek, merakla bekleniyor. Görünüşe göre CHP, seçim sürecini sadece bir isim tartışması olmaktan çıkarıp, bir “rejim ve yönetim modeli” tartışmasına dönüştürmeyi hedefliyor.



