⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 393
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 12:37
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, Türkiye genelindeki futbol stadyumlarında eş zamanlı olarak yükselen terörist başı Abdullah Öcalan karşıtı sloganların ardındaki organizasyonu sorguladı.
- Çiçek, terörle mücadelede kararlı adımların atıldığı bir dönemde bu sloganların ortaya çıkmasının bir provokasyon girişimi olabileceğini belirterek, “Bu sloganı kim üretti?” sorusunu yöneltti.
- MHP kanadı, tribünlerin siyasi manipülasyon alanı haline getirilmesine karşı çıkarak, spor sahalarındaki bu tür “amigo kılıklı” ihanet girişimlerine karşı güvenlik birimlerini göreve çağırdı.
Türkiye’nin gündemini meşgul eden “Terörsüz Türkiye” hedefi doğrultusunda atılan adımlar, siyasetin yanı sıra spor camiasında da yankı bulmaya devam ediyor. MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin danışmanı Yıldıray Çiçek, son dönemde futbol maçlarında tribünlerden yükselen terörist başı Abdullah Öcalan karşıtı sloganlara dikkat çekerek, bu durumun organize bir provokasyon olabileceğine dair çarpıcı iddialarda bulundu.
Tribünlerdeki Sloganların Arkasında Ne Var?
Yıldıray Çiçek, kaleme aldığı yazısında, terörle mücadelenin en kritik aşamalarından birinin yaşandığı bu süreçte, stadyumların birer siyasi hesaplaşma alanına dönüştürülmesini eleştirdi. Çiçek, tribünlerde atılan “Terörist Meclis’te konuşma mı yapar? …. çocuğu Abdullah Öcalan!” şeklindeki sloganların, farklı illerde eş zamanlı olarak dillendirilmesinin tesadüf olamayacağını savundu.
Çiçek, “Bu sloganı kim üretti? Farklı illerde bu sloganın tribünlerde atılmasını organize edenler kimlerdir?” ifadeleriyle, meselenin sadece bir tepki değil, bir planın parçası olduğunu ima etti. Hatırlanacağı üzere, geçmişte terör örgütü PKK’nın uzantısı olan siyasi yapılarla ittifak kurulduğu dönemlerde bu tür sloganların atılmadığını belirten Çiçek, zamanlamanın manidar olduğunu vurguladı.
Bahçeli’nin “Provokasyon” Uyarısı
MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’nin geçmişteki açıklamalarını hatırlatan Çiçek, tribünlerin terörsüz Türkiye karşıtlarının bir oyun sahası haline getirilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Bahçeli, daha önce yaptığı bir konuşmada, taraftarların arasına sızan “amigo kılıklı ihanet şebekelerinin” barışı tehdit eden bir dil geliştirdiğini ve buna karşı önlem alınması gerektiğini belirtmişti.
Bu gelişmeler, tıpkı Süper Lig’de heyecan dorukta olduğu gibi, stadyumların sadece futbolun değil, siyasi gerilimin de merkezi haline gelme riskini artırıyor. Sporun birleştirici gücünün, bazı çevreler tarafından toplumsal ayrışma için kullanılması endişeyle takip ediliyor.
Toplumsal Huzur ve Güvenlik
Ülke genelinde yaşanan bu tip olaylar, kamuoyunda güvenlik tartışmalarını da alevlendiriyor. Tıpkı Gülistan Doku soruşturmasında olduğu gibi, toplumsal hassasiyeti yüksek konularda devletin tüm mekanizmalarıyla gerçekleri ortaya çıkarması bekleniyor. Stadyumlardaki bu provokatif eylemlerin, bir yandan terörü bitirme hedefini sekteye uğratmak isteyen odaklar tarafından körüklendiği düşünülüyor.
Sonuç olarak, MHP kanadı, tribünlerdeki bu slogan trafiğinin “terörsüz Türkiye” hedefinden rahatsız olan çevrelerce organize edildiğini savunurken, stadyum yönetimlerinin ve güvenlik birimlerinin provokasyona karşı daha dikkatli olması gerektiği vurgulanıyor. Sporun siyasete malzeme edilmemesi gerektiği yönündeki çağrılar ise her geçen gün daha da yüksek sesle dile getiriliyor.



