⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 489
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 16:41
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı hazırlığı iddiasıyla, liderliğini Selahattin Yılmaz’ın yaptığı öne sürülen suç örgütü davasının ilk duruşması İstanbul Çağlayan Adliyesi’nde görüldü.
- Müşteki sıfatıyla ifade veren Aktaş, etkin pişmanlık hükümleri nedeniyle hedef alındığını, bir “ölüm listesinde” adının geçtiğini ve ailesiyle birlikte tehdit edildiğini öne sürdü.
- Mahkeme heyeti, duruşma sonunda suç örgütü davasında yargılanan 6 sanık hakkında tahliye kararı verirken, taraflar arasındaki savunmalar kamuoyunda geniş yankı uyandırdı.
Türkiye’nin gündemini sarsan organize suç ve suikast hazırlığı iddialarında yeni bir perde aralandı. Aziz İhsan Aktaş’a yönelik silahlı saldırı hazırlığında bulunulduğu iddiasıyla açılan, liderliğini Selahattin Yılmaz’ın yaptığı öne sürülen suç örgütü davasının ilk duruşması büyük bir güvenlik çemberi altında gerçekleştirildi. Toplam 19 sanığın yargılandığı davanın ilk oturumu, adli mercilerde hareketli dakikalara sahne oldu.
İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nce 14. Ağır Ceza Mahkemesi duruşma salonunda görülen celseye, tutuklu ve tutuksuz sanıkların yanı sıra müşteki sıfatıyla Aziz İhsan Aktaş ve avukatı Özer İncegül katıldı. Aktaş’ın adliyeye çok sayıda korumayla gelmesi ve avukatının bu durumu “suikast tehditlerine karşı devletin verdiği resmi korumalar” olarak açıklaması, geçtiğimiz günlerde de kamuoyunda geniş tartışmalara yol açmıştı.
“Ölüm Listesinin İçerisindeyim” İddiası
Duruşmada söz alarak müşteki sıfatıyla ifadesini okuyan Aziz İhsan Aktaş, etkin pişmanlık kapsamında bildiklerini adli makamlarla paylaştığını hatırlattı. Tahliyesinin ardından yakın çevresinden çok ciddi tehditler aldığını öne süren Aktaş, çarpıcı açıklamalarda bulundu:
“Benim, etkin pişmanlık kapsamında verdiğim ifadeler nedeniyle hedef haline getirildiğim, bir ölüm listesinin içerisinde bulunduğum, bana ve aileme silahlı saldırı yapılacağı söylendi. Bildiğiniz üzere ben bu suikast girişimi sebebiyle koruma altındayım.”
Can güvenliği gerekçesiyle kendisine bu bilgiyi veren kişilerin isimlerini açıklamak istemediğini belirten Aktaş, suçlamalarını sürdürdü. Soruşturma makamlarının zamanında müdahalesi sayesinde saldırının tamamlanamadığını savunan Aktaş, tüm sanıklardan şikayetçi olduğunu ve cezalandırılmalarını talep etti.
Sanıklardan Suçlamalara Red
Duruşmada dinlenen tutuklu sanıklar ise haklarındaki iddiaları kesin bir dille reddetti. Selahattin Yılmaz’ın uzaktan akrabası olduğunu ve yanında danışmanlık yaptığını belirten tutuklu emekli polis memuru Adem Kuru, Aziz İhsan Aktaş’ı hayatında hiç görmediğini ve suçlamalarla uzaktan yakından alakasının bulunmadığını ifade etti. Benzer şekilde Yılmaz’ın şoförü olduğunu söyleyen tutuklu Cem Çebi de olayla ilgili kimseden emir almadığını, Aktaş’ı yalnızca emniyette duyduğunu dile getirdi.
Sanık kürsüsüne gelen suç örgütü lideri olduğu iddia edilen Selahattin Yılmaz ise Aktaş’ın iddialarına tepki gösterdi. Mesajın Aktaş’ın etkin pişmanlık kapsamında ifade vermesinden yaklaşık üç ay önce gönderildiğini savunan Yılmaz, “Siz şubat ayında etkin pişmanlıkta değilsiniz ki ben size suikast yapayım. Ben üç ay sonra itirafçı olacağınızı nereden bileyim?” diyerek savunma yaptı. Bu süreçte ülkede yaşanan ekonomik ve idari gelişmeler ile adli süreçlerin şeffaflığı yakından takip edilirken, mahkeme heyeti savunmaların ardından ara kararlarını açıkladı.
6 Sanık İçin Tahliye Kararı
Gün boyu süren savunma ve delil değerlendirmelerinin ardından İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi heyeti, dosyadaki mevcut delil durumu ve tutuklulukta geçen süreleri göz önünde bulundurarak kararını verdi. Mahkeme, yargılanan sanıklardan 6’sının tahliyesine hükmederken, davanın ilerleyen celselerinde diğer iddiaların araştırılmasına karar verdi. Bu kapsamda tıpkı derin devlet ve yargı eksenindeki tarihi olaylar gibi kamuoyunun yakından takip ettiği bu davanın ilerleyen aşamalarında hangi bilgilerin gün yüzüne çıkacağı merakla bekleniyor.



