⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 347
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 01:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Kasım 2023’te İsrail’in Necef Çölü’ndeki Ketziot Hapishanesi’nde tutulan Filistinli mahkûm Thaer Ebu Asab, gardiyanların uyguladığı sistematik şiddet sonucu hayatını kaybetti.
- Soruşturma kapsamında ele geçirilen WhatsApp yazışmaları, kadın gardiyan Oshrit Eliga ve diğer görevlilerin, cinayeti ve uygulanan işkenceyi “eğlence” olarak gördüklerini kanıtladı.
- İsrail basınına yansıyan iddianame, gardiyanların mahkûmlara yönelik toplu dayak, fiziksel işkence ve insanlık dışı muamelelerini tüm çıplaklığıyla gözler önüne serdi.
İsrail’in işgal altındaki Filistin topraklarında yürüttüğü şiddet politikaları, bu kez hapishane duvarları arkasında yaşanan vahşi bir cinayetle tekrar gündeme geldi. Kasım 2023’te Ketziot Hapishanesi’nde tutulan Filistinli mahkûm Thaer Ebu Asab, gardiyanların gerçekleştirdiği toplu saldırı sonucu hayatını kaybetti. Olayla ilgili yürütülen soruşturma, gardiyanların kendi aralarında yaptıkları yazışmaların deşifre edilmesiyle bir insanlık suçuna dönüştü.
“Aşkım, Son Durum: Az Önce Öldü”
Olay gecesi görevli olan kadın gardiyan Oshrit Eliga’nın, sevgilisiyle yaptığı WhatsApp yazışmaları, hapishanelerdeki dehşet verici atmosferi gözler önüne seriyor. Eliga, mesajlarında Ebu Asab’ın ölümünü büyük bir soğukkanlılıkla anlatarak, “Aşkım, son durum: Az önce öldü” ifadelerini kullanıyor. Eliga, diğer mahkûmlara yönelik işkenceleri de “böbreklerini patlatmadan koğuşa sokmadım” sözleriyle itiraf ediyor.
Bu vahşet, sadece kişisel bir suç değil, sistemli bir şiddet sarmalının parçası olarak değerlendiriliyor. Benzer şekilde, ülkemizdeki Adalet Bakanlığı gibi kurumların şeffaflıkla yürüttüğü süreçlerin aksine, işgal yönetiminin hapishanelerinde hukuk tamamen askıya alınmış durumda.
İşkenceyi “Eğlence” Olarak Görüyorlar
Soruşturma dosyasında yer alan diğer mesajlar ise gardiyanların işkenceyi bir “başarı” ve “eğlence” aracı olarak kullandığını kanıtlıyor. Bir başka gardiyanın, “Dövdüğümüz için kalp masajı yapıyorlar. Öldü. Dinle bak, her şeyin bir anda olması çok komik” şeklindeki ifadeleri, uluslararası kamuoyunda büyük infial yarattı. Gardiyanlar, koğuşlara baskın düzenleyip mahkûmların üzerine yiyecek maddeleri döktüklerini ve “oluk oluk kan akıttıklarını” birbirlerine övünerek anlatıyorlar.
Dünyanın dört bir yanında yaşanan bu tür skandallar, insan hakları savunucularının dikkatini çekmeye devam ediyor. Tıpkı Ahbap Derneği soruşturması gibi kamuoyunu meşgul eden hukuki süreçlerin aksine, İsrail hapishanelerindeki bu infazlar, işgalci gücün cezasızlık politikasından cesaret alıyor.
Ketziot Hapishanesi‘nde yaşanan bu olay, İsrail’in Filistinli mahkûmlara yönelik uyguladığı sistematik işkence ve kötü muamele pratiklerinin sadece bir örneği. İnsan hakları kuruluşları, söz konusu gardiyanların yargılanması ve uluslararası hukuk nezdinde hesap vermeleri için baskı kurmaya devam ediyor. Ancak, işgal altındaki topraklarda adaletin tesisi konusunda ciddi şüpheler bulunuyor.



