⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 465
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 16:30
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul ve Ankara’nın ardından İzmir’de Mimarlar Odası ev sahipliğinde “Yan Yana Buluşması” gerçekleştirildi.
- Siyasi partiler, sendikalar, meslek odaları ve sivil toplum kuruluşlarından yüzlerce kişinin katıldığı forumda, mevcut rejime karşı ortak mücadele vurgusu yapıldı.
- Toplantıda, seçimlere endeksli olmayan, sokağın dinamiklerini merkeze alan yeni bir siyaset anlayışının mayalanması gerektiği belirtildi.
Türkiye’de son dönemin en çok tartışılan konularının başında gelen siyasal kriz ve alternatif arayışları, ülkenin batısında geniş katılımlı platformlarda masaya yatırılmaya devam ediyor. İstanbul ve Ankara’nın ardından İzmir‘de düzenlenen “Yan Yana Buluşması”, siyasetin sıkıştığı dar kalıpları ve sokağın yükselen taleplerini bir kez daha gözler önüne serdi. Mimarlar Odası İzmir Şubesi’nde, “Birleşik bir muhalefet yolunda yan yana geliyoruz” sloganıyla gerçekleştirilen foruma siyasi parti temsilcileri, sendikalar, meslek odaları, yurttaş inisiyatifleri, kadın örgütleri ve gençlik hareketlerinden yüzlerce kişi katıldı.
Toplantıda, Türkiye’nin içinden geçtiği derin ekonomik ve sosyal krizler, toplumsal muhalefetin örgütlenme sorunları ve farklı mücadele alanlarının tek bir çatı altında ortaklaştırılması gibi hayati başlıklar ele alındı. Etkinliğin açılış konuşmasını gerçekleştiren yazar Bülent Forta, mevcut partili egemen siyasetin büyük bir tıkanıklık yaşadığını ifade etti.
Partili Egemen Siyaset Çıkmazda
Siyaset kurumlarının güncel yapısını eleştiren Forta, iktidar ve muhalefet kanadındaki yapısal sorunlara dikkat çekti. Forta değerlendirmesinde, “Bugün Türkiye’de partili egemen siyaset büyük bir çöküş yaşıyor. AK Parti tek kişinin ağzına bakan bir yapıya dönüştü, CHP’de klasik anlamda bir siyasal partiden söz etmek mümkün değil, MHP ise uzun süredir Milli Güvenlik Kurulu gibi hareket ediyor. Bu kriz, aslında yeni bir siyaset anlayışının mayalanması için bir fırsattır” dedi.
Geçmişten bu yana siyasetin halktan koparılarak elitlerin eline bırakıldığını savunan Forta, 12 Eylül darbesiyle birlikte siyasi süreçlerin salon toplantılarına ve başkanlar düzenine sıkıştırıldığını belirtti. Toplumun yalnızca sandıkların açılmasını bekleyen bir seyirci konumuna indirgendiğini ancak bu eşiğin artık sokaktaki direnişlerle kırılmaya başladığını vurguladı.
Sokak Yeni Bir Siyaset Üretiyor
Sokak dinamiklerinin ülkenin geleceğini şekillendirdiğini belirten konuşmacılar, barikatları yıkan gençlerin, Ankara’ya yürüyen maden işçilerinin, hak arayan emeklilerin ve üreticilerin Türkiye’nin dört bir yanında yeni bir siyasal hat ördüğüne dikkat çekti. Ülkedeki tüm bu yerel ve sektörel mücadelelerin ortak bir paydaya çıktığını belirten katılımcılar, benzer dönemlerde Çiğli Belediye Başkanı’nın aracına kurşun sıkılması gibi yerel olaylar ve güvenlik krizlerinin de toplumsal huzursuzluğu artırdığına değindi. Öte yandan, ulusal ve uluslararası gelişmelerin takip edildiği süreçte Endonezya’da 243 yolcu taşıyan geminin kaybolması gibi acı olaylar dünya gündemini meşgul ederken, iç politikada da tansiyon düşmüyor.
Toplantıda söz alan DİSK Birleşik Metal-İş Genel Başkanı Özkan Atar ise gelir dağılımındaki adaletsizliklere dikkat çekti. Cumhuriyet tarihinin en eşitsiz dönemlerinden birinin yaşandığını belirten Atar, sendikal örgütlülüğün yüzde 5 seviyelerine gerilediğini, asgari ücretin eridiğini ve emeklilerin temel geçim ihtiyaçlarını dahi karşılayamaz duruma geldiğini ifade etti. Forumda, tüm bu olumsuzlukların aşılması için hatalardan ders çıkaran, kapsayıcı ve kararlı bir birleşik muhalefet hareketinin acilen inşa edilmesi gerektiği konusunda fikir birliğine varıldı.



