⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 379
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 10:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 12 Eylül 1980 askeri darbesinin 46. yıl dönümünde, Ömer Çelik sosyal medya hesabından yaptığı açıklamayla darbeyi “demokrasiye ağır bir saldırı” olarak nitelendirdi.
- Çelik, her darbenin milli iradeyi hedef alan bir ihanet olduğunu belirterek, vesayete karşı sarsılmaz bir kararlılıkla durulacağını ifade etti.
- Hükümet kanadı, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde milli egemenliğin alanını genişletme konusundaki kararlılığını yineledi.
Türkiye siyasi tarihinin en karanlık sayfalarından biri olan 12 Eylül 1980 askeri darbesinin üzerinden 46 yıl geçti. Darbenin yıl dönümünde, hukuk sisteminin askıya alındığı ve millet iradesinin gasbedildiği o günlerin acısı tazeliğini korurken, siyasi çevrelerden de sert tepkiler gelmeye devam ediyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ömer Çelik, 12 Eylül’ün sadece bir yönetim değişikliği değil, doğrudan milletin onuruna ve devletin geleceğine yönelik bir saldırı olduğunu vurguladı.
Demokrasiye Karşı Bir İhanet: 12 Eylül
Ömer Çelik, yayınladığı mesajında darbe döneminin yarattığı tahribata dikkat çekerek, “Demokrasimize dönük ağır bir saldırı olan 12 Eylül askeri darbesinin ülkemize ihanetini unutmuyoruz,” ifadelerini kullandı. Çelik, darbelerin sadece hükümetleri devirmediğini, aynı zamanda toplumun vicdanında derin yaralar açtığını belirtti. Bu kapsamda, geçmişte yaşanan benzer acıların hatırlanması gerektiğini ifade eden Çelik, 12 Eylül Darbesi’nin 46. Yılında Burhanettin Duran’dan gelen sert mesajlar gibi, toplumun tüm kesimlerinin demokrasiye sahip çıkma noktasında aynı hassasiyeti taşıması gerektiğini savundu.
Milli İrade ve Vesayetle Mücadele
Darbe dönemlerinin en büyük zararının “millet ve devlet düşmanlığı” üzerinden kurgulanan bir vesayet düzeni olduğunu belirten Çelik, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde yürütülen demokrasi mücadelesinin en önemli ayağının bu vesayet odaklarını tamamen tasfiye etmek olduğunu kaydetti. Çelik, “Vesayete karşı milletimizin sarsılmaz iradesini bir kez daha vurguluyoruz. Unutmadık, unutturmayacağız,” diyerek kararlılık mesajı verdi.
Öte yandan, darbe dönemlerinin anayasal düzen üzerindeki etkileri tartışılmaya devam ederken, Bakan Gürlek’ten 12 Eylül Mesajı: Sivil Anayasa Vurgusu ile gelen açıklamalar, Türkiye’nin artık sivil ve demokratik bir anayasa ile bu tür travmalardan tamamen arınması gerektiği fikrini güçlendiriyor.
Demokrasi Mücadelesinde Kaybedilenler
Darbe günlerinde hukuksuzluklara karşı duran, demokrasiyi savunan ve bu uğurda ağır bedeller ödeyen vatandaşları rahmetle anan Çelik, Türkiye’nin artık darbe mekaniklerinin işletilemeyeceği bir demokratik olgunluğa eriştiğini belirtti. Milli egemenliğin alanını genişletme kararlılığının, geçmişin hatalarından alınan derslerle mümkün olduğunu ifade eden yetkililer, Türkiye’nin geleceğinde darbelere yer olmadığını altını çizerek vurguluyor.
12 Eylül’ün 46. yılı, sadece bir anma günü değil, aynı zamanda demokratik kazanımların ne kadar kıymetli olduğunun bir kez daha idrak edildiği bir gün olarak kayıtlara geçiyor.



