⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 367
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 11:15
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- KESK, “Ailem Güvende” adı altında yürütülen ve LGBTİ+ bireyleri hedef alan operasyonların anayasal hakları ihlal ettiğini belirterek tepki gösterdi.
- Konfederasyon, gözaltına alınanların serbest bırakılmasını ve dijital mecralara getirilen erişim kısıtlamalarının kaldırılmasını talep etti.
- Sendika yönetimi, iktidarın nefret söylemi içeren politikalarla örgütlenme ve ifade özgürlüğünü baskı altına aldığını savundu.
Ankara merkezli olarak Türkiye genelinde yankı uyandıran “Ailem Güvende” operasyonları, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) tarafından sert bir dille eleştirildi. LGBTİ+ derneklerini ve hak savunucusu kurumları hedef aldığı belirtilen operasyonlara ilişkin yazılı bir açıklama yapan KESK, mevcut uygulamaların evrensel hukuk normları ve anayasal güvencelerle bağdaşmadığını vurguladı.
Örgütlenme Özgürlüğü ve İfade Hakkı Tehdit Altında
KESK tarafından yapılan açıklamada, siyasal iktidarın “Ailem Güvende” söylemi üzerinden belirli toplumsal grupları hedef göstermesinin, ayrımcılık yasağını açıkça ihlal ettiği ifade edildi. Sendika yönetimi, örgütlenme özgürlüğü, ifade özgürlüğü ve özel hayatın gizliliği gibi temel hakların, bu operasyonlarla sistematik bir şekilde baskı altına alındığını belirtti. Benzer şekilde, gündemdeki tartışmalı konuları EMEP’ten ‘Ailem Güvende’ Operasyonlarına Sert Tepki: ‘Hedef Şaşırtma’ başlığıyla takip eden diğer sivil toplum kuruluşları da konunun toplumsal kutuplaşmaya hizmet ettiğini savunuyor.
Hukuksuz Gözaltılar ve Erişim Engelleri
Açıklamada, operasyonlar kapsamında gerçekleştirilen gözaltıların “hukuksuz” olduğu savunulurken, derhal serbest bırakılma çağrısı yapıldı. Ayrıca, LGBTİ+ haklarını savunan web sitelerine ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim kısıtlamalarının, dijital ifade özgürlüğünü kısıtladığı ifade edildi. Günümüzde dijitalleşen dünyada hak arama mücadelesi artık internet üzerinden yürütülürken, tıpkı Denizcilikte Dijital Devrim: Ödemelerin %80’i İnternete Taşınıyor örneğinde olduğu gibi, her türlü kısıtlamanın toplumsal etkileşimi zayıflattığı uzmanlarca dile getiriliyor.
KESK, iktidarın nefret söylemlerine dayalı politikalarının, hak savunuculuğu faaliyetlerini engellemeye yönelik bir sindirme aracı olduğunu belirterek, bu baskılara son verilmesi gerektiğini yineledi. Masumiyet karinesinin ihlal edildiği savunulan açıklamada, demokratik bir toplumda farklı kimliklerin varlığının bir tehdit değil, zenginlik olarak kabul edilmesi gerektiği vurgulandı.
Toplumsal Kutuplaşma ve Hak Mücadelesi
Türkiye gündeminde geniş yer bulan bu tartışmalar, iktidarın aile yapısını koruma iddiasıyla yürüttüğü politikaların, aslında temel insan hakları savunucularını hedef alan bir sürece dönüştüğü eleştirilerini beraberinde getiriyor. KESK gibi büyük konfederasyonların sürece dahil olması, tartışmanın sadece LGBTİ+ hakları düzeyinde kalmayıp, sendikal faaliyetlerin ve örgütlenme özgürlüğünün de geleceğini ilgilendiren bir noktaya evrildiğini gösteriyor.
Sonuç olarak; KESK, tüm baskılara rağmen hak savunuculuğu faaliyetlerinin süreceğini ve demokratik hakların korunması adına hukuk yolunda mücadele etmeye devam edeceklerini kamuoyuna duyurdu.



