⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 529
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 07:28
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP Niğde Milletvekili Ömer Fethi Gürer, tarım sektörünün bankacılık sektörüne olan toplam kredi borcunun Temmuz 2026 itibarıyla 1 trilyon 492 milyar 28 milyon liraya ulaştığını duyurdu.
- Yıl boyunca yüksek rekolte ve verim elde edilmesine karşın, ürün alım fiyatlarının düşük kalması üreticilerin maliyetlerini karşılayamamasına ve borç yükünün derinleşmesine yol açtı.
- Tarımsal kredi borçları sadece son bir yılda yüzde 38 (411 milyar TL), son 20 yıllık periyotta ise yaklaşık 230 kat artış gösterdi.
Türkiye’de tarım sektörü, yüksek üretim hacmine rağmen tarihinin en ağır finansal krizlerinden biriyle karşı karşıya. CHP Niğde Milletvekili ve TBMM Tarım, Orman ve Köyişleri Komisyonu Üyesi Ömer Fethi Gürer, üreticilerin katlanarak büyüyen finansal krizine ilişkin çarpıcı veriler paylaştı. Tarlalarda verim ve rekolte artışı yaşanmasına rağmen, ürünlerin değerinde satılamaması nedeniyle borç sarmalına giren çiftçinin banka borcu rekor seviyeye fırladı.
Rekolte Artışı Çiftçinin Derdine Derman Olmadı
2026 yılı tarımsal üretim döneminde berekete rağmen beklenen finansal rahatlamanın sağlanamadığını vurgulayan Gürer, üreticinin emeğinin karşılığını alamadığını belirtti. Mahsulün bol olduğu dönemlerde çiftçinin geçmiş borçlarını kapatma umudu taşıdığını ancak tablo ile beklentilerin uyuşmadığını ifade eden CHP’li vekil, piyasadaki dengesizliğe dikkat çekti.
Üzüm, limon, fındık, buğday, mercimek, çay, nohut ve domates gibi stratejik ürünlerde uygulanan alım fiyatlarının maliyetlerin altında kaldığını belirten Gürer, şu ifadeleri kullandı:
“2026 yılında geçtiğimiz yıla oranla verimde de rekoltede de artış gerçekleşti. Üretici, mahsulü bol olunca daha önceki yıllarda oluşan borçlarını da kapatacağını düşünüyordu. Ama öyle olmadı. Farklı ürün gruplarında üretici beklediği gelire sahip olamadı. Bunun doğal yansıması olarak borç ödemede yaşanan sorunlar ciddi oranda arttı.”
20 Yılda 230 Katlık Devasa Artış
Bankacılık verileri üzerinden tarım sektörünün finansal yapısını analiz eden Ömer Fethi Gürer, borç yükünün yıllar içindeki ivmesini rakamlarla gözler önüne serdi. 2006 yılında tarım sektörünün bankalara olan toplam kredi borcu 6 milyar 475 milyon lira seviyesindeyken, Temmuz 2026 itibarıyla bu miktar 1 trilyon 492 milyar 28 milyon liraya yükseldi. Bu durum, yaklaşık 20 yıllık süre zarfında borcun 230 kat arttığını açıkça kanıtlıyor.
Finans sektöründeki bu devasa sıkılaşma ve borç yükü, genel ekonomik göstergeleri de doğrudan etkiliyor. Tüketicilerin ve üreticilerin finansmana erişimde yaşadığı zorluklar tartışılırken, bireysel tarafta da bankacılık sektöründen yanıt bekleyen kritik finansal düzenlemeler yakından takip ediliyor.
Son Bir Yılda Borç %38 Büyüdü
Borçlanma hızının özellikle son yıllarda kontrol edilemez bir boyuta ulaştığına değinen Gürer, dönemsel borç verilerini şu şekilde sıraladı:
- Temmuz 2022: 233 milyar 33 milyon TL
- Temmuz 2023: 487 milyar 45 milyon TL
- Temmuz 2024: 714 milyar 981 milyon TL
- Temmuz 2025: 1 trilyon 81 milyar 39 milyon TL
- Temmuz 2026: 1 trilyon 492 milyar 28 milyon TL
Sadece son bir yıllık zaman diliminde üreticinin borç yüküne 411 milyar 249 milyon lira daha eklendiğini vurgulayan Ömer Fethi Gürer, yıllık artış oranının yüzde 38 olduğunu, son dört yılda ise borcun 6,4 katına çıktığını belirtti. Küresel piyasalardaki gelişmeler ve piyasa dengeleri ve enflasyon verileri sebebiyle yükselen girdi maliyetlerinin altını çizen Gürer, borçsuz çiftçinin kalmadığını ve mevcut şartlar altında borçlanmadan tarım yapmanın imkansız hale geldiğini söyledi.
Sektör temsilcileri, tarımsal üretimin sürdürülebilirliği için acil destek paketleri ve borç yapılandırmalarının hayata geçirilmesi gerektiği konusunda birleşiyor. Aksi takdirde, önümüzdeki dönemlerde gıda arz güvenliğinin ve üretici varlığının daha büyük risk altına gireceği öngörülüyor.



