Dünya

NAZA Belgeseline Ödül Çıldırttı: Vatandaşlıktan Çıkarma Tehdidi!

Venedik'te ödül alan NAZA belgeseli İsrail'i sarstı. Yönetmenlerin vatandaşlıktan çıkarılması tehdidi gündemde. Tüm detaylar haberimizde.

OKUMA AYARLARI
NAZA Belgeseline Ödül Çıldırttı: Vatandaşlıktan Çıkarma Tehdidi!
NAZA Belgeseline Ödül Çıldırttı: Vatandaşlıktan Çıkarma Tehdidi!
📍 Konum: Tel Aviv, İsrail / Venedik, İtalya
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 427
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 21:42

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarını ve yapay zeka ile hedef belirleme mekanizmalarını konu alan “NAZA” belgeseli, 83. Uluslararası Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü’ne layık görüldü.
  • Ödülün ardından İsrailli siyasetçi Zohar, belgeseli “iğrenç” ve “vatana ihanet” olarak nitelendirerek, yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’un vatandaşlıktan çıkarılması için harekete geçeceklerini duyurdu.
  • Gizli bir operasyonla 3 yılda Tel Aviv’deki çatılarda çekilen yapım, İsrail ordusunun Gazze’deki gizli gözetleme ve uzaktan öldürme sistemlerini gözler önüne seriyor.

Dünya sinemasının en prestijli organizasyonlarından biri olan Uluslararası Venedik Film Festivali’nde bu yıl büyük bir skandal ve siyasi kriz patlak verdi. İtalya’da düzenlenen 83. festivalde, İsrail’in Gazze’deki sivil katliamlarını gözler önüne seren “NAZA” belgeseli, jüri tarafından “Jüri Özel Ödülü”ne layık görüldü. Ancak ödülün sahiplerini bulması, Tel Aviv cephesinde sert tepkilere ve benzeri görülmemiş tehditlere yol açtı.

“Vatana İhanet” Suçlaması ve Vatandaşlık Tehdidi

Filistinlileri hedef alan gözetleme ve uzaktan öldürme mekanizmalarında görev yapmış İsrail ordusu mensuplarının itiraflarına yer veren yapım, ülke içinde siyasi figürlerin hedefi haline geldi. Sosyal medya hesabı üzerinden yaptığı açıklamada belgeseli “iğrenç” olarak nitelendiren Zohar, filmin uluslararası alanda ödüllendirilmesinin “şoke edici” olduğunu öne sürdü.

Zohar, belgeselin yönetmenleri Yuval Abraham ve Rachel Szor‘un yaptıklarının “vatana ihanet” anlamına geldiğini iddia ederek, iki ismin derhal vatandaşlıktan çıkarılması için resmi süreçleri başlatacaklarını açıkladı. Bu tehdit, ifade özgürlüğü ve sanatın sansürlenmesi tartışmalarını küresel boyutta yeniden alevlendirdi.

NAZA Kısaltması Ne Anlama Geliyor?

Film adını, İsrail ordusunun askeri terminolojisinde erkek, kadın ve çocuk fark etmeksizin “bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller” için kullandığı gizli bir kısaltmadan alıyor. Belgeselin arka planı ise sinema tarihine geçecek gizli bir çalışmaya dayanıyor. Tel Aviv’deki çatılarda ve binaların çatılarında 3 yıl boyunca gizlice çekilen belgeselde, katılımcıların güvenliği için sesleri, kimlikleri ve fiziksel görünümleri dijital manipülasyonlarla tamamen gizlendi.

Benzer şekilde dünyada ve ülkemizde yaşanan teknolojik ve toplumsal krizler, dijital çağın getirdiği güvenlik tartışmalarını da beraberinde getiriyor. Tıpkı işçi hakları ve denetim mekanizmalarında yaşanan Kalyon PV’de Çipli Takip Krizi: İşçi Güvenliği mi, Baskı mı? tartışmalarında olduğu gibi, devlet ve kurum düzeyindeki gözetim politikaları da günümüzde en çok masaya yatırılan konuların başında geliyor. Nitekim benzer dijital ve politik gerilimler, küresel siyasette liderlerin Trump’tan İran ve Yapay Zeka Çıkışı: Anlaşma İstiyorlar gibi hamleleriyle de sıkça tecelli ediyor.

Yapay Zeka ve Sivil Kayıplar İtiraf Edildi

Belgeselde konuşan ve çoğunluğu doğrudan İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’ya bağlı gizli istihbarat birimlerinde görev yapmış askerler, ordunun operasyonel sırlarını ifşa etti. Yapımda, yapay zeka tabanlı sistemlerin potansiyel Hamas hedeflerini belirlemek için kullanıldığı, ancak bu süreçte içeride ailelerin bulunduğu bilindiği halde evlerin ve sığınakların kasten bombalandığı açıkça ifade edildi. Ayrıca Gazzelilerin gıda yardımı sırasında hedef alınması ve yerleşim yerlerinin yakılması gibi vahim olaylar da birinci ağızdan belgelendi.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir