⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 392
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 17:08
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun’un 2016 yılında İstanbul Beykoz’daki çiftliğinde şüpheli bir şekilde hayatını kaybetmesine ilişkin soruşturma derinleştiriliyor.
- Soruşturma kapsamında dinlenen 5 tanık, ölüm olayında FETÖ izi ve cemaat içi güç hırslarına işaret eden çarpıcı detaylar paylaştı.
- Tanık ifadelerinde Denizolgun’un ölümünden kısa süre önce “Beni belki de zehirlerler” diyerek endişelerini dile getirdiği ve tehditler aldığını söylediği belirtildi.
Türkiye siyaset ve cemaat tarihindeki karanlık noktaları aydınlatmayı amaçlayan Ankara’daki diplomatik ve hukuki gelişmeler yakından takip edilirken, eski Ulaştırma Bakanı Arif Ahmet Denizolgun‘un 2016 yılında Beykoz’daki çiftliğinde hayatını kaybetmesiyle ilgili yürütülen soruşturmada çok kritik eşikler aşıldı. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen soruşturma dosyasına giren yeni tanık ifadeleri, olayın arkasındaki sır perdesini aralamaya başladı.
FETÖ’nün Mektubu ve Reddedilen Teklif
CNN Türk ekranlarında paylaşılan ve tüm ülkeyi sarsan detaylara göre, soruşturma kapsamında ifade veren 5 tanık, dönemin olayları ve FETÖ bağlantıları hakkında çarpıcı iddialarda bulundu. Tanıklardan birinin ifadesine göre, Aralık 2013’te Sakarya’da gerçekleştirilen bir toplantıda Arif Ahmet Denizolgun’a FETÖ elebaşından bir mektup ulaştırıldı.
Mektupta, 17-25 Aralık sürecinde birlikte hareket etme çağrısı yapıldığı ancak Denizolgun’un bu teklifi kesin bir dille reddederek, “Biz devletimizin yanında dururuz” şeklinde yanıt verdiği ifade edildi. Bu reddin üzerinden geçen yaklaşık 3 yıllık sürenin ardından Denizolgun’un esrarengiz bir şekilde hayatını kaybetmesi, cinayet şüphelerini güçlendirdi.
“Beni Belki de Zehirlerler” İddiası
Soruşturma dosyasında yer alan bir diğer şok edici detay ise tanıkların cemaat içi güç mücadelesine dair aktarımları oldu. Alihan Kuriş’in cemaat yönetimini ele geçirmek için yoğun bir hırs içerisine girdiği, Denizolgun’un da bu durumu fark ederek Kuriş’i bazı süreçlerin dışına itmeye çalıştığı vurgulandı. Öte yandan, uluslararası alanda istihbarat ve güvenlik analizleri gibi komplike olayları akıllara getiren bir detay da tanık ifadeleriyle gün yüzüne çıktı.
Bir tanık ifadesinde, Arif Ahmet Denizolgun’un ölümünden kısa bir süre önce çevresindekilere yönelik, “Beni Alihan ve Ayşe Gülderen öldürecek, beni belki de zehirlerler” dediğini iddia etti. Bu beyanlar, merhum bakanın hayatına yönelik tehditleri önceden sezdiğini ve çevresiyle paylaştığını ortaya koydu.
Ölümden Sonra 36 Saatlik Sessizlik
06 Eylül 2016 tarihinde Beykoz’daki çiftliğine gelen Denizolgun, aynı gün saat 17.00 sıralarında atına binerek konutuna geçti ve seyis tarafından son kez canlı görüldü. Ertesi gün, yani 07 Eylül 2016 akşam saatlerinde ölü bulundu. Tanıklar, Denizolgun’un ölümünün ardından tam 36 saat boyunca neden haber verilmediğinin soruşturulması gerektiğini, bu durumun cinayetin veya planlı bir ölümün en büyük göstergesi olabileceğini savundu.



