⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 399
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 21:36
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, Gazze’deki sivil katliamlarını gözler önüne seren Oscar ödüllü “NAZA” belgeselini “antisemitik kışkırtma” olarak nitelendirerek sert tepki gösterdi.
- İtalya’daki Venedik Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan yapım, Tel Aviv’deki çatılarda 3 yıl boyunca gizli yöntemlerle çekilirken, İsrail ordusu yönetmenler hakkında soruşturma başlattı.
- Kültür Bakanlığı yönetmenleri vatandaşlıktan çıkarma tehdidinde bulunurken, olay İsrail iç siyasetinde de büyük bir tartışma dalgası yarattı.
Kıdemli bir gazeteci gözüyle Ortadoğu’daki medya ve politika savaşlarını incelediğimizde, sanatın gerçeği yansıtma çabasının siyasette nasıl bir deprem yarattığına bir kez daha tanık oluyoruz. İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, ABD merkezli sosyal medya platformu üzerinden yaptığı açıklamada, uluslararası alanda büyük ses getiren ve Gazze’deki sivil kayıplarını belgeleyen “NAZA” yapımına ateş püskürdü. İngiliz The Guardian gazetesinin desteğiyle Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor tarafından hayata geçirilen proje, Tel Aviv yönetiminin en hassas noktalarını hedef alıyor.
Dünya genelinde yankı uyandıran bu gelişmeler sürerken, uluslararası arenada ve bölgedeki diplomasi trafiğinde yaşanan hareketlilik dikkat çekiyor. Sadece dış politika değil, uluslararası gelişmeler de tıpkı Bakan Fidan’dan Şam Çıkarması: Suriye’nin Yanındayız haberinde olduğu gibi bölgedeki dengeleri doğrudan etkiliyor. Netanyahu ise küresel çapta bir “antisemitik kışkırtma” ile karşı karşıya kaldıklarını savunarak, yapımın içeriden gelen bir karalama kampanyası olduğunu iddia etti.
“NAZA” Belgeseli Ne Anlama Geliyor ve Nasıl Çekildi?
Film adını, İsrail ordusunun operasyonlarında erkek, kadın ve çocuklar dahil olmak üzere “bir saldırıda ölmeleri öngörülen siviller” için kullandığı askeri bir kısaltmadan alıyor. Belgeselin yapım süreci ise adeta bir casusluk filmimini aratmıyor. Tel Aviv’deki çatılarda tam 3 yıl boyunca gizlice yürütülen çekimlerde; katılımcıların kimlikleri, sesleri ve fiziksel görünüşleri tamamen dijital manipülasyonlarla maskelendi. Katılımcılar, ordunun Gazze’de devreye soktuğu gizli sistemlerin ve operasyonel yöntemlerin perde arkasını tüm çıplaklığıyla aktarıyor.
Uluslararası alanda bu tip yapımların yaratacağı etkiler merakla beklenirken, benzer şekilde farklı coğrafyalarda yaşanan gelişmeler de yakından takip ediliyor. Tıpkı BM’den Gazze Açıklaması: Siviller İçin Derin Endişe Duyuluyor başlığıyla duyurulan uluslararası tepkiler gibi, NAZA belgeseli de Birleşmiş Milletler ve insan hakları örgütlerinin raporlarını destekler nitelikte kanıtlar sunuyor.
İsrail İç Siyasetinde Belgesel Depremi
Venedik Film Festivali’nde “Jüri Özel Ödülü”ne layık görülen yapım, sadece uluslararası alanda değil, İsrail’in kendi iç politikasında da sert tartışmaların fitilini ateşledi. İsrail Kültür Bakanı Miki Zohar, Oscar ödüllü yönetmenler Yuval Abraham ve Rachel Szor’u vatandaşlıktan çıkarmakla tehdit ederken; Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir, ordu içinden yapıma veri sızdırılıp sızdırılmadığının tespiti için Askeri Başsavcılığa acil soruşturma talimatı verdi. Netanyahu ise muhalefet kanadındaki isimleri ve yönetmenlerin bağlı olduğu birlikleri hedef alarak yaklaşan seçimler öncesi sert bir siyasi kampanya başlattı.



