⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 372
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 12:23
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, Tahran’da düzenlediği basın toplantısında Türkiye ile ilişkilerin tüm alanlarda “özel” bir seviyede olduğunu belirtti.
- Bekayi, ABD’nin ekonomik baskılarını artırmak amacıyla medya üzerinden psikolojik savaş yürüttüğünü ve bu süreçte bölge ülkelerini manipüle etmeye çalıştığını ifade etti.
- İran, nükleer tesis iddialarını reddederek, İsrail’in bölgedeki tahakküm çabalarına karşı Türkiye ile ortak kaygılar taşıdıklarını yineledi.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, başkent Tahran’da gerçekleştirdiği haftalık basın toplantısında gündeme dair kritik açıklamalarda bulundu. ABD’nin bölge üzerindeki baskı politikalarına ve medya aracılığıyla yürüttüğü “psikolojik savaşa” dikkat çeken Bekayi, özellikle Türkiye ile olan stratejik iş birliğine vurgu yaptı.
ABD’nin Medya Üzerinden Yürüttüğü Psikolojik Savaş
Bekayi, ABD’nin İran’a yönelik “ekonomik savaş” etkisini artırmak için ticari ortaklarına baskı yaptığını belirtti. Bu baskının sadece ekonomik değil, aynı zamanda medya aracılığıyla yürütülen bir dezenformasyon süreci olduğunu savunan Sözcü, özellikle Kazma Dağı ile ilgili ortaya atılan nükleer tesis iddialarının asılsız olduğunu dile getirdi. Bekayi, bu tür haberlerin ABD’nin bölgedeki manipülasyon stratejisinin bir parçası olduğunu ifade etti. Benzer şekilde, sosyal medya devlerine yönelik manipülasyon davaları da günümüzde dijital mecraların nasıl birer baskı aracına dönüştürülebileceğini gözler önüne seriyor.
Türkiye ile Stratejik Ortaklık ve Ortak Kaygılar
İran ve Türkiye arasındaki diplomatik bağlara özel bir parantez açan İsmail Bekayi, “İran’ın komşularıyla, özellikle de Türkiye ile ilişkisi istenilen düzeydedir. İran ve Türkiye arasındaki ilişkiler her alanda özeldir,” ifadelerini kullandı. İki ülkenin de bölgedeki istikrarı koruma konusunda hemfikir olduğunu belirten Bekayi, İsrail rejiminin bölgede tahakküm kurma çabalarına karşı ortak bir duruş sergilediklerini vurguladı. Bölgedeki bu tür gerginlikler, Dışişleri Bakanı Fidan’ın bölge diplomasisindeki aktif rolü ve Türk dış politikasının hassasiyetiyle de yakından takip ediliyor.
Bölgesel Toplantılar ve Yemen Meselesi
Toplantıda Yemen konusuna da değinen Bekayi, İran’ın Yemen’deki gelişmelere herhangi bir müdahalesinin olmadığını savundu. Ayrıca, Umman’ın ev sahipliğinde yapılması planlanan ancak ertelenen Hürmüz Boğazı konulu bölgesel toplantının perde arkasına ilişkin dikkat çekici bir iddiada bulundu. Bekayi, toplantının ertelenme talebinin Suudi Arabistan tarafından geldiğini belirtti. Bölgesel istikrarın seyrüsefer güvenliği ile doğrudan bağlantılı olduğunu hatırlatan Sözcü, İran’ın bu güvenliğin bir baskı aracı olarak kullanılmasına müsaade etmeyeceklerini yineledi.
İran yönetimi, bir yandan uluslararası arenada ABD’nin yaptırımlarına karşı diplomatik kanalları zorlarken, diğer yandan Türkiye gibi bölge ülkeleriyle olan stratejik bağlarını güçlendirerek “bölgesel çözüm” vurgusunu öne çıkarmaya devam ediyor. Önümüzdeki günlerde diplomatik trafiğin nasıl şekilleneceği merak konusu.



