⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 378
🕐 Son Güncelleme: 13.09.2026 16:35
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Yemen’in batısındaki cephelerde 9 Ağustos – 10 Eylül tarihleri arasında Ulusal Direniş Güçleri ile Husiler arasında şiddetli çatışmalar yaşandı.
- Çatışmalar sonucunda Ulusal Direniş Güçlerinden 500’ü aşkın kişi hayatını kaybederken, Husilerden ise 1000’den fazla militan öldü.
- Husilerin füze ve İHA saldırılarıyla genişleyen çatışmalar, stratejik Kızıldeniz kıyısındaki bölgelerde kontrol haritasını kökten değiştirdi.
Yemen‘de uzun süredir devam eden iç savaş, temmuz ayından bu yana sahadaki tansiyonun tehlikeli bir boyuta ulaşmasıyla yeniden alevlendi. Ülkenin batı cephelerinde günlerdir aralıksız süren Husiler Marib İçin Düğmeye Bastı: Stratejik Kentte Savaş Alarmı! haberlerinde de vurgulanan stratejik hamlelerle birlikte, çatışmaların boyutu giderek genişliyor. Bölgeden gelen son resmi açıklamalar, insan maliyetinin ne denli ağır olduğunu gözler önüne seriyor.
Yemen Başkanlık Konseyi’nden Ağır Bilanço Açıklaması
Yemen Başkanlık Konseyi üyesi Tarık Salih liderliğindeki Ulusal Direniş Güçleri tarafından yapılan yazkı ve kapsamlı açıklamada, 9 Ağustos ile 10 Eylül tarihleri arasında ülkenin batı kesimlerinde Husilere karşı çok sert çatışmaların yürütüldüğü duyuruldu. Açıklamaya göre, söz konusu bir aylık yoğun çatışma periyodunda Ulusal Direniş Güçleri bacağını oluşturan unsurlardan 500’den fazla kişi hayatını kaybetti, yaklaşık 1500 kişi ise çeşitli derecelerde yaralandı.
Aynı çatışma bilançosunda, karşı taraf olan Husilerin de ağır kayıplar verdiği, 1000’den fazla Husi militanının öldürüldüğü ve binlercesinin yaralandığı kaydedildi. Tarafların birbirine üstünlük kurmak için ağır silahlar, füzeler ve insansız hava araçları (İHA) kullandığı bildirildi.
Çatışmalar Kızıldeniz Hatlarına ve Stratejik Adalara Yayıldı
Husilerin başlattığı füze, İHA ve patlayıcı yüklü teknelerle gerçekleştirilen saldırı dalgalarının ardından çatışmalar, Taiz vilayetinin batısındaki Hays, El-Kedha, Mekbene ve El-Berh bölgelerine sıçradı. Sadece karada değil, stratejik su yollarında da hakimiyet mücadelesi hız kazandı.
Temmuz ayından bu yana tırmanan bu hareketlilik, sahadaki kontrol haritasını da kökten değiştirdi. Husiler, Hudeyde vilayetinin tamamında tam kontrol sağladıktan sonra rotasını güneye, Taiz’in batısına çevirdi. Kızıldeniz kıyısındaki Muha gibi kritik kentler ile Babulmendeb Boğazı’na açılan stratejik hatlar el değiştirdi. Husilerin Muha kentinin yanı sıra Babulmendeb çevresindeki Haniş Takım Adası, Meyyun Adası ve Zubab bölgesinde varlık göstermesi, bölgedeki uluslararası güvenlik dengelerini de endişelendiren unsurlar arasında yer alıyor.
Yaşanan bu dramatik gelişmelerin ardından, uluslararası kamuoyunun dikkati bir kez daha Endonezya’da 243 Yolcu Taşıyan Gemi Kayboldu: 6 Cansız Beden Bulundu olayında olduğu gibi can kayıplarıyla sonuçlanan krizlere çevrilmiş durumda. Yemen genelinde insani kriz derinleşirken, tarafların geri adım atmaya niyetli olmaması yeni çatışma dalgalarının habercisi olarak değerlendiriliyor.



