⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 402
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 11:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye yönetimiyle güvenlik ve siyasi çözüm gündemiyle iki günlük resmi bir ziyaret gerçekleştiriyor.
- Ziyaretin en kritik başlığını, terör örgütü YPG/SDG’nin fesih süreci ve Suriye’nin kuzeyindeki güvenlik yapılanması oluşturuyor.
- Görüşmelerde İsrail’in bölgedeki saldırgan tutumuna karşı ortak strateji geliştirilmesi ve Türkmenlerin haklarının korunması hedefleniyor.
Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Suriye ile normalleşme ve güvenlik iş birliğini derinleştirmek amacıyla bugün iki günlük kritik bir ziyaret için Suriye’ye gidiyor. Ankara’nın 6 Ağustos ve 8 Eylül tarihlerinde başlattığı diplomatik trafik, bu ziyaretle yeni bir aşamaya taşınıyor. Bakan Fidan’ın Şam’da, Suriye Dışişleri Bakanı Esad Hasan Şeybani ile bir araya gelmesi ve Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara tarafından kabul edilmesi bekleniyor.
Güvenlikte Kritik Dönemeç: SDG’nin Feshi
Ziyaretin ana omurgasını, terör örgütü YPG/SDG’nin feshedilmesi ve bölgedeki entegrasyon süreci oluşturuyor. Türkiye, Suriye’nin kuzeyindeki terör varlığının tamamen tasfiye edilmesini ve bölge istikrarının sağlanmasını en öncelikli güvenlik politikası olarak görüyor. Ankara’daki ön görüşmelerin ardından, alınan kararların sahada vakit kaybedilmeden uygulanması hususunda Şam yönetimine kararlılık mesajları iletilecek.
Bölgedeki güvenliğin sadece sınır hattıyla sınırlı olmadığını belirten uzmanlar, İstanbul’daki yapısal riskler gibi ülkemizin her alanda hazırlıklı olması gerektiğini hatırlatıyor. Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması, Türkiye’nin bölgedeki terörle mücadele stratejisinin temel taşını oluşturmaya devam ediyor.
İsrail Saldırganlığına Karşı Ortak Cephe
Bakan Fidan’ın çantasındaki bir diğer kritik dosya ise İsrail’in Suriye topraklarına yönelik artan saldırganlığı. Suriye’nin güneyindeki gerilimin bölgesel bir savaşa evrilmesini engellemek isteyen Türkiye, Şam yönetimi ile diplomatik bir ortak tutum geliştirmeyi hedefliyor. Bölgesel barışı tehdit eden bu hamleler karşısında, uluslararası hukuk zemininde atılabilecek adımlar masaya yatırılacak.
Siyasi Çözüm ve Türkmenlerin Geleceği
Görüşmelerde sadece güvenlik değil, aynı zamanda siyasi çözüm süreci de geniş yer tutuyor. Türkiye, Suriye’nin geleceğinde toplumun tüm bileşenlerinin, özellikle de Suriye Türkmenleri‘nin eşit vatandaşlık temelinde yer alması gerektiğini vurguluyor. Suriye’nin egemenliğinin ancak kapsayıcı bir siyasi süreçle güçlenebileceği mesajı, Ankara’nın dış politika ajandasının merkezinde yer alıyor.
Diplomatik temasların ekonomik boyutu da ihmal edilmiyor. Bölgedeki ticaretin yeniden canlandırılması, enerji hatlarının güvenliği ve bağlantısallığın artırılması, Türkiye’nin Suriye’nin ekonomik toparlanmasına verdiği desteğin somut göstergeleri olarak değerlendiriliyor. Tıpkı Irak ve İran sınırındaki gelişmelerde olduğu gibi, Türkiye bölgesel ticareti geliştirecek projelere öncülük etmeye devam ediyor.
Bakan Fidan’ın bu ziyareti, hem ikili ilişkilerin geleceği hem de Orta Doğu’daki güç dengelerinin yeniden şekillenmesi açısından kritik bir dönüm noktası olarak görülüyor.



