⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 369
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 10:31
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- 31 Ocak’ta Çağlayan Adliyesi’nde yaşanan olaylar sonrası, aralarında Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 kişi hakkında “polise mukavemet” iddiasıyla dava açıldı.
- Davanın üçüncü celsesinde dinlenen müşteki polis memuru, sanıklara yönelik suçlamaları destekleyecek bir gözlemi olmadığını belirterek şikayetinden vazgeçti.
- Sanıklar, barışçıl bir toplantının suçlamaya dönüştürüldüğünü savunarak, herhangi bir mukavemet eyleminin gerçekleşmediğini ve beraatlarını talep ettiklerini bildirdi.
İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun 31 Ocak tarihinde Çağlayan Adliyesi’ne ifade vermeye gittiği süreçte yaşanan arbede sonrası başlatılan hukuki süreçte kritik bir viraj dönüldü. Aralarında YENİ Parti İstanbul İl Başkanı Özgür Çelik’in de bulunduğu 26 ismin yargılandığı davanın üçüncü celsesi, 18. Asliye Ceza Mahkemesi’nce 27. Ağır Ceza Mahkemesi salonunda gerçekleştirildi.
Duruşmada Savunmalar ve İddialar
Duruşmaya Özgür Çelik katılmazken, hazır bulunan 4 sanık üzerlerine atılı suçlamaları reddetti. Sanıklar, o gün adliye önünde yaşananların barışçıl bir buluşma olduğunu ve polise ya da kamu malına zarar vermediklerini ifade etti. Kalabalık nedeniyle “dağılın” ihtarını duymadıklarını belirten sanıklar, biber gazına maruz kaldıklarını ve alandan çıkışlarının engellendiğini dile getirdi.
Sanıklardan bazıları, sosyal medya çağrısı üzerine alana gittiklerini veya tesadüfen bölgede bulunduklarını vurguladı. Özellikle kamuoyunda 48 ilde dev operasyon haberleriyle gündeme gelen güvenlik tartışmalarının gölgesinde, bu davanın “siyasi bir kılıfa büründürülmüş bir toplantı” olduğu savunması öne çıktı.
Müşteki Polisten Şok Şikayet Geri Çekme
Davanın seyrini değiştiren en önemli gelişme ise müşteki sıfatıyla dinlenen polis memurunun ifadesi oldu. Daha önceki celselerde dinlenen diğer polisler de sanıkları teşhis edememiş veya kargaşa sırasında düştüklerini belirtmişti. Bugünkü duruşmada ifade veren üçüncü polis memuru, “Mukavemet edildiğini gördünüz mü?” sorusuna, “Olumsuz. O hengamede mümkün değil” yanıtını vererek şikayetçi olmadığını açıkladı.
Hakimin, “Kalkanlar nasıl kırıldı?” sorusuna ise polis memuru, “Karşıdan müdahale olmadan zarar görmez” diyerek net bir yanıt veremedi. Bu durum, dosyada yer alan mukavemet iddialarının zayıfladığı şeklinde yorumlandı. Benzer şekilde, gündemdeki İstanbul’dan kalkan özel jet olayı gibi şeffaf soruşturma bekleyen dosyalarla kıyaslandığında, bu davanın da somut delillerden ziyade varsayımlar üzerine kurulu olduğu savunma avukatları tarafından sıkça dile getirildi.
Sonuç Beklentisi
Duruşma, avukatların olay yeri tutanağında imzası bulunan diğer polislerin dinlenmesi talebiyle devam ederken, sanıklar beraatlarını talep etti. Savcılık ara mütalaasını sunarken, mahkeme heyeti süreci bir sonraki celseye erteledi. Kamuoyu, bu davanın ifade özgürlüğü ve toplanma hakkı açısından nasıl bir emsal teşkil edeceğini yakından takip ediyor.



