⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 463
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 09:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Diyarbakır’da 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 77 kişinin hayatını kaybettiği Serin-2 Apartmanı’na dair hazırlanan bilirkişi raporu dava dosyasına girdi.
- Uzmanlar, binanın statik projesine aykırı olarak kolon kesildiğini ve beton kalitesinin standartların çok altında olduğunu tespit etti.
- Raporda, binanın yıkılmasında kolon kesen veya buna izin verenlerin doğrudan sorumluluk taşıdığı vurgulandı.
Diyarbakır, 6 Şubat 2023 tarihinde yaşanan ve “asrın felaketi” olarak nitelendirilen Maraş merkezli depremlerin derin izlerini taşımaya devam ediyor. Depremde yıkılan ve 77 vatandaşımızın hayatını kaybettiği, 29 kişinin ise yaralandığı Serin-2 Apartmanı ile ilgili yürütülen hukuk mücadelesinde kritik bir dönemece girildi. Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından talep edilen yeni bilirkişi raporu, facianın ihmal zincirini gözler önüne serdi.
Uzmanlardan “Kolon Kesildi” Tespitli Rapor
Ankara ve Orta Doğu Teknik üniversitelerinden (ODTÜ) oluşturulan 4 kişilik uzman heyet, binanın teknik analizini tamamladı. Hazırlanan raporda en dikkat çekici detay, binanın taşıyıcı sistemine yönelik yapılan müdahaleler oldu. Bilirkişi heyeti, statik projede yer almasına rağmen binanın bir kolonunun sonradan kesildiğini bilimsel verilerle ortaya koydu. Bu durum, binanın deprem anındaki dayanıklılığını tamamen yitirmesine neden olan temel faktörlerden biri olarak değerlendirildi.
Raporda, kolon kesme işlemini gerçekleştiren, bu işleme onay veren veya bu sürece göz yuman kişilerin hukuki sorumluluk taşıdığı net bir şekilde ifade edildi. Öte yandan, fahiş fiyat ve stokçuluğa karşı alınan önlemler gibi toplumsal güvenliği ilgilendiren konularda olduğu gibi, yapı denetim süreçlerinde de tavizsiz bir tutum izlenmesi gerektiği bir kez daha anlaşıldı.
Beton Kalitesi ve Çevresel Etkiler
Bilirkişi heyeti, sadece kolon kesilmesini değil, binanın genel yapısal kusurlarını da masaya yatırdı. Raporda, binanın inşasında kullanılan betonun kalitesinin “ciddi ölçüde yetersiz” olduğu vurgulandı. Ayrıca, statik projede öngörülen donatı detaylarına uyulmadığı, etriye aralıklarının ve kanca detaylarının yürürlükteki yönetmeliklere aykırı olduğu belirlendi.
Binanın yakınında yürütülen yol ve alt geçit çalışmalarının binaya zarar verip vermediği sorusu da raporda yanıt buldu. Heyet, yapılan incelemeler sonucunda, yol yapım çalışmaları, kazı faaliyetleri veya iş makinelerinden kaynaklanan titreşimlerin binanın yıkılmasına yol açacak bir teknik bulguya rastlanmadığını belirtti. Bu tespit, Ticaret Bakanlığı’nın piyasa denetimleri gibi şeffaflık gerektiren süreçlerin, inşaat sektöründe de ne kadar elzem olduğunu kanıtlar nitelikte.
Sorumlular İçin Yargı Süreci Hızlanıyor
Diyarbakır 7. Ağır Ceza Mahkemesi’nde tutuksuz olarak yargılanan 4 sanığın durumu, gelen bu raporla birlikte yeni bir boyut kazandı. Mahkeme heyeti, bilirkişi raporundaki tespitleri delil olarak kabul ederek, ihmali bulunan tüm tarafların cezalandırılması için süreci hızlandırdı. Türkiye genelindeki faili meçhul veya karanlıkta kalan dosyaların aydınlatılması yönündeki kararlılık, Serin-2 Apartmanı davasında da adaletin tecelli etmesi için büyük bir umut kaynağı oluyor.
Adalet arayışındaki mağdur aileler, kolon kesenlerin ve denetim görevini ihmal edenlerin en ağır cezayı almasını bekliyor. Bilirkişi raporu, binanın depreme karşı direncinin, insan eliyle yapılan bu müdahalelerle nasıl yok edildiğini hukuki bir zemine oturtmuş oldu.



