Gündem

Şiddet Mağduru Engelli Kadınların Sığınma Evi Çilesi

Şiddet gören engelli kadınlar, sığınma evlerine ulaşımda erişilemez binalar ve ayrımcı tutumlarla karşılaşıyor. Uzmanlar erişilebilir hizmet istiyor.

OKUMA AYARLARI
Şiddet Mağduru Engelli Kadınların Sığınma Evi Çilesi
Şiddet Mağduru Engelli Kadınların Sığınma Evi Çilesi
📍 Konum: Ankara, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 433
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 21:32

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Şiddet mağduru engelli kadınlar, sığınma evlerine başvuru sürecinde yanlış yönlendirme ve ayrımcı tutumlarla karşı karşıya kalmaktadır.
  • Türkiye genelindeki sığınma evleri ve ŞÖNİM’lerde engelli kadınlara yönelik veri eksikliği, yaşanan ayrımcılığın boyutlarını görünmez kılmaktadır.
  • Uzmanlar, yalnızca fiziksel erişilebilirliğin yetersiz olduğunu, işaret dili desteği ve kişisel bakım imkanlarını içeren bütüncül bir sistemin şart olduğunu vurgulamaktadır.

Şiddete maruz bırakılan bir kadın evinden ayrılmaya karar verdiğinde güvenli bir yere ulaşabilmek için çoğu zaman polis, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezi (ŞÖNİM), belediyelerin danışma birimleri veya destek hatlarıyla iletişime geçmek zorunda kalmaktadır. Ancak bu kritik süreç, toplumdaki tüm bireyler için aynı ölçüde adil ve erişilebilir işlememektedir. Kadın engelliyse şiddetten uzaklaşmanın önündeki engellere; erişilemeyen binalar, iletişim kanallarındaki yapısal sorunlar, işaret dili desteğinin bulunmaması, kişisel bakım ihtiyacının karşılanamaması ve ayrımcı kabuller de eklenmektedir.

Resmi Raporlar Veri Eksikliğini Gözler Önüne Seriyor

Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının 2025 Yılı Faaliyet Raporu’na göre Türkiye’de bakanlığa, yerel yönetimlere, bir sivil toplum kuruluşuna ve Göç İdaresi Başkanlığı’na bağlı toplam 151 kadın konukevi bulunmaktadır. 3 bin 726 kapasiteli bu kuruluşlar, aynı yıl kadınlar ve beraberlerindeki çocuklar dâhil 62 bin 698 kişiye hizmet sunmuştur. Türkiye genelindeki 86 ŞÖNİM’e yapılan başvuru sayısı ise 310 bin 136 olarak kayda geçmiştir.

Ancak Bakanlığın raporunda kadın konukevlerine başvuran veya bu kuruluşlardan yararlanan engelli kadınların sayısı, engel grupları, kabul ve yönlendirme süreçleri ayrı ayrı açıklanmamaktadır. Dolayısıyla kaç engelli kadının sığınma talebinde bulunduğu, kaçının kabul edildiği ve kaçının öz bakım veya iletişim desteği sağlanamadığı için başka kurumlara gönderildiği soruları yanıtsız kalmaktadır. Bu veri eksikliği, tıpkı Antalya Emniyeti’nde Rüşvet Operasyonu: İki Müdür Gözaltında! olayında olduğu gibi sistemdeki karanlık noktaların aydınlatılmasını zorlaştırmaktadır.

Koruma Zinciri İlk Temasta Kopuyor

Mor Çatı Gönüllüsü Kübra Karagöz, engelli kadınların karşılaştığı sorunların çoğu zaman sığınağın kapısından içeri girmeden çok daha önce başladığına işaret etmektedir. Mevcut sistemde kadınlar konukevine doğrudan başvuramamakta; il müdürlüğü, ŞÖNİM, ilgili kamu birimleri veya kolluk aracılığıyla yönlendirme yapılmaktadır. Bu nedenle ilk temas kurulan görevlinin yaklaşımı, doğru bilgi vermesi ve süreci geciktirmeden yürütmesi hayati önem taşımaktadır.

Karagöz, kadınların bu süreçte zaman zaman şiddetin nedenine ilişkin sorgulayıcı yorumlar, küçümseme, caydırıcı ifadeler ve sığınaklar hakkında yanlış bilgilendirmeyle karşılaştığını belirtmektedir. Gündemdeki diğer sıcak gelişmeler arasında yer alan Cevdet Yılmaz’dan Terörsüz Türkiye ve Ekonomi Vurgusu haberinde olduğu gibi toplumsal huzur ve hak temelli politikaların her kesimi kapsaması gerektiği sıkça dile getirilmektedir. Engelli kadınlar söz konusu olduğunda ise bu olumsuz tutumların çok daha ağırlaşabildiği ve hak arama yollarının tıkandığı net bir şekilde görülmektedir.

Uzmanlar, sığınma evlerinin sadece fiziksel olarak engelli rampasına sahip olmasının yetmediğini; psikolojik destek, kesintisiz iletişim imkanları ve uzman bakım personeli ile tam donanımlı hale getirilmesi gerektiğini savunmaktadır. Aksi takdirde şiddet mağduru kadınlar için koruma mekanizmaları birer çıkmaz sokak olmaya devam edecektir.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir