⏱️ Okuma Süresi: 3 dk
📝 Kelime: 539
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 07:04
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, ABD’nin uyguladığı deniz ablukası ve askeri saldırıları durdurması halinde Hürmüz Boğazı’nın yeniden açılacağını duyurdu.
- Maskat’ta düzenlenecek kritik toplantıda Umman ve İran, Hürmüz Boğazı’nda ortak bir deniz güzergahı oluşturmak üzere anlaşma imzalayarak Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne bildirecek.
- Tahran yönetimi, Washington ile yeni bir müzakere sürecinin başlaması için yaptırımların kalkmasını, dondurulan varlıkların iadesini ve bölgesel saldırıların durdurulmasını şart koşuyor.
Küresel enerji koridorunun en kritik noktalarından biri olan Basra Körfezi’nde tansiyon düşmüyor. İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, Uluslararası kamuoyunda geniş yankı uyandıran açıklamalarda bulunarak, Washington yönetiminin askeri baskı ve ekonomik yaptırımlarla hedeflerine ulaşamadığını söyledi. Pezeşkiyan, ABD’nin deniz ablukasını ve bölgedeki saldırılarını tamamen sonlandırması durumunda stratejik öneme sahip Hürmüz Boğazı‘nın yeniden deniz trafiğine açılacağını ilan etti.
Hindistan merkezli “India Today” televizyon kanalına verdiği mülakatta gündeme dair sert mesajlar veren Pezeşkiyan, ABD’nin doğrudan askeri çatışma yoluyla İran’a diz çöktüremediğini, bu nedenle ekonomik yaptırımlar ve deniz ablukası stratejisine sarıldığını ifade etti. “Savaş yoluyla amaçlarına ulaşamadılar ve bu yüzden ekonomik baskılara yöneldiler ancak biz geri adım atmayacağız” diyen İran lideri, deniz yollarının ülkenin tek yaşam damarı olmadığını ve Washington’ın bu yöntemle de sonuç alamayacağını vurguladı.
Maskat Zirvesi ve Yeni Deniz Güzergahı Anlaşması
Bölgesel diplomaside hareketli saatler yaşanırken, gözler Umman’ın başkenti Maskat’a çevrildi. İran ve Umman arasında yürütülen stratejik görüşmeler kapsamında yeni bir aşamaya geçiliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Pezeşkiyan, Arap ülkelerinin dışişleri bakanlarının Maskat’ta bir araya geleceğini doğruladı. Bu kapsamda diplomatik temasların yoğunlaştığı ifade edilirken, bölgede adeta Maskat masası kuruluyor ve iki ülke Hürmüz Boğazı’ndan geçecek ortak bir deniz güzergahı anlaşmasına imza atmaya hazırlanıyor.
Söz konusu anlaşmanın kısa süre içerisinde Uluslararası Denizcilik Örgütü’ne (IMO) resmi olarak bildirileceğini aktaran İran Cumhurbaşkanı, kendi topraklarından İran’a yönelik ABD saldırılarına izin veren ya da lojistik destek sağlayan bazı ülkelerin de bu kritik toplantıda hazır bulunacağını belirtti. Bu hamle, Tahran’ın bölgesel denklemde elini güçlendirme gayreti olarak yorumlanıyor.
Günümüzde uluslararası krizlerin derinleştiği ve diplomatik kanalların tıkandığı bir dönemde, Basra Körfezi’ndeki bu hamlenin küresel petrol piyasalarında nasıl bir yansıma bulacağı ise merak konusu.
“Müzakere Yok”: İran Meclisinden Sert Çıkış
Tahran Masaya Oturmak İçin Şartlarını Sıraladı
Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan’ın esneklik sinyali veren ancak net şartlar içeren açıklamalarının ardından, İran Meclisinden daha sert bir ton yükseldi. İran Meclisi Ulusal Güvenlik ve Dış Politika Komisyonu Başkanı İbrahim Azizi, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada ABD ile müzakere kapılarını kapattı. Azizi, “Müzakere yok. Amerikalı taraf, İran’ın tüm şartlarını kayıtsız şartsız kabul etmedikçe görüşme ve diplomasi hiçbir fayda sağlamaz” ifadelerini kullandı.
İranlı üst düzey yetkililer, Washington ile diplomatik kanalların yeniden işlemesi ve masaya dönülmesi için net şartlar öne sürüyor. Tahran’ın öncelikli talepleri arasında şunlar yer alıyor:
- ABD tarafından uygulanan deniz ablukasının ve ekonomik yaptırımların derhal kaldırılması,
- Uluslararası bankalarda ve Batılı ülkelerde dondurulan milyarlarca dolarlık İran varlıklarının serbest bırakılması,
- Bölgesel ateşkesin sağlanması ve İsrail’in Gazze ile Lübnan’a yönelik askeri operasyonlarının durdurulması.
Özellikle Orta Doğu’da dengeleri altüst eden gelişmeler yaşanırken, tıkanan İsrail-Lübnan müzakereleri ve Gazze’deki insani kriz, İran’ın dış politika kararlarında birincil belirleyici olmaya devam ediyor. Tahran yönetimi, bölgedeki tüm çatışmalar durdurulmadan ve ekonomik yaptırımlar rafa kaldırılmadan Washington ile



