⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 18:29
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski ABD Savunma Bakanlığı danışmanı Douglas McGregor, İsrail’in bölgede bir ulus devlet olarak varlığını sürdüremeyeceğini ve ABD yardımı olmadan hayatta kalamayacağını açıkladı.
- Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması’nın doğrudan Büyük İsrail Projesi’ne karşı bir hamle olduğu vurgulandı.
- Uzmanlar, gelecekte Orta Doğu’daki güç dengesinin ve kararların Amerika veya İsrail tarafından değil, Türkiye ve İran tarafından belirleneceğini ifade ediyor.
Orta Doğu siyasetini derinden sarsacak son dakika açıklamaları küresel yankı uyandırmaya devam ediyor. Uluslararası ilişkiler arenasında taşları yerinden oynatacak değerlendirmelerde bulunan eski ABD Savunma Bakanlığı kıdemli danışmanı Emekli Albay Douglas McGregor, İsrail’in geleceği hakkında son derece çarpıcı iddialarda bulundu. Bölgedeki mevcut dengelerin tersine döndüğünü belirten deneyimli isim, ABD dış politikası ve Siyonist lobilerin küresel finans sistemindeki etkilerine dair de sert eleştiriler yöneltti.
Mekke Anlaşması, Büyük İsrail Projesi’ne Karşı Doğrudan Bir Cevaptır
İsrail basınına yansıyan ve Norveç’in Güneydoğu Üniversitesi’nden Prof. Dr. Glenn Desen ile gerçekleştirilen ortak yayında konuşan McGregor, Suudi Arabistan, Türkiye ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Anlaşması‘nın jeopolitik önemine dikkat çekti. Üç ülkeden birine yapılacak saldırının tümüne yapılmış sayılacağını taahhüt eden bu ittifakın, Batı merkezli emperyal planları sekteye uğrattığı belirtildi. McGregor, bu savunma paktının esas amacının bölgede tehlikeli boyutlara ulaşan Büyük İsrail Projesi‘ne karşı caydırıcı bir kalkan oluşturmak olduğunu açıkça dile getirdi.
Dünya siyasetinde bu tür stratejik hamleler tartışılırken, diğer yandan küresel ölçekte Google’dan Yeni Yapay Zeka Çipi Hamlesi: Dev Ekip Kuruluyor gibi teknolojik ve yapısal dönüşümler de ülkelerin dış politika stratejilerini ve enformasyon güvenliğini yakından etkiliyor. Güç dengelerinin dijital ve askeri alanda yeniden şekillendiği bu dönemde, bölgesel ittifaklar hayati bir rol üstleniyor.
“İsrail’in Bölgede Varlığını Sürdürmesi Mümkün Değil”
Konuşmasında ABD askeri gücü ve finansal yardımları olmaksızın İsrail’in ayakta kalamayacağını vurgulayan eski danışman, Tel Aviv yönetiminin bölgesel hedeflerine ulaşma şansının kalmadığını savundu. Uzun vadede İsrail’in bir ulus devlet olarak varlığını devam ettireceğine inanmakta zorlandığını belirten McGregor, “İsrailliler de kesinlikle bölgenin geleceğine karar veremeyecek” diyerek net bir tutum sergiledi.
Bölgenin Kaderini Türkiye ve İran Belirleyecek
Birinci Dünya Savaşı’nın ardından yapay olarak ortaya çıkan devletlerin zamanla tarih sahnesinden silinebileceğini öne süren McGregor, sürecin sonunda Orta Doğu’nun kaderine yön verecek yegane iki büyük gücün Amerika veya İsrail değil, Türkiye ve İran olacağını kaydetti. Diplomatik ve askeri alanlardaki bu köklü değişim, uluslararası ilişkiler uzmanları tarafından yakından takip ediliyor.
Öte yandan, küresel güç mücadeleleri sürerken uluslararası alanda yaşanan diplomatik krizler de hız kesmiyor. Benzer şekilde, dış politika dinamiklerinde yaşanan sert tepkiler için Dışişleri’nden ABD’nin GKRY Silah Ambargosu Kararına Sert Tepki gösterilmesi, Türkiye’nin bölgedeki kararlı ve bağımsız duruşunun en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.



