⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 377
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 11:52
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Konya’da düzenlenen Necmettin Erbakan Üniversitesi 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.
- Yılmaz, üniversitelerin sadece eğitim değil birer kalkınma kurumu olduğunu vurgulayarak, Gazze’deki insanlık dramına karşı ses yükselten akademik çevreleri desteklediğini belirtti.
- Konuşmasında bilimin ahlak ve erdemle birleşmesi gerektiğini savunan Yılmaz, üniversitelerin toplumla iç içe olması gerektiğinin altını çizdi.
Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, bir dizi temaslarda bulunmak üzere geldiği Konya’da önemli mesajlar verdi. İlk olarak Konya Valiliği’ni ziyaret ederek Vali İbrahim Akın’dan kentteki çalışmalar hakkında bilgi alan Yılmaz, ardından Necmettin Erbakan Üniversitesi’nin 2026-2027 Akademik Yılı Açılış Töreni’ne katıldı.
Bilgi Çağında Üniversitelerin Dönüştürücü Gücü
Ahmet Keleşoğlu Yerleşkesi’nde düzenlenen törende kürsüye gelen Yılmaz, bilgi çağının getirdiği baş döndürücü değişim hızına dikkat çekti. Bilimsel keşiflerin teknolojiye, teknolojinin ise üretim süreçlerine doğrudan etki ettiğini belirten Yılmaz, bu değişimin ülkelerin ekonomik dengelerini yeniden şekillendirdiğini ifade etti. Yılmaz, “Güç dengelerinin yeniden şekillendiği bu süreçte, bilgiyi ekonomik ve toplumsal değere dönüştürme becerisi en büyük sermayemizdir” dedi.
Gündemdeki diğer ekonomik ve sosyal gelişmeleri yakından takip ettiklerini belirten Yılmaz, ülkemizdeki öğrencilere yönelik destek projeleri gibi toplumun refahını artıracak her türlü girişimin kritik olduğunu vurguladı.
“Üniversitelerin Zihninde Duvarlar Olmamalı”
Üniversitelerin sadece akademik araştırma merkezleri değil, aynı zamanda toplumun kalkınmasına öncülük eden dinamik yapılar olması gerektiğini savunan Yılmaz, şu ifadeleri kullandı: “Üniversite, sanayiciyle, çiftçiyle, yerel yönetimle ve sivil toplumla iç içe olmalıdır. Etrafını zihinsel duvarlarla kapatmış bir üniversitenin topluma faydası sınırlıdır. Açık bir sistem olarak çalışmak, şehrin sorunlarına ortak çözüm üretmek zorundadır.”
Bu yaklaşımın yanı sıra, ülkemizdeki iş dünyası ve girişimcilik ekosistemi ile üniversitelerin entegre çalışmasının, Türkiye’nin global rekabet gücünü artıracağını belirtti.
Gazze Mesajı: Bilim Ahlakla Taçlanmalı
Konuşmasının en çarpıcı bölümünü Gazze’de yaşanan insanlık dramına ayıran Yılmaz, bilim ve teknolojinin tek başına bir anlam ifade etmediğini belirtti. “Bilimi, teknolojiyi erdemle, ahlakla, merhametle ve hukukla buluşturmadığınız sürece bunun bir anlamı yok” diyen Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gazze’de yaşananları hep birlikte görüyoruz. O zulmü işleyenlerin bir eğitim, teknoloji veya bilim problemi yok. Maalesef insanlık tarihinin en ağır suçlarını işleyebiliyorlar. Bir soykırımdan bahsediyoruz. Bu noktada, Gazze’deki zulme karşı sesini yükselten, vicdanının sesini dinleyen tüm üniversiteleri ve akademisyenleri yürekten selamlıyorum.”
Yılmaz, üniversitelerin sadece teknik kapasite değil, aynı zamanda insani değerlerin koruyucusu olma misyonunu da yerine getirmesi gerektiğini hatırlatarak töreni sonlandırdı.



