⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 394
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 08:46
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kahramanmaraş’ta 6 Şubat depremlerinde yıkılan ve 35 kişinin ölümüne neden olan Ezgi Apartmanı davasında, kolon kestikleri tespit edilen işletme sahipleri tahliye edildi.
- Sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel, 8’er yıl hapis cezasına çarptırılmalarına rağmen adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.
- Karar, yakınlarını kaybeden aileler ve kamuoyu tarafından büyük tepkiyle karşılanırken, sosyal medyada adaletin tecelli etmediği yönünde yoğun eleştiriler yapıldı.
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat depremlerinin en acı bilançolarından birinin yaşandığı Ezgi Apartmanı davasında, hukuk tarihine geçecek tartışmalı bir karar çıktı. 35 vatandaşın hayatını kaybettiği binanın giriş katındaki pastanede taşıyıcı kolonlara müdahale edildiği teknik raporlarla kanıtlanmasına rağmen, sanıklar Sami Kervancıoğlu ve Mustafa Pekel’in tahliye edilmesi infial yarattı.
Yargı Sürecinde Şok Gelişme: 8 Yıl Hapis ve Tahliye
Mahkeme heyeti, binanın yıkımına sebebiyet veren kolon kesme eylemi nedeniyle yargılanan sanıklara 8’er yıl hapis cezası verdi. Ancak verilen ceza ile birlikte sanıkların adli kontrol şartıyla serbest bırakılması, duruşma salonunda acılı ailelerin sinir krizi geçirmesine neden oldu. Savcılığın daha önce 700 yılı aşan hapis cezası talebiyle hazırladığı iddianame, kamuoyunda “adalet beklentisini” zirveye taşımıştı.
Ülke genelinde ekonomik gündem Merkez Bankası Eylül 2026 Beklenti Anketi gibi verilerle meşgulken, depremzede aileler ise iki yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Bu süreçte, faili meçhul cinayetlerde büyük operasyon haberlerinin aksine, Ezgi Apartmanı davasında delillerin karartılmaması için büyük çaba harcanmıştı.
Siyaset ve Ticaret İlişkisi Sorgulanıyor
Sanıkların, firari oldukları dönemde eski bir milletvekilinin villasında saklanırken yakalanması, davanın siyasi boyutunu da gözler önüne sermişti. Kervan Pastanesi’nde geçmişte ağırlanan çok sayıda siyasetçinin varlığı ve sanıkların belediyelerle olan ticari ilişkileri, depremzede ailelerin “adalet mekanizmasının bağımsızlığı” konusundaki şüphelerini derinleştirdi.
Depremde oğlunu, gelinini ve torununu kaybeden Nurgül Göksu, davanın ilk gününden bu yana kolonların kesildiğini kanıtlamak için binanın başında nöbet tutmuştu. Göksu’nun karara karşı yükselttiği isyan, sosyal medyada “Asude bebek ve diğer 34 can için adalet” etiketiyle binlerce kullanıcı tarafından paylaşıldı.
Toplumsal Vicdan Yaralı
Uzmanlar, “olası kast” ile yargılanan sanıkların bu denli hafif bir süreçle tahliye edilmesinin, yapı denetim ihmalleri ve kolon kesme suçları için emsal teşkil edebileceğinden endişe ediyor. Vatandaşlar, “Kendi çocuklarınızın oturduğu binanın kolonu kesilseydi aynı kararı verir miydiniz?” sorularıyla tepkilerini dile getiriyor.
Öte yandan gündemdeki diğer önemli olaylar arasında yer alan Seferihisar Belediyesi’ne büyük operasyon haberi, kamu yönetimindeki denetim eksikliklerinin bir başka yansıması olarak görülüyor. Ezgi Apartmanı davasındaki tahliye kararı ise, Türkiye’de deprem suçlarına verilen cezaların caydırıcılığı konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirdi.



