⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 386
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 16:49
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsveç’te sol ve sağ kanat siyasi bloklar, Pazar günü yapılacak genel seçimler için başa baş bir yarış yürütüyor.
- Son anketler, Sosyal Demokratların liderliğindeki sol grubun %50,8 oy oranıyla az farkla önde olduğunu gösteriyor.
- Muhafazakar Başbakan Ulf Kristersson, seçimi kazanması durumunda aşırı sağcı İsveç Demokratları’na (SD) kabinede yer vermeyi taahhüt ediyor.
Stockholm, İsveç — Kuzey Avrupa’nın köklü demokrasi geleneklerine sahip ülkesi İsveç’te, parlamentonun (Riksdag) yeni dönem üyelerini belirleyecek genel seçimler için geri sayım sona erdi. Pazar günü sandık başına gidecek olan sekiz milyondan fazla seçmen, ülkenin gelecek dört yıllık siyasi rotasını çizecek. Son kamuoyu yoklamaları, sol ve sağ bloklar arasında nefes kesen bir yarışın yaşandığını ortaya koyuyor.
Ülke genelinde siyasi dengeler hassaslığını korurken, özellikle dış politika, ulusal güvenlik, artan çete suçları ve sosyal yardım harcamaları seçmenin öncelikli gündem maddelerini oluşturuyor. Uluslararası kamuoyunun ve teknoloji dünyasındaki gelişmelerin de yakından takip ettiği bu kritik süreçte, koalisyon kültürüne alışkın olan İsveç siyasetinde taşlar yerinden oynayabilir.
Sol Blok Anketlerde Az Farkla Önde
İsveç haber servislerinin cuma günü paylaştığı son anket sonuçlarına göre, sol blok oyların %50,8‘ini alırken, mevcut sağ blok %47,6 seviyesinde kalıyor. Kamu harcamalarını artırma ve sosyal devlet politikalarını güçlendirme vaadinde bulunan merkez sol Sosyal Demokratlar, %28,6 oy oranıyla yarışta liderliğini koruyor.
İkinci Dünya Savaşı’ndan bu yana ülkenin siyasi sahnesinde baskın bir güç olan Sosyal Demokratlar, Magdalena Andersson liderliğinde iktidara geri dönmeyi hedefliyor. Siyaset sahnesindeki bu hareketlilik, tıpkı zorlu parkurlardaki kıyasıya mücadeleleri aratmıyor.
Aşırı Sağ Faktörü ve Kabine Tartışmaları
Seçimin en tartışmalı başlıklarından biri ise aşırı sağcı İsveç Demokratları (SD) partisinin konumu. 1980’lerde Nazi sempatizanları tarafından kurulan ve uzun yıllar ana akım siyaset tarafından dışlanan SD, 2022 seçimlerinde ülkenin ikinci büyük partisi olmayı başarmıştı. Göç politikasında sert sıkılaştırmalara öncülük eden parti, mevcut merkez sağ hükümete dışarıdan destek veriyordu.
Muhafazakar Başbakan Ulf Kristersson, yeniden seçilmesi durumunda SD’ye bu kez kabinede resmi olarak yer verme taahhüdünde bulundu. Södertörn Üniversitesi’nden siyaset bilimi doçenti Nicholas Aylott, bu hamlenin parti için “normalleşme sürecinde büyük bir adım” olacağını belirtirken, bazı merkez sağ seçmenlerin aşırı sağ bakanlar ihtimalinden rahatsızlık duyduğunu vurguluyor.
Seçim gününe girilirken, SD’li bazı yetkililerin sosyal medyada Rusya yanlısı mesajlar yaydığı iddiaları da kampanyanın son günlerini gölgeledi. Partililer iddiaları araştırdıklarını belirtirken, sandıktan çıkacak sonuç İsveç’in yakın siyasi tarihinin en belirleyici dönüm noktalarından biri olacak.



