Gündem

Seyyar Tezgahtan Hal Başkanlığına: Denizi Görmeyen Kalmasın!

Siverek'ten İzmir'e uzanan hayat mücadelesini başarıyla taçlandıran Eshat Bozkurt, hayırseverlik geleneğini "Deniz görmeyen kalmasın" projesiyle sürdürüyor.

OKUMA AYARLARI
Seyyar Tezgahtan Hal Başkanlığına: Denizi Görmeyen Kalmasın!
Seyyar Tezgahtan Hal Başkanlığına: Denizi Görmeyen Kalmasın!
📍 Konum: İzmir, Türkiye
⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 433
🕐 Son Güncelleme: 14.09.2026 05:48

📌 Öne Çıkan Başlıklar

  • Siverek’ten İzmir’e göç eden ve çocuk yaşta seyyar arabada domates satan Eshat Bozkurt, yıllar sonra meyve sebze hali başkanı oldu.
  • Babasının hayırseverlik mirasını devralan Bozkurt ailesi, geleneksel yemek ikramlarının yanı sıra dev bir sosyal sorumluluk projesine imza attı.
  • Eshat Bozkurt, “Deniz görmeyen kalmasın” sloganıyla yoksul aileleri Seferihisar Ürkmez’deki tatil köyünde ağırlayarak onlara unutulmaz bir tatil sunuyor.

Türkiye’nin gıda ve tarım sektöründeki gelişmeler yakından takip edilirken (“Türkiye tarımsal hasılada Avrupa’da birinci” başlığıyla duyurulan başarılar gibi), yerel kalkınma ve insan hikayeleri de toplumsal hayata yön veriyor. Siverek’ten İzmir’e uzanan çetin bir yaşam mücadelesini başarı hikayesine dönüştüren iş insanı Eshat Bozkurt, köklerini ve ahde vefasını asla unutmuyor. Henüz 10 yaşındayken sokaklarda el arabasıyla domates satan Bozkurt, bugün hem başarılı bir iş insanı hem de dev sosyal sorumluluk projelerinin öncüsü konumunda.

Siverek’ten İzmir’e Uzanan Göç ve Mücadele

Hüseyin Polat, ailesine daha güvenli ve iyi bir gelecek sunabilmek adına 6 çocuğuyla birlikte Siverek’ten İzmir’e göç etti. Urfa’da peynir ve çökelek ticareti yapan aile, yeni hayat kurdukları İzmir’de meyve sebze ticaretine yöneldi. Ailenin her bireyi, fedakar babanın yükünü hafifletmek için işin ucundan tuttu. Bu zorlu süreçte çocuk yaşta seyyar tezgahlarla tanışan Eshat Bozkurt, yıllar içerisinde işlerini büyüterek meyve sebze halinde üç dönem başkanlık görevini yürüttü.

Kardeşlerin her biri farklı sektörlerde (kömür ticareti veya düğün salonu işletmeciliği gibi) başarılı işlere imza atsa da, babalarının bıraktığı “Veren el alan elden daha üstündür” düsturundan asla vazgeçmedi. Tarım ve gıda piyasasındaki genel denetimler ve sektörel gelişmeler (Resmi Gazete’de yayımlandı: Gıda sektöründe domuz ve böcek kaynaklı aromalar yasaklandı haberiyle gündeme gelen hassasiyetler gibi) gıda güvenliğinin önemini artırırken, bu güçlü aile bağları da toplumsal dayanışmanın en güzel örneklerini sergilemeye devam ediyor.

Geleneksel İyilikten Dev Sosyal Sorumluluğa

İzmir’in Yenişehir (Tepecik) semtinde kök salan Bozkurt ailesi, yıllardır her Cuma ve Ramazan ayında vatandaşlara geleneksel kuru fasulye, pilav ve turşu ikram ediyor. Kız kardeşlerin özenle hazırladığı bu yemekler, Siverek’ten getirilen kaliteli bakliyatlarla pişiriliyor. Ancak Eshat Bozkurt’un hayırseverlik vizyonu bununla sınırlı kalmadı. Turizm sektörüne de adım atan Bozkurt, çocukluk yıllarında kamyonetle gittiği denizde yaşadığı o saf mutluluğu hatırlayarak:

“İnsanların tek ihtiyacı karınlarını doyurmak değil. Denizi görmeyen, denize girmeyen kalmasın” diyerek yepyeni bir kampanya başlattı.

“Deniz Görmeyen Kalmasın” Projesi Binlerce Kişiye Ulaşıyor

Başlattığı sosyal sorumluluk projesi kapsamında yoksul aileleri Seferihisar Ürkmez’deki tatil köyünde ağırlayan Eshat Bozkurt, ilk yılında binden fazla misafirin yüzünü güldürdü. Hayatında hiç denizi görmemiş çocukların ve ailelerin yaşadığı mutluluk, bu anlamlı projenin ne kadar doğru bir adım olduğunu kanıtladı. 55 yıldır İzmir’de yaşayan ve kendini adeta bir İzmirli olarak tanımlayan Bozkurt, kazandıklarını halkla paylaşmanın en büyük mutluluk olduğunu vurguluyor.

Yorum Yap

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir