⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 461
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 14:58
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye’nin başkenti Şam’ı ziyaret ederek Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile ortak basın toplantısı düzenledi.
- Fidan, Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın yakın zamanda Suriye’yi ziyaret edeceğini ve bu ziyaret öncesinde yüksek planlama çalışmalarının gözden geçirildiğini açıkladı.
- YPG/SDG’nin kendini feshetme ve merkezi devlet kurumlarına entegrasyon adımlarını önemli bir gelişme olarak nitelendiren Fidan, ülkedeki tüm silahlı unsurların milli ordu altında birleşmesinin şart olduğunu vurguladı.
Şam, Suriye — Türkiye ve Suriye ilişkilerinde son dönemde yaşanan tarihi ivme, diplomatik düzeyde en üst seviyeye taşınıyor. Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, resmi temaslarda bulunmak üzere gittiği Şam’da, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya geldi. Görüşmelerin ardından düzenlenen ortak basın toplantısında bölge barışı ve iki ülke arasındaki stratejik iş birliğine dair çok kritik açıklamalara imza atıldı.
Suriyeli mevkidaşına misafirperverlikleri için teşekkür eden Bakan Fidan, iki ülke arasındaki ilişkilerin son iki yılda katlanarak geliştiğini belirtti. Eski rejimin devrilmesinin ardından Suriye’nin sadece Türkiye ile değil, tüm dünya ile ilişkilerinde yepyeni bir sayfa açmak zorunda kaldığını ifade eden Fidan, geçmişteki izolasyon politikasının yerini bölgesel istikrar ve kalkınmaya bıraktığını söyledi.
Başkan Erdoğan’dan Suriye’ye Tarihi Ziyaret Bekleniyor
Ziyaretin en dikkat çekici detaylarından biri ise Başkan Recep Tayyip Erdoğan’ın planlanan Suriye seyahati oldu. Ankara’daki NATO Zirvesi marjında kurulan ortak planlama grubunun çalışmalarını hızlandırdığını belirten Fidan, Başkan Erdoğan’ın yakın zamanda Suriye’ye bir ziyaret gerçekleştireceğini müjdeledi. Bu ziyaretin, iki ülke arasındaki iş birliğini ve ekonomik kalkınmayı en üst noktaya taşıması bekleniyor.
Uluslararası arenada yaşanan bu diplomatik gelişmeler sürerken, küresel ve bölgesel pek çok kriz de masada yer almaya devam ediyor. Benzer şekilde, Rusya’dan üçlü müzakere çıkışı ile bölgedeki diplomatik trafiğin önümüzdeki aylarda daha da yoğunlaşması öngörülüyor. Uzmanlar, bu tür uluslararası temasların Orta Doğu’daki dengeleri kalıcı bir barışa evriltme potansiyeli taşıdığına dikkat çekiyor.
Terörle Mücadele ve Silahlı Unsurların Entegrasyonu
Basın toplantısında YPG/SDG’nin kendini feshetmesi ve Suriye devlet kurumlarına entegre olma yönündeki adımlarını da değerlendiren Hakan Fidan, bu adımı “önemli bir yapıcı girişim” olarak nitelendirdi. Deklarasyon aşamasının ardından bu durumun hızla pratiğe dökülmesi gerektiğinin altını çizen Fidan, şu ifadeleri kullandı:
“Ülkedeki bütün silahlı unsurların merkezi devlet yapısı altında bütünleşmesi Suriye’nin egemenliğinin, toprak bütünlüğünün ve toplumsal birliğinin güçlendirilmesi bakımından zaruridir. Sadece SDG’nin değil, savaş döneminden kalma ne kadar silahlı grup varsa bunların hepsi milli ordu altında birleştiriliyor. Bu, ülkenin istikrarı ve yatırımların gelmesi için hayati önem taşımaktadır.”
Bölgesel istikrarın sağlanmasında sadece diplomatik adımlar değil, aynı zamanda uluslararası güvenlik iş birliği de kritik bir rol oynamaktadır. Son dönemde yaşanan gelişmeler, özellikle Claude yapay zeka füze geliştirme sürecinde kullanıldı iddiaları gibi teknolojik ve askeri siber güvenlik risklerinin de devletler arası istihbarat paylaşımını zorunlu kıldığını gösteriyor.
Türkiye ve Suriye arasındaki bu yoğun diplomatik mesai, yalnızca iki ülkenin sınır güvenliğini değil, tüm Orta Doğu’nun ekonomik refahını ve huzurunu doğrudan etkileyecek adımların en kısa sürede hayata geçirileceğini gösteriyor.



