⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 509
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 20:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Fransız bilişim devi Capgemini, ABD’li göçmenlik polisi ICE ile yaşanan tartışmalı kontrat krizinin ardından ülkedeki iştirakini elden çıkarmak üzere kesin anlaşmaya vardığını duyurdu.
- Alıcı taraf, iç güvenlik ve savunma alanında federal kurumlara dijital hizmetler sunan Amerikalı sağlayıcı ITC Federal oldu; satışın önümüzdeki haftalarda tamamlanması bekleniyor.
- Söz konusu iştirak, Capgemini’nin küresel cirosunun yüzde 0,4’ünü ve ABD gelirlerinin yüzde 2’sinden azını oluştururken, süreçteki siyasi baskılar ve kamuoyu tepkileri etkili oldu.
Fransız bilişim devi Capgemini, Donald Trump yönetiminin tartışmalı göçmenlik polisi ICE (Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza) ile ilişkileri nedeniyle patlak veren krizin gölgesinde radikal bir karar aldı. Şirket, ABD’deki iştirakini elden çıkarmak için kesin bir satış anlaşmasına vardığını cumartesi günü resmi olarak açıkladı.
Küresel teknoloji ve danışmanlık pazarında devasa bir ağırlığa sahip olan grup, yayımladığı basın açıklamasında alıcının ITC Federal olduğunu duyurdu. ITC Federal, özellikle iç güvenlik ve savunma alanındaki federal kurumlara sağladığı kritik dijital çözümler ve altyapı hizmetleriyle bilinen tanınmış bir Amerikan sağlayıcı olarak öne çıkıyor. Konuya yakın kaynaklar, bu devir işlemlerinin olağan yasal ve idari süreçlere tabi olduğunu ve önümüzdeki haftalarda resmi olarak tamamlanmasının öngörüldüğünü belirtiyor.
Krizin Arka Planı: ICE Sözleşmesi Neden Hedef Oldu?
Şubat ayında Capgemini, federal kurumlara hizmet sunan ABD merkezli iştiraki Capgemini Government Solutions’ı satmayı planladığını kamuoyuna duyurmuştu. Bu stratejik geri adımın arkasında, ABD topraklarındaki yabancı uyrukluları tespit etmek ve hareketlerini izlemek amacıyla tasarlanan bir yazılımın tedariki için ICE ile imzalanan kontratın kamuoyuna sızması yatıyordu. Sözleşmenin ortaya çıkmasıyla birlikte hem siyasi arenada hem de sivil toplum kuruluşları arasında büyük bir rahatsızlık oluşmuştu.
O dönemde kendisini savunan Capgemini yönetimi, ABD’deki gizli faaliyet yürüten federal kurumlarla sözleşme yapılmasına ilişkin yasal kısıtlamaların, grubun bu iştirakinin operasyonları üzerinde şeffaf bir denetim kurmasına izin vermediğini ifade etmişti. Ancak bu açıklamalar tepkileri dindirmeye yetmedi. Bazı parlamenterler ile Ekonomi ve Maliye Bakanı Roland Lescure, şirketten acilen netlik talep etmişti.
Siyasi Baskılar ve Şiddet Olayları
Donald Trump’ın katı göç politikalarını uygulamakla görevlendirilen ağır silahlı ICE ajanları, kullandıkları sert müdahale yöntemleri nedeniyle ABD genelinde yoğun protestoların ve eleştirilerin odağındaydı. Özellikle yılın başlarında Minneapolis kentinde yaşanan ve iki ABD vatandaşının vurularak hayatını kaybetmesiyle sonuçlanan olay, kuruma yönelik tepkileri doruk noktasına çıkarmıştı. Yaşanan bu toplumsal ve siyasi gerilim, Avrupalı teknoloji devlerinin de hedef haline gelmesine yol açtı.
Yaklaşık 50 ülkede operasyon yürüten ve borsada işlem gören en önemli Fransız şirketlerinden biri olan Capgemini, 2025 yılında toplam 22,5 milyar euro ciro elde etmişti. Şirket verilerine göre satılan iştirak, grubun küresel cirosunun yalnızca yüzde 0,4’ünü, ABD gelirlerinin ise yüzde 2’sinden azını temsil ediyordu. Finansal açıdan küçük bir paya sahip olmasına rağmen, itibar yönetimi açısından büyük bir kriz yaratma potansiyeli taşıyan bu birimden tamamen kurtulunmuş oldu.
Teknoloji ve yazılım ekosistemindeki bu büyük hareketlilik sürerken, yapay zeka sektöründe yaşanan gelişmeler de dikkat çekiyor. Benzer şekilde, Yapay Zeka Devi Anthropic’ten Şok Uyarı: “Hızımızı Düşürelim!” başlıklı gelişme, dev teknoloji şirketlerinin toplumsal ve etik sorumluluklar konusunda ne denli hassas bir döneme girdiğini açıkça gözler önüne seriyor. Öte yandan, uluslararası arenadaki bu kurumsal değişim dalgası, yerel ve küresel ölçekteki diğer regülasyon tartışmalarıyla da paralellik gösteriyor. Konuya dair ayrıntılar netleştikçe, Gülistan Doku soruşturmasında 6. dalga: 11 şüpheliye gözaltı! gibi adli ve toplumsal olaylar da gündemin ana akışını şekillendirmeye devam ediyor.



