⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 382
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 13:13
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- CHP’nin 38. Olağan Kongresi’ne ilişkin açılan “mutlak butlan” davası, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi’nin gündemindeki yerini koruyor.
- AKP’li Şamil Tayyar, üst yargı çevreleriyle yaptığı görüşmeler sonucunda davanın “konusuz kalma” ihtimalinin yüksek olduğunu belirtti.
- Kararın Ekim veya Kasım ayında çıkması beklenirken, sürecin siyasi sonuçları üzerinde yeni değerlendirmeler yapılıyor.
Türkiye siyasetinin gündemindeki en kritik başlıklardan biri olan CHP 38. Olağan Kongresi’ne ilişkin tartışmalar, yargı koridorlarına taşınmıştı. Konuyla ilgili yeni bir kulis bilgisi ise AKP’li isim Şamil Tayyar’dan geldi. Tayyar, sosyal medya hesabı üzerinden üst yargıdaki dostlarıyla yaptığı görüşmeleri kamuoyuyla paylaşarak, mutlak butlan davası sürecine dair dikkat çekici bir kehanette bulundu.
Yargıdan Gelen “Konusuz Kaldı” Yorumu
Şamil Tayyar’ın aktardığı bilgilere göre, Yargıtay 3. Hukuk Dairesi üyeleri, başlangıçta dosyanın siyasi sonuçlarının ağırlığı nedeniyle ciddi bir psikolojik baskı altındaydı. Ancak Özgür Özel ve kurmaylarının istifa kararı, bu baskıyı büyük oranda ortadan kaldırdı. Siyasi kulislerde Özgür Özel’in seçim planı ve siyasi manevraları yakından takip edilirken, yargıdaki genel eğilimin davanın “konusuz kaldığı” yönünde olduğu ifade ediliyor.
İstifalar Süreci Nasıl Etkiledi?
Tayyar, paylaştığı notlarda davanın teknik detaylarına da değindi. “Mutlak butlan kararı bozulsa bile Özel istifa ettiği için başkanlığa geri dönemeyecek” diyen Tayyar, tedbir kararının kaldırılması durumunda CHP yönetiminin yasal süre içerisinde yeniden kurultaya gitmek zorunda kalacağını belirtti. Bu süreç, sadece parti içi dengeleri değil, aynı zamanda ülkedeki genel siyasi iklimi de etkileyebilecek potansiyele sahip. Tıpkı Sezgin Tanrıkulu’nun 12 Eylül çıkışı gibi, parti içi hukuk tartışmaları da uzun süredir gündemi meşgul ediyor.
Karar İçin Tarih Verildi
Hukuki sürecin takvimiyle ilgili de konuşan Şamil Tayyar, kararın çıkacağı tarihe dair beklentilerini paylaştı. Ekim ayı içerisinde dosyanın netleşmesinin beklendiğini ifade eden Tayyar, yaşanabilecek olası aksiliklere karşı Kasım ayını “kesin gözüyle bakılan” son tarih olarak işaret etti. Yargıtay’ın vereceği karar, sadece CHP için değil, Türk siyasi tarihinin içtihat niteliğindeki önemli kararlarından biri olarak kayıtlara geçebilir. Diğer taraftan, Türkiye’nin gündemindeki diğer gelişmeler, özellikle Cevdet Yılmaz’ın terörsüz Türkiye vurgusu gibi ekonomik ve toplumsal başlıklar da eş zamanlı olarak kamuoyunun öncelikleri arasında yer alıyor.
Sonuç olarak, yargıdaki “dost meclislerinden” sızan bu bilgiler, davanın esastan ziyade usul ve mevcut durum üzerinden karara bağlanacağı sinyalini veriyor. Hukuk çevreleri ise kararın gerekçesini merakla bekliyor.



