⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 442
🕐 Son Güncelleme: 12.09.2026 18:01
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Zülfü Livaneli, “Yiğidim Aslanım” adlı eserinin Yeni Parti etkinliklerinde kullanılmasını yasaklayarak çalınmaması yönünde talepte bulundu.
- Sanatçı, şarkının muhalif enerjiyi söndürdüğünü savunurken, eser daha önce CHP mitingleri ve parti içi tartışmalarla da gündeme gelmişti.
- Yaşanan bu gelişme, Türkiye siyasetinde sanat eserlerinin mitinglerde kullanımına dair tartışmaları bir kez daha alevlendirdi.
Türkiye siyasetinde miting kürsülerinde yankılanan şarkılar ve marşlar sık sık tartışma konusu olurken, bu kez usta sanatçı Zülfü Livaneli‘den net bir müdahale geldi. Siyasetin hareketli günlerinde, muhalefet kanadında yaşanan değişimler sanat dünyasını da doğrudan etkilemeye devam ediyor. Son olarak CHP ile Yeni Parti arasında mitinglerde kullanılan eserler üzerinden yeni bir gerilim baş gösterdi.
“Yiğidim Aslanım” Şarkısı Üzerinden Yeni Tartışma
Türk müziğinin unutulmaz eserleri arasında yer alan ve halkın hafızasında derin izler bırakan “Yiğidim Aslanım”, son dönemde Yeni Parti etkinliklerinde çalınmasıyla sosyal medyanın radarındaydı. Bir sosyal medya kullanıcısının şarkının mevcut kullanım tarzının “muhalif enerjiyi söndürdüğünü” savunarak Livaneli’ye çağrıda bulunması, sürecin fitilini ateşledi. Gelen eleştirilere duyarsız kalmayan Livaneli, sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada, eserin Yeni Parti etkinliklerinde artık çalınmamasını talep ettiğini duyurdu.
Livaneli açıklamasında, eserin kullanım biçiminin muhalefet ruhuna zarar verdiğini ima ederek, “Muhalif enerjiyi söndürmenin melodisi olduğu gerekçesiyle kendilerinden çalmamalarını rica ettim” ifadelerine yer verdi. Bu çıkış, eserin muhalefet cephesindeki sembolik ve tarihi önemini bir kez daha gözler önüne serdi.
Geçmişten Bugüne Miting Siyaseti ve Eser Krizleri
Hatırlanacağı üzere, “Yiğidim Aslanım” eseri daha önce de CHP mitinglerinde ve özellikle tutuklu eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu ile özdeşleşen anlarda sıkça seslendirilmişti. Şarkının, CHP’den ayrılan kadroların kurduğu Yeni Parti etkinliklerinde de repertuvarda tutulması dikkat çekmişti. Benzer bir tartışma 23 Ocak 2026 tarihinde de yaşanmış, o dönem CHP çatısı altında bulunan isimler miting stratejilerini eleştirirken bu tür sembolik melodilerin halkı motive etmede yetersiz kaldığını savunmuştu. Konuyla ilgili detaylar için Son dakika… Özel Üsküdar’da konuşuyor başlıklı gelişmelere de göz atılabilir.
Siyaset sahnasındaki hareketlilik sürerken, miting alanlarında yaşanan bu tür krizler sadece parti yönetimlerini değil, aynı zamanda eser sahiplerini de doğrudan taraf olmaya zorluyor. Siyasi kulislerde yankı uyandıran bu gelişmeleri takip etmek ve nabzı tutmak adına Üsküdar’da “Karar Milletindir” Mitingi: Halkın İradesi Gasp Edilemez! haberine de göz atabilirsiniz.
Sanatçılar ve Siyasi Partiler Arasındaki Telif ve İzin Hattı
Zülfü Livaneli’nin muhalefet içindeki siyasi tartışmalara eserleri aracılığıyla müdahil olması ilk kez gerçekleşmiyor. Daha önce Haziran 2026’daki CHP içindeki mutlak butlan krizinde de tavrını net bir şekilde koyan sanatçı, mahkeme kararıyla yeniden genel merkez yönetimine gelen kadroya bestelerini kullandırmayacağını ilan etmişti. O dönemde Onur Akın, Suavi, Selda Bağcan ve Edip Akbayram’ın ailesi gibi pek çok isim de benzer tavırlar sergilemişti. Şimdi ise benzer bir telif ve duruş krizi, Yeni Parti ile Livaneli arasında yaşanmış durumda.



