⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 410
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 22:45
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Ergenekon davası sürecinde babası Veli Küçük’ün avukatlığını yapan Zeynep Küçük, cezaevinde verilen ilaçlarla ilgili dikkat çeken bir itirafta bulundu.
- Sosyal medya hesabından açıklama yapan Küçük, cezaevi doktorunun uykusuzluk gerekçesiyle verdiği riskli ilaçları uzman bir psikiyatra danışarak engellediklerini belirtti.
- “Herkesin kızının aynı zamanda avukatı da olması gibi şansı yoktu” diyerek sürecin diğer mahkumlar açısından taşıdığı tehlikelere dikkat çekti.
Türkiye’nin yakın siyasi tarihine damga vuran Ergenekon davası sürecine ilişkin yıllar sonra gelen çarpıcı bir itiraf, adalet ve cezaevi koşullarını yeniden tartışmaya açtı. Dönemde emekli Tuğgeneral Veli Küçük’ün hem kızı hem de avukatı olarak hukuki mücadelesini yürüten Zeynep Küçük, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı paylaşımla dikkatleri üzerine çekti. Türkiye’nin İstanbul ilinde kamuoyunda geniş yankı uyandıran bu açıklama, cezaevindeki tutukluların sağlık süreçlerine dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.
Cezaevinde Verilen Riskli İlaçlar Nasıl Engellendi?
Zeynep Küçük, tarihe not düşmek amacıyla yaptığı paylaşımda, babasının cezaevinde bulunduğu dönemde karşılaştığı kritik bir olayı aktardı. Cezaevi doktorunun uykuyu düzenleyeceği gerekçesiyle Veli Küçük’e birden fazla ilaç verdiğini fark eden avukat kızı, durumu hemen güvendiği bir uzman hekime taşıdığını ifade etti.
Danıştığı psikiyatrın “Kesinlikle içmesin, birlikte kullanılması çok riskli olur” uyarısı üzerine bu ilaçların kullanımını engellediklerini belirten Küçük, yaşanan meselenin vahametini gözler önüne serdi. Sürecin her aşamasında hukuki ve bireysel olarak babasının yanında olabilme şansına sahip olduğunu vurgulayan Küçük, herkesin bu kadar şanslı olmadığını dile getirdi.
“Herkesin Kızının Avukat Olması Gibi Şansı Yoktu”
Zeynep Küçük, paylaşımının en çarpıcı noktasında diğer tutukluların yaşadığı dezavantajlara dikkat çekti. Zeynep Küçük ilaç paylaşımı ile sadece kendi yaşadıkları süreci değil, aynı zamanda arkasında bir hukuki destek veya ailesi olmayan diğer mahkumların maruz kalabileceği tehlikeleri de gözler önüne sermiş oldu. Gündemdeki bu sıcak gelişme, sosyal medyada ve haber sitelerinde en çok konuşulan konular arasına girdi.
Öte yandan, gündemi sarsan bu tür hukuki tartışmaların yanı sıra, ülkede farklı alanlarda da hareketli günlerden geçiliyor. Toplumsal hafızayı tazeleyen Samsun’da 12 Eylül Protestosu: Darbeciler Gidecek Biz Kalacağız gibi tarihi ve siyasi yankıları olan eylemler de vatandaşların odak noktasında yer almaya devam ediyor. Benzer şekilde, magazin ve popüler kültür dünyasında da dikkat çekici gelişmeler yaşanabiliyor; örneğin geçmişte Semih Varol Polislere Hakaret Ettiği İçin Gözaltına Alindi! haberi de kamuoyunda geniş ses getiren olaylar arasında yer almıştı.
Kamuoyundan Geniş Yankı Uyandırdı
Zeynep Küçük’ün yıllar sonra yaptığı bu açıklama, sosyal medyada binlerce etkileşim alırken, cezaevindeki sağlık hizmetleri ve mahkum hakları konusunu yeniden hukuki bir tartışma zeminine taşıdı. Uzmanlar ve hukukçular, cezaevi koşullarında verilen medikal desteklerin bağımsız kurullarca ve titizlikle denetlenmesi gerektiğinin altını bir kez daha çizdi.



