⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 447
🕐 Son Güncelleme: 11.09.2026 11:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ait girişim özelliklerine göre dış ticaret verilerini açıkladı.
- 250 ve üzeri çalışanı olan büyük ölçekli şirketler, toplam ihracatın %46,1’ini, ithalatın ise %59,4’ünü gerçekleştirerek piyasayı domine etti.
- Dış ticarette ilk 500 girişim, toplam ihracatın %51’ini ve toplam ithalatın %64,8’ini tek başına üstlenerek kritik bir rol oynadı.
Türkiye ekonomisinin nabzını tutan Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2025 yılına ilişkin merakla beklenen “Girişim Özelliklerine Göre Dış Ticaret İstatistikleri” raporunu yayımladı. Veriler, Türkiye’nin dış ticaret hacminde büyük ölçekli girişimlerin mutlak bir üstünlüğü olduğunu bir kez daha kanıtladı. İhracat ve ithalat dengelerinde sanayi devlerinin ve çok uluslu şirketlerin ağırlığı, ekonominin yapısal fotoğrafını net bir şekilde ortaya koyuyor.
İhracatta Büyük Ölçekli Şirketlerin Egemenliği
2025 yılında toplam 166 bin 459 girişim ihracat faaliyetinde bulunurken, 323 bin 769 girişim ithalat gerçekleştirdi. Bu tablo içerisinde 250 ve üzeri çalışanı bulunan büyük ölçekli girişimler, ihracatın yüzde 46,1’ini tek başına sırtladı. Mikro ölçekli girişimler (1-9 çalışan) ise sayıca ihracat yapan tüm girişimlerin yüzde 74,2’sini oluşturmasına rağmen, toplam ihracattan aldıkları pay yüzde 18,3 ile sınırlı kaldı.
İthalat tarafında ise tablo çok daha keskin bir yoğunlaşma gösteriyor. Büyük ölçekli şirketler, toplam ithalatın yüzde 59,4’ünü gerçekleştirerek piyasadaki hakimiyetlerini pekiştirdi. İlginç bir veri olarak; ithalat yapan tüm girişimlerin sadece yüzde 1,1’ini oluşturan bu dev şirketler, ithalat hacminin yarısından fazlasını yönetiyor. Ekonomi dünyasındaki bu dengeleri cari dengede sert fren haberimizle birlikte değerlendirdiğimizde, büyük ölçekli üretimin dış ticaret açığı üzerindeki doğrudan etkisini daha iyi analiz edebiliriz.
Sanayi Sektörü İhracatın Lokomotifi
Ana faaliyet alanlarına göre bakıldığında, ihracatın yüzde 57,6’sını sanayi sektörü gerçekleştirirken, bu oran ithalatta yüzde 45,4 seviyesinde seyrediyor. Özellikle sanayi ihracatında büyük ölçekli şirketlerin payı yüzde 70,3 gibi oldukça yüksek bir orana ulaşıyor. Ticaret sektöründe ise tam tersi bir durum söz konusu; burada ihracatın yüzde 89’u küçük ve orta ölçekli (KOBİ) girişimler tarafından yapılıyor.
Pazar Çeşitliliği ve İlk 500 Girişimin Gücü
Dış ticarette “ilk 500” gerçeği, Türkiye ekonomisi için hayati önem taşıyor. 2025 yılında toplam ihracatın yüzde 51’i, ithalatın ise yüzde 64,8’i yalnızca en büyük 500 girişim tarafından gerçekleştirildi. Bu durum, dış ticaretteki risklerin ve fırsatların belirli bir kesimde yoğunlaştığını gösteriyor. Pazar çeşitliliği açısından bakıldığında, ihracat yapan şirketlerin yüzde 39’unun tek bir ülkeye odaklandığı görülürken, 20 ve üzeri ülkeye ihracat yapan yüzde 3,2’lik dilim, toplam ihracatın yüzde 57,4’ünü gerçekleştirerek dış ticaretteki yüksek performanslı aktörleri temsil ediyor.
Ekonomik verilerin bu denli yoğun olduğu bir dönemde, teknoloji dünyasında dev satın alma haberleri gibi küresel piyasalardaki hareketlilik, Türkiye’deki büyük ölçekli girişimlerin stratejilerini de doğrudan etkiliyor. Yerel üreticiler ve ihracatçılar, küresel rekabetin bir parçası olarak pazar ağlarını genişletmek için ciddi bir çaba sarf ediyor.



