⏱️ Okuma Süresi: 2 dk
📝 Kelime: 464
🕐 Son Güncelleme: 15.09.2026 19:24
📌 Öne Çıkan Başlıklar
- İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen yolsuzluk davasında, iş insanları Mete Mağden ve Cem Çelik mahkemede tanık olarak savunma yaptı.
- İfadelerde, ihale süreçlerinde “yan teklif” verilmesinin istendiği, antetli kağıtların Güldem Şık’ta toplandığı ve Emrah Bağdatlı’ya yüzde 10 komisyon ödendiği iddia edildi.
- Murat Ongun’un resmi bir yetkisi olmamasına rağmen iletişim yapılanmasında ve toplantılarda yönlendirici rol oynadığı öne sürüldü.
İstanbul, Türkiye — İstanbul Büyükşehir Belediyesi’ne (İBB) yönelik yürütülen kapsamlı yolsuzluk davasında, yargı sürecini sarsacak yeni ve çarpıcı detaylar ortaya çıktı. Mahkeme huzurunda hakim karşısına çıkan 45 Tasarım şirketinin sahibi Mete Mağden ile Tuce Yatırım yetkilisi Cem Çelik’in ifadeleri, belediyedeki ihale ve reklam çarkının işleyiş biçimini gözler önüne serdi.
Farklı projelerde görev alan her iki iş insanı da şirketlerine kesilen faturaların, CHP yönetimindeki İBB’nin iletişim yapılanmasında yer alan isimler tarafından doğrudan yönlendirildiğini belirtti. İfadelerde, hak edişlerin alınabilmesi için sistemin belirli kurallara göre işletildiği ve bazı isimlerin bu süreçte kilit rol oynadığı vurgulandı.
İhalesi Belirli Firmalara “Yan Teklif” Hazırlığı
Mahkemede savunma yapan Mete Mağden, İBB ile çalıştığı dönemde kendisinden “yan teklif” vermesinin talep edildiğini itiraf etti. Duruşma savcısının sorularını yanıtlayan Mağden, bu uygulamanın detaylarını şu sözlerle anlattı: “Yan tekliften kastım aslında ihalenin içerisindeki gerçek kazanacak kişi değil, bu ihaleye girecek üç firmadan birisi olmam istendi.”
Kültür AŞ’den ödeme almanın zorluklarına dikkat çeken Mağden, içerideki 5 milyonluk hak edişini tehlikeye atmamak ve mutsuzluk yaratmamak adına bu teklifi kabul etmek zorunda kaldığını ifade etti. Ayrıca, ihale evrakları ve şirketlerin antetli kağıtlarının Güldem Şık’ta bulunduğunu ve hazırlanan belgelerin kendilerine imzalanmak üzere gönderildiğini doğruladı.
Antetli Kağıtlar ve Güldem Şık’ın Rolü
Güldem Şık’ın İBB’nin iletişim biriminde aktif bir çalışan olduğunu belirten Mağden, Şık’ın kurum içinde bir odasının bulunduğunu ve süreci organize eden isimlerden biri olarak bilindiğini aktardı. Belediyedeki bu iddialar, diğer kamu kurum ve kuruluşlarındaki işleyişleri de akıllara getirirken, dünyada ve ülkemizde yaşanan teknolojik ve sosyal gelişmeler ışığında gündemdeki yerini koruyor. Öyle ki, yapay zeka alanındaki regülasyon tartışmaları gibi konularda Anthropic kurucusundan yapay zeka için acil kapatma düğmesi şartı gibi kritik eşikler konuşulurken, yerel yönetimlerdeki bu idari süreçler de kamuoyunun yakın markajında yer alıyor.
Hak Edişten Yüzde 10 Komisyon Çarkı
Mete Mağden’in savunmasının en sarsıcı bölümlerinden biri ise Emrah Bağdatlı’ya verildiğini öne sürdüğü yüzde 10’luk komisyon iddiası oldu. İddiaya göre, hak edişlerin ödenmesi karşılığında belirli oranlarda kesintiler yapıldı ve bu paralar elden ya da farklı yöntemlerle ilgili kişilere aktarıldı.
Benzer şekilde, dijital dünyada ve mobil teknolojilerde yaşanan büyük değişimler, örneğin iOS 27 çıktı: iPhone’lara gelen tüm yeni özellikler başlığıyla teknoloji severlerin radarında olan yenilikler gibi, idari mekanizmaların da şeffaflıkla yönetilmesi gerektiği gerçeği bir kez daha kanıtlandı.
Yargı makamları, iddiaların merkezindeki isimlerin ifadelerini tek tek kayda geç mientras, dava dosyasındaki delillerin incelenmesine devam ediliyor. İBB yönetiminden ve suçlanan kişilerden konuya ilişkin yapılacak resmi açıklamalar kamuoyu tarafından büyük bir dikkatle bekleniyor.



